aşan - Türkisch Englisch Wörterbuch

aşan

Bedeutungen von dem Begriff "aşan" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 6 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
aşan exceeder n.
aşan exuperant adj.
aşan overreaching adj.
aşan run-over adj.
aşan passing adj.
aşan surpassing adj.

Bedeutungen, die der Begriff "aşan" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
insan bilincinin sınırını aşan transcendental adj.
General
ses duvarını aşan bir uçağın yol açtığı patlama sesi sonic boom n.
haddini aşan exceeder n.
eskiden süvarilerin giydiği dizi aşan çizme jackboots n.
setleri aşan dalga breaking wave n.
aşan kısım exceeding part n.
aşan bölüm exceeding part n.
kapasiteyi aşan şey overburden n.
sermaye, kredi veya yetki sınırlarını aşan ihraç (senet overissue n.
hedefi aşan kimse overreacher n.
haddini aşan kimse overrunner n.
haddini aşan suçlama wild accusation n.
onaylanmış tedarik hedefini ve ekonomik maksatla alıkonma stokunu aşan fakat bazı acil durumlarda kullanılmak üzere elde tutulan malzemeler contingency retention stock n.
hız limitini aşan kimse scorcher n.
engelleri aşan ilerleme push n.
sınırları aşan davranış stretch n.
sınırı aşan kimse surpasser n.
talebi aşan miktarda üretmek overproduce v.
boyunu aşan bir işe karışmak get out of one's depth v.
boyunu aşan sularda iş yapmak get into deep water v.
boyunu aşan out of one's depth adj.
haddini aşan presuming adj.
disiplinleri aşan transdisciplinary adj.
pasifik okyanusu'nu aşan (gemi vs) transpacific adj.
ölçüyü aşan outrageous adj.
atlantik okyanusu'nu aşan (gemi veya uçak) transatlantic adj.
okyanusu aşan (gemi vs) transocean adj.
insan bilincinin sınırını aşan transcendent adj.
bütçeyi aşan prohibitive adj.
haddi aşan exorbitant adj.
kendini aşan transeunt adj.
kendini aşan transient adj.
sınırı aşan encroaching adj.
ölçüyü aşan ungodly adj.
insan bilincinin sınırını aşan highflying adj.
insan bilincinin sınırını aşan high-flying adj.
geleneksel limitleri aşan licentious adj.
anlaşmayı aşan dehors adj.
kapsamı aşan dehors adj.
uzun mesafe aşan long-haul adj.
yakışık olanı aşan overdue adj.
değerini aşan overdue adj.
sınırları aşan over-the-top adj.
kapsam ve etki bakımından diğerlerini aşan olympian adj.
sınırları aşan diabaterial adj.
yüzde onu aşan double-digit adj.
ulusal sınırları aşan international adj.
makul sınırları aşan dizzy adj.
ahlaki ve dini sınırları aşan sinning adj.
tahammül sınırlarını aşan transgressive adj.
haddini aşan transgressive adj.
gökyüzünü aşan supercelestial adj.
kimyayı aşan superchemical adj.
etik değerleri aşan superethical adj.
zekayı aşan superintellectual adj.
normali aşan superordinary adj.
dünyeviliği aşan supersecular adj.
krallığı aşan superregal adj.
kişiselliği aşan superpersonal adj.
siyaseti aşan superpolitic adj.
normali aşan supranormal adj.
sınırı aşan out of bounds adj.
çizgiyi aşan out of bounds adj.
haddini aşan presumptuous adj.
boyunu aşan beyond one's depth adv.
boynunu aşan beyond one's depth adv.
yaşını aşan past prep.
bir kimseyi aşan past prep.
aşan anlamına gelen bir ön ek out- pref.
Colloquial
hız sınırlarını aşan kimse speed merchant n.
haddini aşan biri/bir şey olmak be the (absolute) limit [old-fashioned] v.
iyi niyetli fakat maksadını aşan well intended but excessive adj.
ölçüyü aşan unholy adj.
(birini) aşan beyond (one) adj.
haddini aşan beyond the pale expr.
kabiliyetini/zekanı aşan outside your ken [old-fashioned] expr.
kabiliyetini/zekanı aşan beyond your ken [old-fashioned] expr.
(bir şeyi/sayıyı) aşan upwards of (something) expr.
(bir şeyi/sayıyı) aşan upward of (something) expr.
Idioms
kendi sınırlarını aşan bir plan/eylem a bridge too far n.
(birinin) yeteneklerini aşan huckleberry above (one's) persimmon [dated] [us] n.
