look - Turkish English Dictionary
History

look

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "look" in Turkish English Dictionary : 32 result(s)

English Turkish
Common Usage
look v. bakmak
look n. görünüş
look n. bakış
General
look v. iyileşmek
look v. aramak
look v. bakmak
look v. görünmek
look v. ummak
look v. görünmek (güzel/hasta vb)
look v. görmek
look v. göstermek
look v. güvenmek
look v. beklemek
look v. ümit etmek
look v. gözetmek
look v. yoklamak
look v. durmak
look v. soruşturmak
look v. gözükmek
look v. seyretmek
look v. benzemek
look v. düşünmek
look n. bakış
look n. göz
look n. nazar
look n. ifade
look n. görüntü
look n. yüz ifadesi
look n. bakma
look n. ifade (yüzdeki)
look interj. bak
Technical
look bakmak

Meanings of "look" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
look after v. ile ilgilenmek
look after v. göz kulak olmak
look around v. bakınmak
look around v. etrafa bakmak
look brave v. cesur görünmek
look for v. aramak
look forward v. dört gözle beklemek
look forward to v. iple çekmek
General
a ... look to come over someone's face v. (yüzü/suratı) ifadesine bürünmek
be liable to look after v. bakmakla yükümlü olmak
be obliged to look after v. bakmakla yükümlü olmak
be on the look-out for v. aramak
can't help but to look v. kendini bakmaktan alamamak
can't help but to look v. kendini bakmaktan alıkoyamamak
find a way to make (something illegal) look legal v. kitabına uydurmak
give a look v. bakmak
give someone a black look v. birine kızgın bir şekilde bakmak
have a good look at v. iyice/dikkatlice bakmak
have a look at v. gözden geçirmek
have a look-see v. bakıvermek
have a look-see v. bakmak
have a look-see v. aramak
have a positive look v. iyimser olmak
have a quick look around v. etrafı kolaçan etmek
look a fright v. korkunç görünmek
look a fright v. berbat görünmek
look about v. etrafını gözlemek
look about v. etrafına bakmak
look about v. sağa sola bakmak
look about v. bakınmak
look about v. sağa sola bakınmak
look across v. belirli bir yöne bakmak
look across to sea v. denizi görmek (ev vb)
look active v. aktif görünmek
look active v. faal görünmek
look after v. bakmak
look after v. gözetmek
look after v. kollamak
look after v. idare etmek
look after v. ilgilenmek
look after v. sahip çıkmak
look after v. mukayyet olmak
look after v. çocuk bakmak
look after v. bakımını üstlenmek
look after v. çekip çevirmek
look after (one's) rights v. haklarını gözetmek
look after (one's) rights v. hak gözetmek
look after a baby v. çocuk bakmak
look after a baby v. bebek bakmak
look after a child v. dadılık etmek
look after a patient v. hastaya bakmak
look after an animal v. hayvan bakmak
look after one's babies v. yavrularına bakmak
look after one's benefit v. çıkar gözetmek
look after one's benefits v. çıkar gözetmek
look after one's interest v. çıkar gözetmek
look after one's interests v. çıkar gözetmek
look after one's own benefits v. çıkarlarını gözetmek
look after one's own comfort v. rahatına bakmak
look after one's own interests v. çıkarlarını gözetmek
look after one's rights v. haklarını gözetmek
look after patient v. hasta bakmak
look ahead v. geleceği düşünmek
look ahead v. ileriye bakmak
look ahead v. ilerisi için plan yapmak
look ahead v. önüne bakmak
look alike v. benzemek
look alike somebody a lot v. çok benzemek
look alive v. acele etmek
look appropriate v. uygun gözükmek
look appropriate v. uygun görünmek
look around v. etrafı seyretmek
look around v. bakınmak
look around v. sağa sola bakınmak
look around v. bakışmak
look around v. etrafına bakınmak
look around v. etrafı kolaçan etmek
look around v. çevresine bakınmak
look around v. sağa sola bakmak
look around v. bütün ihtimalleri düşünmek
look around v. araştırmak
look around v. çevreye bakınmak
look around v. bakmak
