vested - Türkçe İngilizce Sözlük

vested

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

vested — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kazanılmış, yerleşmiş
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈvɛstɪd/ – BrE /ˈvɛstɪd/)
Terim Türü:
Sıfat
Hukuken veya fiilen elde edilmiş hak ya da çıkar durumu. Vest fiilinden türeyen sıfat, geri alınamazlık fikrini öne çıkarır. Hukuk ve kurumsal yapılarda kalıcılığı ifade eder.
Eş Anlamlılar:
established, secured
Zıt Anlamlılar:
provisional, revocable

"vested" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Hukuk
vested s. kazanılmış
Shareholders have a vested right to 20% per annum.
Hissedarların yıllık %20 oranında kazanılmış hakları vardır.

More Sentences
Genel
vested s. giyinik
vested s. yerleşik
vested s. yerleşmiş
vested s. yasal teminat altında
Hukuk
vested s. elde edilmiş
vested s. müktesep
vested s. yetkili
Dini
vested s. (papaz cüppesi) giyinmiş

"vested" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
vested interest i. çıkar
vested interest i. kazanılmış hak
vested interest i. sahip olma hakkı
vested interest i. menfaat
vested interest i. özel çıkar elde ettikleri mevcut bir sistemi sürdürmeyi veya kontrol etmeyi amaçlayan gruplar
be vested in f. verilmiş olmak (hak vb)
be vested with f. haiz olmak
be vested with f. salahiyetini haiz olmak
be vested with f. taşımak
be vested with f. elinde bulundurmak
İfadeler
then by the power vested in me by almighty god in the great state of utah expr. yüce tanrı'nın ve büyük utah eyaletinin bana verdiği yetkiye dayanarak
Konuşma Dili
by the power vested in me by expr. 'nın bana verdiği yetki ile
by the power vested in me by expr. 'nın bana verdiği yetkiye dayanarak
Deyim
have a vested interest (in something) f. (bir şeyden) bir çıkarı olmak
have a vested interest (in something) f. (bir şeyi) istemekte kişisel bir nedeni olmak
have a vested interest (in something) f. (bir şeyde) kişisel menfaati olmak
have a vested interest f. istemekte kişisel bir nedeni olmak
have a vested interest f. bir çıkarı olmak
have a vested interest f. kişisel menfaati olmak
Ticaret/Ekonomi
vested employee benefits i. giydirilmiş personel sosyal hakları
vested right i. kazanılmış hak
vested interests i. kazanılmış haklar
vested rights i. kazanılmış haklar
vested employee benefits i. giydirilmiş personel sosyal yardımları
vested interest i. kazanılmış hak
vested interest i. müktesep hak
vested right i. müktesep hak
vested benefits i. yan haklar
vested share i. muktesep hisse
Hukuk
vested interest i. kanuni hak
vested right i. müktesep hak
vested interest i. müktesep hak
vested right i. kazanılmış hak
vested right i. kazanılmış hak
vested interest i. kazanılmış hak
vested interest i. yerleşmiş çıkar
vested interests i. tanınmış haklar
vested interests i. kazanılmış haklar
vested legacy i. mevcut zamanda başlayıp herhangi bir koşula bağlı olmayan miras hakkı
vested remainder i. mülk sahibi tarafından mirasçılarına verilen bir tür miras hakkı
where right not vested expr. hakkı müktesep olmadığında
Siyasal
vested with extraordinary powers i. olağanüstü yetkilerin toplanmış olduğu makam
vested interests i. çıkar grupları
Sigortacılık
vested interest i. çalışana emeklilik planı kapsamında tanınmış daimi hak
Eğitim
vested school i. (irlanda'da) milli eğitim komisyonunun hibeleri ile inşa edilen devlet okulu