appear - Türkisch Englisch Wörterbuch

appear

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

appear — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /əˈpɪr/ – BrE /əˈpɪə/)
Wortart:
Fiil: appear (appears – appeared – appearing)
Synonyme:
seem, emerge, show up
Antonyme:
disappear, vanish, conceal

Bedeutungen von dem Begriff "appear" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 42 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
appear v. görünmek
This would appear to be very important if we are to achieve effective conclusions quickly.
Hızlı bir şekilde etkili sonuçlara ulaşabilmemiz için bunun çok önemli olduğu görülmektedir.

More Sentences
appear v. belirmek
And I say this because dark clouds are appearing on the horizon.
Bunu söylüyorum çünkü ufukta kara bulutlar beliriyor.

More Sentences
appear v. belli olmak
General
appear v. benzemek
Ken appears a friendly person.
Ken, arkadaş canlısı birine benziyor.

More Sentences
appear v. gibi görünmek
There would appear, however, to be two conflicting trends in Libya.
Ancak Libya'da birbiriyle çelişen iki eğilim var gibi görünüyor.

More Sentences
appear v. gibi gelmek
It appears to me that he is angry.
Bana kızgınmış gibi geldi.

More Sentences
appear v. piyasaya çıkmak
His new book is planned to appear next month.
Onun yeni kitabının önümüzdeki ay piyasaya çıkması planlanıyor.

More Sentences
appear v. belirmek
And I say this because dark clouds are appearing on the horizon.
Bunu söylüyorum çünkü ufukta kara bulutlar beliriyor.

More Sentences
appear v. gelmek
A European repeat of these debacles appears completely pointless to me.
Bu fiyaskoların Avrupa'da tekrarlanması bana tamamen anlamsız geliyor.

More Sentences
appear v. gözükmek
He appears to be strong and healthy.
O, güçlü ve sağlıklı gözüküyor.

More Sentences
appear v. anlaşılmak
The Commission appears to be unable to see the wood for the trees.
Komisyonun meselenin özünü göremediği anlaşılıyor.

More Sentences
appear v. çıkmak
They were able to appear on radio and television last week.
Geçen hafta radyo ve televizyona çıkmayı başardılar.

More Sentences
appear v. görünmek
This would appear to be very important if we are to achieve effective conclusions quickly.
Hızlı bir şekilde etkili sonuçlara ulaşabilmemiz için bunun çok önemli olduğu görülmektedir.

More Sentences
appear v. bulunmak
They most often appear in the legs but can also be found in the vulva and rectum.
En sık bacaklarda görülürler ancak vulva ve rektumda da bulunabilirler.

More Sentences
appear v. var olmak
Firstly, we should recognise that Europol did not appear out of thin air.
İlk olarak, Europol'ün yoktan var olmadığını kabul etmeliyiz.

More Sentences
appear v. ortaya çıkmak
We must be ready to prevent and punish these crimes as and when they appear.
Bu suçları ortaya çıktıkları anda önlemeye ve cezalandırmaya hazır olmalıyız.

More Sentences
Trade/Economic
appear v. gibi görünmek
There would appear, however, to be two conflicting trends in Libya.
Ancak Libya'da birbiriyle çelişen iki eğilim var gibi görünüyor.

More Sentences
appear v. görünmek
This would appear to be very important if we are to achieve effective conclusions quickly.
Hızlı bir şekilde etkili sonuçlara ulaşabilmemiz için bunun çok önemli olduğu görülmektedir.

More Sentences
appear v. ortaya çıkmak
We must be ready to prevent and punish these crimes as and when they appear.
Bu suçları ortaya çıktıkları anda önlemeye ve cezalandırmaya hazır olmalıyız.

More Sentences
Literature
appear v. yayınlanmak
The World Population Report for 2002, which has just appeared, contains some shocking figures.
Yeni yayınlanan 2002 Dünya Nüfus Raporu bazı şok edici rakamlar içermektedir.