look around for a familiar face v. tanıdık bir yüz aramak
look as if v. gibi görünmek
look askance v. yan bakmak
look askance v. istifhamla bakmak/karşılamak
look askance v. yan gözle bakmak
look at v. göz atmak
look at v. seyretmek
look at v. bakmak (sözlüğe vb)
look at v. gözden geçirmek
look at v. bakmak
look at v. göz önüne almak
look at a magazine v. dergiye bakmak
look at all possibilities v. tüm olasılıklara bakmak
look at it with different eyes v. farklı gözle bakmak
look at one another v. bakışmak
look at one's face v. yüzüne bakmak
look at out of the corner of one's eye v. göz ucuyla bakmak
look at someone askance v. birine yan bakmak
look at someone's hands v. birinin ellerine bakmak
look at someone's legs v. bacaklarına bakmak
look at something from a different aspect v. farklı açıdan bakmak
look at something in a positive light v. bir şeye iyi/olumlu açıdan bakmak
look at something in perspective v. bir şeye geniş bir açıdan bakmak
look at the aquarium v. akvaryuma bakmak
look at the color of v. rengine bakmak
look at the colour of v. rengine bakmak
look at the future with hope v. geleceğe umutla bakmak
look at the menu v. menüye bakmak
look at the moon v. aya bakmak
look at the stars v. yıldızlara bakmak
look at the sun with bare eyes v. güneşe çıplak gözle bakmak
look at the television reception v. televizyonun nasıl çektiğine bakmak
look at the tv reception v. televizyonun nasıl çektiğine bakmak
look at the watch v. saate bakmak
look at with rolling eyes v. fıldır fıldır bakmak
look at with the eye of v. gözüyle bakmak
look attentively v. süzmek
look away v. yüzünü yana çevirmek
look awesome v. harika görünmek
look awful v. korkunç görünmek
look awful v. berbat görünmek
look back v. arkaya bakmak
look back v. ardına bakmak
look back v. hatırlamak
look back v. geriye bakmak
look back v. geçmişe bakmak
look back v. anımsamak
look back v. arkasına bakmak
look back v. geri dönüp bakmak
look back v. geçmişi düşünmek
look back on v. anımsamak
look back on v. geçmişe dönüp bakmak
look back on v. yeniden gözden geçirmek
look back on one's accomplishments with satisfaction v. geriye dönüp baktığında başarılarından memnun olmak
look bad v. kötü görünmek
look bad in a photo v. resimde kötü çıkmak
look bad in a photo v. fotoğrafta kötü çıkmak
look bad in a picture v. resimde kötü çıkmak
look bad in a picture v. fotoğrafta kötü çıkmak
look beautiful v. güzel görünmek
look beautiful in a picture v. resimde güzel çıkmak
look better v. daha iyi görünmek
look bizarre v. tuhaf görünmek
look blankly at v. -e boş boş bakmak
look blankly at v. anlamamış gibi bakmak
look bright v. gelecek vaat etmek
look busy v. meşgul görünmek
look calm v. sakin görünmek
look carefully v. dikkatlice bakmak
look carefully v. dikkatle bakmak
look carefully v. alıcı gözüyle bakmak
look carefully v. dikkatli bakmak
look cheerful v. neşeli görünmek
look classy v. şık görünmek
look clean v. temiz görünmek
look closer v. mercek altına almak
look confidently v. güvenle bakmak
look confused v. kafası karışmış (gibi) görünmek
look cross v. sinirli bakmak
look cross-eyed v. şaşı bakmak
look cross-eyed at v. yan gözle bakmak
look daggers at v. sinirli sinirli bakmak
look daggers at v. ters ters bakmak
look daggers at v. kötü kötü bakmak
look daggers at somebody v. ters ters bakmak
look daggers at someone v. birine öfke ile bakmak
look dead v. ölü gibi görünmek
look deep into something v. bir şeye derinlemesine/dikkatle bakmak
look determined v. kararlı görünmek
look difficult v. zor görünmek
look dirty v. pis görünmek
look down v. hor görmek
look down v. aşağı bakmak
look down v. aşağı görmek
look down v. küçümsemek
look down v. tepeden bakmak
look down v. küçük görmek
look down on v. hakir görmek
look down on v. küçümsemek
look down on v. aşağı görmek
look down on v. küçük görmek
