Discretion - Türkisch Englisch Wörterbuch

Discretion

Bedeutungen von dem Begriff "Discretion" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 39 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
discretion n. takdir
discretion n. sağduyulu olma
discretion n. sağduyu
discretion n. ağzı sıkılık
discretion n. dikkat
discretion n. tefrik
discretion n. aklı selimlik
discretion n. tedbir
discretion n. akıllılık
discretion n. ihtiyat
discretion n. takdir yetkisi
discretion n. ağız sıkılığı
discretion n. erginlik
discretion n. ketumiyet
discretion n. kibarlık
discretion n. naziklik
discretion n. temyiz gücü
discretion n. incelik
discretion n. yargı gücü
discretion n. takdir hakkı
discretion n. sakınım
discretion n. denlilik
discretion n. takt
discretion n. basiret
discretion n. uygun görme
discretion n. iyi ve kötüyü birbirinden ayırma yeteneği
discretion n. aklıselimlik
discretion n. hoşgörü
discretion n. tasarruf
discretion N. ketumluk
Trade/Economic
discretion n. takdir yetkisi
Law
discretion n. takdir yetkisi
discretion n. temyiz kudreti
discretion n. yargı gücü
discretion n. yasaların doğrudan uygulanamadığı belirli davalarda mahkeme veya hakimin kullandığı karar yetkisi
Ottoman Turkish
discretion n. tensip
Archaic
discretion n. ayırt etme
discretion n. ayrıklık
discretion n. ayrılık