More Sentences
General
appear v. sahneye çıkmak
appear v. tecelli etmek
appear v. tezahür etmek
appear v. meydana çıkmak
appear v. vücuda gelmek
appear v. çıkmak (gazete, dergi vb'nde)
appear v. zuhur etmek
appear v. türemek
appear v. peyda olmak
appear v. boy göstermek
appear v. (mahkemede) hazır bulunmak
appear v. baş göstermek
appear v. mahkemede hazır bulunmak
appear v. huzuruna çıkmak
appear v. arz-ı endam etmek
appear v. yer almak
appear v. yayımlanmak
appear v. yerini almak
appear v. mahkemeye çıkmak
Law
appear v. (mahkeme vb) huzuruna çıkmak
Literature
appear v. halkın beğenisine sunulmak
Ottoman Turkish
appear v. taayyün etmek

Bedeutungen, die der Begriff "appear" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
appear to v. ..gibi görünmek
appear in v. oynamak (oyunda/filmde)
appear in court v. hakim karşısına çıkmak
appear in concert v. konser vermek
appear before magistrates v. hakim karşısına çıkmak
appear completely unmoved v. kılını bile kıpırdatmamak
appear in court v. mahkemeye çıkmak
appear before judge v. hakim karşısına çıkmak
appear behind v. arkasından görünmek
appear to be v. gibi görünmek
appear completely unmoved v. kılını bile oynatmamak
appear completely unmoved v. kılını kıpırdatmamak
appear completely unmoved v. kılını oynatmamak
appear in v. yer almak
appear as a guest on a tv show v. konuk olmak (bir tv programına vb)
appear as a guest on a tv show v. konuk olarak katılmak (bir tv programına vb)
appear ready v. hazır görünmek
appear to be ill v. hasta görünmek
appear naked v. çıplak görünmek
appear incapable v. aciz görünmek
appear unable v. aciz görünmek
appear helpless v. aciz görünmek
appear determined v. kararlı görünmek
appear like v. gibi gözükmek
appear like v. gibi görünmek
appear bizarre v. tuhaf görünmek
appear strange v. tuhaf görünmek
appear as v. gibi gözükmek
appear calm v. sakin görünmek
appear cheerful v. neşeli görünmek
appear in the news v. haberlerde yer almak
appear in the form of v. şeklinde tecelli etmek
appear before v. huzuruna çıkmak
appear possible v. mümkün görünmek
appear in court v. mahkeme huzuruna çıkmak
appear before the judge v. hakim huzuruna çıkmak
appear on tv shows v. televizyon programlarında görünmek
appear on tv programs v. televizyon programlarında görünmek
appear on film v. filmde rol almak
appear on film v. filmde oynamak
not appear to notice v. farketmemiş gibi görünmek
appear to v. izlenimi uyandırmak
appear to v. izlenimi vermek
appear on media v. medyada yer almak
appear on press v. medyada yer almak
appear as an on-air guest v. canlı yayın konuğu olmak
appear as an on-air guest v. canlı yayın konuğu olarak katılmak
appear bizarre/strange v. tuhaf görünmek
appear bizarre/strange v. tuhaf gözükmek
appear bizarre/strange v. garip görünmek
appear bizarre/strange v. garip gözükmek
appear in one's dreams v. rüyalarına girmek
appear desperate v. umutsuz görünmek
appear demure v. ağır başlı görünmek
appear out of nowhere v. belirivermek
appear out of nowhere v. çıkagelmek
appear brighter v. daha parlak görünmek
appear similar v. benzer görünmek
appear similar v. benzemek
appear physically weak v. fiziksel olarak zayıf/güçsüz görünmek
(one's name) appear in the press v. adı basında yer almak
appear before the cameras v. kameraların karşısına geçmek
appear before the cameras v. kameraların karşısına çıkmak
appear on stage v. sahne almak
Phrasals
appear at v. bir yerde olmak (varmak anlamında)
appear for v. yerine/temsilen/vekaleten gelmek
appear on v. aniden belirmek
appear in v. sokağa çıkmak
appear in v. oynamak
appear on v. oynamak
appear on v. birden ortaya çıkmak
appear in v. herkesin önüne çıkmak
appear on v. rol almak
appear in v. rol almak
appear for v. yerine bakmak
appear in v. sahneye çıkmak