(birinin) becerilerini aşan huckleberry above (one's) persimmon [dated] [us] n.
(birini) aşan huckleberry above (one's) persimmon [dated] [us] n.
boyunu aşan işlere kalkışmak be out of one's depth v.
boyunu aşan işlere kalkışmak bite off more than one can chew v.
boyunu aşan işlere girişmek be in over one's head v.
boyunu aşan işlere girişmek get in over one's head v.
kapasitesini aşan bir işi üstlenmek/yüklenmek cut a fat hog v.
sorumluluğunu aşan işler yapmaya çalışmak cut a fat hog v.
gücünü aşan işlere kalkışmak cut a fat hog v.
boyunu aşan işlere kalkışmak cut a fat hog v.
(birini) aşan biriyle birlikte olmak hit above (one's) weight v.
bir bankada bulunan hesabındaki miktarı aşan bir çek yazıp onu başka bir bankada bozdurmak fly kites v.
tahammül sınırlarını aşan hard-to-stomach adj.
(birini) aşan above (one's) huckleberry adj.
(birini) aşan above (one's) bend adj.
(birinin) bilgisini/gücünü aşan above (one's) huckleberry adj.
(birinin) yeteneklerini aşan above (one's) bend adj.
(birinin) yeteneklerini aşan above (one's) huckleberry adj.
(birinin) bilgisini/kapasitesini aşan above (one's) bend adj.
(birinin) bütçesini çok aşan too rich for (one's) blood adj.
haddi aşan the (absolute) limit expr.
kabiliyetini/zekasını aşan outside (one's) ken expr.
(biri) kapasitesini aşan bir işe girişmiş (one's) eyes are bigger than (one's) stomach expr.
(birinin) bilgisini aşan a bit beyond (one's) ken expr.
(birini) aşan a bit beyond (one's) ken expr.
(birinin) bütçesini çok aşan a bit (too) rich for (one's) blood expr.
(birinin) aklının erdiği seviyeyi aşan a bit beyond (one's) ken expr.
(birinin) bütçesini çok aşan a little (bit) (too) rich for (one's) blood expr.
(birini) aşan beyond (one's) ken expr.
boyunu aşan suda beyond (one's) depth expr.
(birinin) imkanlarını/gücünü aşan beyond (one's) means expr.
kabiliyetimi/zekamı aşan beyond me expr.
bilgimi aşan beyond me expr.
kabiliyetini/zekasını aşan beyond ken expr.
imkanlarını/gücünü aşan beyond means expr.
kabiliyetini zekanı aşan beyond/outside your ken [old-fashioned] expr.
bilgisini aşan beyond ken expr.
beni aşan beyond me expr.
birini aşan beyond ken expr.
boyunu aşan suda in over one's head expr.
boyunu aşan işlere girişmiş in over one's head expr.
boyunu aşan suyun içinde in over one's head expr.
boyunu aşan/boyundan büyük işlere kalkışmış in over one's head expr.
kapasitesini aşan bir işe girişmiş one's eyes are bigger than stomach expr.
boyunu aşan out of depth expr.
(birinin) bütçesini aşan out of (one's) league expr.
(birini) maddi olarak aşan out of (one's) league expr.
(birini) aşan out of (one's) league expr.
boyunu aşan out of your depth expr.
(birinin) bilgisini/yeteneğini aşan out of (one's) league expr.
(birinin) satın alma gücünü aşan out of (one's) league expr.
boyunu aşan over your head expr.
haddini aşan over the line expr.
haddini aşan over your head expr.
çizgiyi aşan over the line expr.
çizmeyi aşan over your head expr.
boyu aşan over head expr.
Speaking
boyunu aşan işlere karıştın you're in way over your head expr.
boyunu aşan işlere kalkıştın you're in way over your head expr.
Trade/Economic
sınırlar aşan ağlar transnational networks n.
ihraç edilmiş hisse senetlerinin özvarlıkların değerini aşan kısmı watered capital n.
sınırı aşan exorbitant n.
hesabı aşan miktarda çekilen ve bankaca kabul edilen çek overdraft n.
sınırı aşan hesap overdrawn account n.
kredi limitini aşan poliçe overdraft n.
kredi limitini aşan çek overdraft n.
kredi limitini aşan borç loan on overdraft n.
belli bir seviyeyi aşan vergi oranlarının ekonomik büyümeyi engelleyerek devlet gelirlerini azalttığı teorisini gösteren bir eğri laffer curve n.
hesabı aşan miktarda çekilen ve bankaca kabul edilen çek overdraught [uk] n.