| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | whelp i. | yavru | ||
|
The lion carried its whelps to somewhere safe. Aslan, yavrularını güvenli bir yere taşıdı. More Sentences |
||||
| Genel | whelp f. | yavrulamak | ||
|
Her dog will whelp soon. Köpeği yakında yavrulayacak. More Sentences |
||||
| Genel | whelp i. | küstah bir genç | ||
| Genel | whelp i. | enik | ||
| Genel | whelp i. | delikanlı | ||
| Genel | whelp i. | yavru (yırtıcı hayvan) | ||
| Genel | whelp i. | it | ||
| Genel | whelp i. | genç | ||
| Genel | whelp i. | hayvan yavrusu | ||
| Genel | whelp i. | köpek yavrusu | ||
| Genel | whelp i. | encik | ||
| Genel | whelp i. | abd'nin tennessee eyaletinde yaşayan kimse | ||
| Genel | whelp i. | abd'nin tennessee eyaletinin yerlisi olan kimse | ||
| Genel | whelp f. | eniklemek | ||
| Genel | whelp f. | enciklemek | ||
| Genel | whelp N. | serseri | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | whelp i. | beden kuşağı | ||
| Teknik | whelp i. | dişli zincir çarkının dişi | ||
| Teknik | whelp i. | dişli | ||
| Teknik | whelp i. | bir zincire geçecek şekilde şekillendirilmiş diş veya çıkıntı | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | whelp i. | vinç veya çıkrığın çarkındaki çıkıntılardan biri | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Deyim | ||
| Deyim | (one's) venus turns out a whelp [outdated] f. | (olumsuz anlamda) şansı dönmek |
| Deyim | (one's) venus turns out a whelp [outdated] f. | talih yüzüne gülmemek |
| Deyim | (one's) venus turns out a whelp [outdated] f. | şans yüzüne gülmemek |
| Tarih | ||
| Tarih | whelp [uk] i. | 17. yüzyıla ait orta büyüklükte bir yardımcı savaş gemisi |