look down on v. yukarıdan bakmak
look down on v. hor görmek
look down on v. -e tepeden bakmak
look down on v. tepeden bakmak
look down one's nose at v. küçük görmek
look down one's nose at v. hor görmek
look down upon v. yüksekten bakmak
look down upon v. horlamak
look everywhere v. her yere bakmak
look exaggerated v. abartılı görünmek
look familiar v. tanıdık gelmek
look familiar v. yabancı gelmemek
look fashionable v. şık görünmek
look favourably on v. -e iyi gözle bakmak
look for v. ummak
look for v. beklemek
look for v. bakmak
look for a better price v. daha iyi/ucuz bir fiyat aramak
look for a criminal v. bir suçluyu aramak
look for a friend v. arkadaş aramak
look for a house v. ev aramak
look for a house v. ev bakmak
look for a job v. iş aramak
look for a needle in a haystack v. saman yığınında iğne aramak
look for a needle in a haystack v. olanaksız şeyi bulmaya çalışmak
look for a needle in a haystack v. samanlıkta iğne aramak
look for a new line of work v. farklı bir iş kolu aramak
look for a place v. bir yer aramak
look for a place to hide v. kaçacak delik aramak
look for a remedy v. çare aramak
look for a scapegoat v. günah keçisi aramak
look for a solution v. çözüm aramak
look for a solution v. çözüme gitmek
look for a teammate to pass v. pas verecek bir arkadaşını aramak
look for a way (to solve a problem) v. çıkar yol aramak
look for a way (to solve a problem) v. yol aramak
look for a way to do v. çaresine bakmak
look for a way to do something v. bir şeyin çaresine bakmak
look for a way to solve (a problem) v. çare aramak
look for an adventure v. macera aramak
look for an answer v. cevap aramak
look for an apartment v. ev aramak
look for an apartment v. ev bakmak
look for an opportunity v. meydan aramak
look for excitement v. macera aramak
look for excitement in wrong places v. yanlış yerlerde heyecan aramak
look for guidance v. kendine bir rehber aramak
look for happiness v. mutluluğu aramak
look for keys v. anahtar aramak
look for revenge v. intikam istemek/aramak
look for some revenge v. intikam peşinde olmak
look for someone different v. farklı birini aramak
look for sympathy and understanding v. anlayış beklemek
look for the answers in science v. cevaplarını bilimde aramak
look for trouble v. belasını aramak
look for trouble v. canına susamak
look for trouble v. bela aramak
look for trouble v. kaşınmak
look for work v. iş aramak
look forward to v. 4 gözle beklemek
look forward to v. sabırsızlıkla beklemek
look forward to v. iştiyakle beklemek
look forward to v. beklemek
look forward to v. istekle beklemek
look forward to v. dört gözle beklemek
look forward to v. can atmak
look forward to (doing something) v. (bir şeyi) iple çekmek
look forward to doing v. yapmayı dört gözle beklemek
look forward to his/her coming/arrival v. gelişini dört gözle beklemek
look forward to seeing v. görmek icin sabırsızlanmak
look forward to taking someone to bed v. birini yatağa götürmek için can atmak
look forward to working v. çalışmayı iple çekmek
look forward to working v. çalışmayı dört gözle beklemek
look from a broad perspective v. geniş açıdan bakmak
look from different perspectives v. farklı açılardan bakmak
look from different point of view v. başka yönden bakmak
look from one's aspect v. kendi açısından bakmak
look funny v. komik görünmek
look good v. hoş görünmek
look good v. iyi görünmek
look good in v. (bir kıyafetin) içinde iyi görünmek
look good in a photo v. fotoğrafta iyi çıkmak
look good in a photo v. resimde iyi çıkmak
look good in a picture v. resimde güzel çıkmak
look gorgeous v. harika görünmek
look great v. harika görünmek
look happy v. mutlu görünmek
look his/her point of view v. kendi açısından bakmak
look hostilely v. yan gözle bakmak
look hungry v. aç görünmek
look ill v. hasta görünmek
