unfortunate - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

unfortunate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"unfortunate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
unfortunate s. talihsiz
unfortunate s. şanssız
unfortunate s. makus
General
unfortunate i. bahtsız kimse
unfortunate s. kadersiz
unfortunate s. şanssız kimse
unfortunate s. zavallı
unfortunate s. yersiz
unfortunate s. kimsesiz
unfortunate s. olumsuzluk getiren
unfortunate s. kısmetsiz
unfortunate s. uygun olmayan
unfortunate s. nasipsiz
unfortunate s. bahtsız
unfortunate s. talihsiz
unfortunate s. kötü talihli
unfortunate s. bedbaht
unfortunate s. mutsuz
unfortunate s. kötü
unfortunate s. uygunsuz
unfortunate s. aksi
unfortunate s. başarısız

"unfortunate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
General
an unfortunate day i. uğursuz bir gün
an unfortunate development i. talihsiz/esef verici bir gelişme
an unfortunate statement i. talihsiz açıklama
an unfortunate statement i. talihsiz bir açıklama
unfortunate coincidence i. aksi tesadüf
unfortunate person i. talihsiz kimse
Phrases
it is unfortunate that i have to inform you üzülerek belirtmek durumundayım ki
it is unfortunate that i must inform you üzülerek belirtmek durumundayım ki
Trade/Economic
unfortunate bankruptcy taksiratlı iflas
Law
unfortunate bankruptcy taksiratlı iflas
Ottoman Turkish
the unfortunate incident vaka-i şerriyye