appear in v. (bir yere) (bir kıyafetle) gitmek
appear on v. sahneye çıkmak
appear at v. belli bir zamanda bir yerde olmak
appear for someone v. birine vekalet etmek
appear to v. ''-e kendini göstermek
appear in something v. bir kıyafetle gezmek
appear to v. ''-in gözünün önünde belirmek
appear as v. olarak görünmek
appear to someone v. birine kendini göstermek
appear in something v. bir şeyde oynamak
appear to someone v. birine görünmek
appear in something v. bir kıyafetle gitmek
appear for someone v. birinin yerine bakmak
appear in something v. bir kıyafetle görünmek
appear as v. '-i oynamak
appear in something v. bir performansta/gösteride yer almak
appear on something v. bir şeyin üzerinde görünmek
appear at v. belli bir zamanda bir yere varmak
appear in something v. bir kıyafetle insan içine çıkmak
appear as v. rolünde/rolünü oynamak
appear at some place v. bir yerde sahne almak
appear to someone v. birinin gözünün önünde belirmek
appear for someone v. birini temsil etmek
appear on something v. bir şeyin üzerinde olmak/durmak
appear in something v. bir şeyde rol almak
appear upon something v. bir şeyin üzerinde görünmek
appear in something v. bir şeyde yer almak
appear in something v. bir kıyafetle ortaya çıkmak
appear at some place v. bir yerde sahneye çıkmak
appear in something v. bir şeyde sahneye çıkmak
appear as v. rolünde sahneye/ekrana çıkmak
appear at some place v. bir yerde çıkmak
appear on something v. bir şeyin üzerine gelmek
appear to v. ''-e görünmek
appear upon something v. bir şeyin üzerinde olmak/durmak
appear upon something v. bir şeyin üzerine gelmek
Phrases
it would appear that expr. öyle görünüyor ki
it would appear that expr. görünen o ki
objects in the mirror are closer than they appear expr. aynadaki nesneler göründüklerinden daha yakındır
Proverb
talk of the devil and he is bound to appear iti an çomağı hazırla
talk of the devil and he is bound to appear iyi insan lafının üstüne gelirmiş
talk of the devil and he is sure to appear iyi insan lafının üstüne gelirmiş
talk of the devil and he is sure to appear iti an çomağı hazırla
be what you appear to be göründüğün gibi ol
speak of the devil, and he is sure to appear iyi insan lafının üstüne gelirmiş
talk of the devil, and he shall appear iyi adam lafının üstüne gelir
talk of the devil, and he will appear iyi adam lafının üstüne gelir
talk of the devil, and he shall appear iyi insan sözünün üstüne gelir
talk of the devil, and he will appear iyi insan sözünün üstüne gelir
Colloquial
appear to someone that expr. (bana vb.) öyle görünüyor ki
talk of the devil (and he is sure to appear) expr. iyi insan lafı üzerine gelirmiş
talk of the devil (and he is sure to appear) expr. iti an çomağı hazırla
the waters appear to have calmed expr. sular duruldu
Idioms
appear out of nowhere v. bir anda belirmek
appear out of nowhere v. apansız ortaya çıkmak
appear out of nowhere v. bir anda ortaya çıkmak
appear before v. hakim önüne çıkmak
appear before v. hakim karşısına çıkmak
appear before v. aniden/birden karşısına çıkmak
appear under the name of (some name) v. (bir) adla yazmak
appear out of thin air v. birdenbire/aniden belirivermek/ortaya çıkmak
appear before v. önce gelmek
appear as something v. gibi çıkmak
appear before v. karşısına/huzuruna çıkmak
appear at some time v. (gibi/civarında) bir yerde olmak
appear as something v. rolünü oynamak
appear under the name (of) v. (bir) adla yazmak
appear under the name of (some name) v. sahneye (bir) adla çıkmak
appear out of thin air v. kolay kolay önüne çıkmak
appear under the name (of) v. sahneye (bir) adla çıkmak
appear as something v. rolünde sahneye çıkmak
appear as something v. olarak görünmek
appear under the name of (some name) v. sahne adı (…) olmak
appear out of thin air v. bir daha bu (şeyi) bulamamak