look in (through) the window v. pencereden bakmak
look in a mirror v. aynaya bakmak
look in on v. kısa bir ziyaret yapmak
look in the pink v. yanaklarından kan damlamak
look in the pink v. yanakları al al olmak
look innocent v. masum görünmek
look innocent v. suçsuz görünmek
look inside v. içine bakmak
look into v. incelemek
look into v. soruşturmak
look into v. gözden geçirmek
look into v. bakmak
look into v. araştırmak
look into v. yoklamak
look into one's finances v. hesap kitap yapmak
look like v. izlenimi uyandırmak
look like v. gibi gözükmek
look like v. birisine çekmek
look like v. gibi görünmek
look like v. -cek gibi olmak
look like v. benzemek
look like a little angel v. küçük bir melek gibi görünmek
look like an immigrant v. bir göçmene benzemek
look like somebody v. adama benzemek
look like somebody v. adama dönmek
look like someone v. birine benzemek
look natural v. doğal görünmek
look nervous v. gergin görünmek
look new v. yeni gözükmek
look nice v. hoş görünmek
look old v. eski görünmek
look old v. eski gözükmek
look older v. büyük göstermek
look on v. seyretmek
look on v. gözüyle bakmak
look on v. bakmak
look on v. izlemek
look on v. katılmadan seyretmek
look on v. olarak görmek
look on v. seyirci kalmak
look on v. bakıp durmak
look on someone as mad v. deli yerine koymak
look on the bright side v. iyimser olmaya çalışmak
look on the bright side v. polyannacılık oynamak
look one's age v. yaşını göstermek
look one's best v. göz kamaştırmak
look one's own perspective v. (olaya) kendi açısından bakmak
look onto v. bakmak
look onto v. -e nazır olmak
look optimistic v. iyimser bakmak
look optimistically v. olumlu bakmak
look optimistically v. pozitif bakmak
look out v. bakmak
look out v. -den dışarı bakmak
look out v. gözetmek
look out v. dikkat etmek
look out v. sakınmak
look out v. seçmek
look out (of) the window v. pencereden bakmak
look out for v. gözetmek
look out for v. dikkat etmek
look out for one's own interests v. çıkarlarını gözetmek
look out for one's own interests v. çıkar gözetmek
look out for oneself v. kendi çıkarını gözetmek
look out for oneself v. çıkarlarını gözetmek
look out for oneself v. çıkarlarını ön planda tutmak
look out of the corner of one's eye v. göz ucuyla bakmak
look out the window v. pencereden dışarı bakmak
look over v. yoklamak
look over v. kısaca incelemek
look over v. gözden geçirmek
look over v. şöyle bir bakmak
look over v. incelemek
look over v. göz gezdirmek
look over glasses v. gözlüğün üzerinden bakmak
look pale v. solgun görünmek
look perfect v. mükemmel görünmek
look positively v. pozitif bakmak
look positively v. olumlu bakmak
look possible v. mümkün görünmek
look presentable v. adama dönmek
look presentable v. adama benzemek
look probable v. olası gözükmek
look promising v. umut verici görünmek
look promising v. umut vadetmek
look ready v. hazır görünmek
look rich v. zengin görünmek
look ridiculous v. gülünç görünmek
look ridiculous v. komik görünmek
look ridiculous v. maymuna dönmek
look round v. düşünüp taşınmak
look round v. enine boyuna düşünmek
look round v. enikonu düşünmek
look round v. gezmek
look round v. dolaşmak
look sad v. üzgün görünmek
look sadly v. üzgün üzgün bakmak
look sharp v. gözünü dört açmak
look sharp v. dikkat etmek
look sharp v. şık olmak
look showy v. konuşmak
look sick v. hasta görünmek
look sick v. hasta gibi görünmek
look sideways at v. göz ucuyla bakmak
look small v. küçük düşmek
look so unhappy v. çok mutsuz görünmek
look someone in the eye v. gözlerine bakmak
look someone in the face v. birinin yüzüne bakmak
look something from a different standpoint v. olaya başka bir açıdan bakmak
look strange v. garip görünmek
look strange v. garip gözükmek
look strange v. tuhaf görünmek
look strange v. tuhaf gözükmek
look stylish v. şık görünmek
look suitable v. uygun görünmek