Bedeutungen, die der Begriff "Discretion" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 131 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
administrative discretion n. idari takdir
judicial discretion n. takdir yetkisi
judicial discretion n. takdir hakkı
sole discretion n. yegane takdir yetkisi
sole discretion n. sorumluluğu tamamen kendisinde olma
strict discretion n. ketumluk
own discretion n. kendi takdiri
management discretion n. yönetimin takdiri
discretion of the family n. ailenin takdiri
discretion [obsolete] n. ayırma
discretion [obsolete] n. ayırt etme
leave it up to the discretion of somebody v. takdirine bırakmak
submit to one's discretion v. takdirine sunmak
leave to someone's discretion v. takdirine bırakmak
be left to the discretion of v. takdirine bırakılmak
surrender at discretion v. koşulsuz teslim olmak
at your discretion adj. arzunuza bağlı
at your discretion adj. nasıl isterseniz
at one’s sole discretion adv. tamamen kendi takdirinde
within your discretion adv. arzunuza bağlı
at one’s sole discretion adv. kendi takdirine bağlı olarak
at your discretion adv. uygun bulursanız
at discretion adv. her halde
in one's discretion adv. kendi takdirinde
at one’s sole discretion adv. uygun göreceği biçimde
within your discretion adv. nasıl isterseniz
at discretion adv. mutlaka
at its own discretion adv. kendi takdirine bağlı olarak
at our absolute discretion adv. mutlak yetkimizle
at our absolute discretion adv. mutlak takdir hakkımızla
at its sole discretion adv. kendi takdirine göre
at its sole discretion adv. kendi karar yetkisi dahilinde
at its sole discretion adv. sırf kendi keyfiyetine göre
at its sole discretion adv. kendi inisiyatifine göre
at its sole discretion adv. sadece kendi keyfiyetine göre
at its sole discretion adv. kendi takdirinde
at its sole discretion adv. kendi takdirine bağlı
at discretion adv. takdirinde
Phrases
the soul of discretion n. sır küpü
it's totally at your discretion expr. tamamen kendi takdirinize kalmış
it's totally up to your discretion expr. tamamen kendi takdirinize kalmış
at its sole discretion expr. tamamen kendi takdirine bağlı olarak
at (one's) discretion expr. (birinin) yargısına/kararına bağlı
at somebody's discretion expr. birinin isteği/kararı üzerine
at (one's) discretion expr. (birinin) takdirinde
at somebody's discretion expr. birinin isteğine/kararına bağlı olarak
at (one's) discretion expr. (birinin) inisiyatifinde
at somebody's discretion expr. birinin kararıyla
absolute discretion is essential expr. mutlak gizlilik esastır
Proverb
discretion is the better part of valor cesaretin çoğu basirettir
discretion is the better part of valor basiret cesaretten sayılır
discretion is the better part of valour cesaretin çoğu basirettir
discretion is the better part of valour basiret cesaretten sayılır
ounce of discretion is worth a pound of wit yerli yersiz şaka yapılmaması gerektiğini ifade eden bir atasözü
discretion is the better part of valor (insanın hayatı vb. söz konusuysa) korkaklık cesarettir
an ounce of discretion is worth a pound of wit komik/esprili olmak adına nerede duracağını unutmamak gerekir
an ounce of discretion is worth a pound of wit nerede susacağını bilmek esprili olmaktan daha önemlidir
Colloquial
years of discretion n. olgunluk çağı
years of discretion n. olgunluk yılları
at your discretion adj. arzunuza kalmış
at your discretion expr. isteğinize kalmış
Idioms
be the soul of discretion v. boşboğaz olmamak
be the soul of discretion v. ağzı sıkı olmak
throw discretion to the wind v. tedbirsiz davranmak
throw discretion to the winds v. tedbiri elden bırakmak
throw discretion to the winds v. ihtiyatı elden bırakmak
throw discretion to the wind v. ihtiyatsız davranmak
throw discretion to the winds v. korkusuzca hareket etmek
throw discretion to the wind v. gözü kara hareket etmek
throw discretion to the wind v. düşünmeden hareket etmek
throw discretion to the wind v. korkusuzca hareket etmek
throw discretion to the winds v. ihtiyatsız davranmak
throw discretion to the winds v. pervasızca hareket etmek
throw discretion to the wind v. tedbirsizce hareket etmek
throw discretion to the wind v. pervasızca hareket etmek
throw discretion to the winds v. düşünmeden hareket etmek
throw discretion to the wind v. tedbiri elden bırakmak
throw discretion to the winds v. tedbirsiz davranmak
throw discretion to the winds v. tedbirsizce hareket etmek
throw discretion to the wind v. ihtiyatı elden bırakmak
throw discretion to the winds v. gözü kara hareket etmek
toss discretion to the wind v. ihtiyatı elden bırakmak
toss discretion to the wind v. ihtiyatsız davranmak
toss discretion to the wind v. düşünmeden hareket etmek
toss discretion to the wind v. tedbirsiz davranmak
toss discretion to the wind v. tedbiri elden bırakmak
toss discretion to the wind v. tedbirsizce hareket etmek
toss discretion to the wind v. gözü kara hareket etmek
toss discretion to the winds v. tedbirsiz davranmak
toss discretion to the winds v. korkusuzca hareket etmek
toss discretion to the winds v. gözü kara hareket etmek
toss discretion to the winds v. tedbiri elden bırakmak
toss discretion to the wind v. pervasızca hareket etmek
toss discretion to the winds v. düşünmeden hareket etmek
toss discretion to the winds v. tedbirsizce hareket etmek
toss discretion to the winds v. ihtiyatsız davranmak
toss discretion to the wind v. korkusuzca hareket etmek
toss discretion to the winds v. pervasızca hareket etmek
toss discretion to the winds v. ihtiyatı elden bırakmak
Trade/Economic
judicial discretion n. takdir hakkı
banker's discretion n. bankacılık sırrı
documents against discretion of collecting bank n. tahsilatı yapan bankanın takdiri karşılığında vesaik
rules versus discretion inactivist policy n. isteğe bağlı politikasızlık karşısında kural
at the discretion of the court expr. mahkemenin takdirindedir
Law
administrative discretion n. idari takdir
age of discretion n. farik ve mümeyyiz
discretion of judge n. hakimin takdiri
discretion of court n. mahkemenin takdir yetkisi
judicial discretion n. hakimin takdiri
absolute discretion n. ihtiyat
abuse of discretion n. takdir hakkının kötüye kullanılması
judicial discretion n. takdir hakkı
discretion statement n. kusurlu tarafın boşanma amacıyla mahkemeye başvurması
mischievous discretion n. ceza ehliyeti
mischievous discretion n. cezai ehliyet
age of discretion n. mümeyyizlik durumu
mischievous discretion n. suça yeterlik
free discretion n. irade özgürlüğü
free discretion n. irade muhtariyeti
judicial discretion n. yargıç takdir hakkı
judicial discretion n. yargıcın takdir yetkisi
power of discretion n. takdir yetkisi
exercise of discretion n. takdir hakkının kullanılması
discretion of the court n. mahkemenin takdiri
discretion of directors n. yöneticilerin takdir hakkı
be at the age of discretion v. farik ve mümeyyiz olmak
in its sole discretion expr. tamamen kendi takdirine bağlı olarak
Politics
temporal loss of discretion n. geçici temyiz gücü kaybı
Media
viewer discretion is advised n. şiddet vb. içerikli programlardan önce seyircilere verilen bir çeşit ikaz
Aeronautic
pilot’s discretion n. pilot inisiyatifi
pilot discretion n. pilot insiyatifi