look suitable v. uygun gözükmek
look terrible v. korkunç görünmek
look terrible v. berbat görünmek
look the other way v. görmezlikten gelmek
look through v. bakmak
look through v. incelemek
look through v. göz atmak
look through v. gözden geçirmek
look through v. -den bakmak
look through the window v. pencereden bakmak
look to v. bel bağlamak
look to v. önem vermek
look to v. dikkat etmek
look to v. güvenmek
look to v. başvurmak
look to future v. geleceğe bakmak
look to future with confidence v. geleceğe güvenle bakmak
look to one's laurels v. başarısızlık korkusu duymak
look to one's laurels v. yerini kaybetmekten korkmak
look to one's laurels v. yerini sakınmak
look to science for one's answers v. cevaplarını bilimde aramak
look to the future with confidence v. (geleceğe) güvenle bakmak
look unfamiliar v. yabancı gelmek
look unhappily v. üzgün üzgün bakmak
look unkempt v. saçı sakalına karışmak
look unwillingly v. gözü kaymak
look up v. üstün görmek
look up v. aramak
look up v. canlanmak
look up v. yukarıya bakmak
look up v. ziyaret etmek
look up v. iyiye gitmek
look up v. uğramak
look up v. sözlükte aramak
look up v. düzelmek
look up v. iyileşmek
look up v. arayıp bulmak
look up v. yoklamak
look up v. saygı duymak
look up and down v. (birini) incelemek
look up and down v. süzmek
look up and down v. baştan aşağıya süzmek
look up at the sky v. gökyüzüne bakmak
look up in v. araştırmak (sözlükte)
look up in the dictionary v. sözlüğe bakmak
look up the dictionary v. sözlüğe bakmak
look up the map v. haritaya bakmak
look up to v. -i örnek almak
look up to v. saygı göstermek
look up to v. saygı duymak
look up to v. saygı beslemek
look up to v. hürmet etmek
look up to v. hayranlık beslemek
look up to v. -e saygı beslemek
look up to v. -e hayranlık duymak
look upon v. olarak görmek
look upon v. bakmak
look upon education as an investment in the future v. eğitimi geleceğe yatırım olarak görmek
look well v. güzel görünmek
look well v. sağlıklı görünmek
look well v. iyi görünmek
look well v. hoş görünmek
look well v. çekici görünmek
look with admiration v. hayranlıkla bakmak
look with an evil eye v. nazar etmek
look with an evil eye v. kötü gözle bakmak
look with favour on v. hoşgörmek
look with favour on v. hoş karşılamak
look with suspicion v. şüpheyle bakmak
look worried v. endişeli görünmek
look worried v. endişeli gözükmek
look worse v. daha kötü görünmek
look young v. genç göstermek
look young v. genç görünmek
look younger v. gençleşmek
look younger v. küçük göstermek
look younger v. genç göstermek
make it look like a murder v. cinayet süsü vermek
make it look like a suicide v. intihar süsü vermek
make it look like an accident v. kaza süsü vermek
make it look like an act of terror/terrorism v. terör süsü vermek
make somebody look for v. aratmak
make somebody look younger v. gençleştirmek
make something look like v. gibi göstermek
make something look like v. -miş gibi göstermek
make to look antique v. antika görünümlü yapmak
not look v. göstermemek
not to look for v. aramamak
seem/look mature v. olgun görünmek
take a brief look at v. şöyle bir bakmak
take a brief look at v. şöyle bir göz gezdirmek
take a fresh look v. yeniden bakmak
take a look v. bakmak
take a look at v. bakmak
take a look at v. bir göz atmak
take a look at v. göz geçirmek
take a look at v. bir bakmak
take a look at v. göz atmak
take a look at the photos v. resimlere göz atmak
take a look at your situation v. durumuna bakmak
take a quick look at something v. çabuk bakmak
take another look v. tekrar kontrol etmek
an impish look n. muzip bir bakış
before look journalizing n. yapmadan önce inceleme
biker look n. motorcu görünüşü
biker look n. motorcu tarzı
close look n. yakından bakış
defiant look n. kafa tutan bakış
defiant look n. meydan okuyan bakış
final look n. son bakış