benek - Türkisch Englisch Wörterbuch

benek

Bedeutungen von dem Begriff "benek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 37 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
benek spot n.
My dog has short white fur with little black spots.
Köpeğimin kısa beyaz tüyleri ve küçük siyah benekleri var.

More Sentences
Technical
benek spot n.
My dog has short white fur with little black spots.
Köpeğimin kısa beyaz tüyleri ve küçük siyah benekleri var.

More Sentences
Anatomy
benek spot n.
My dog has short white fur with little black spots.
Köpeğimin kısa beyaz tüyleri ve küçük siyah benekleri var.

More Sentences
General
benek fleck n.
benek mottle n.
benek mackle n.
benek lentigo n.
benek splotch n.
benek patch n.
benek splodge n.
benek speck n.
benek speckle n.
benek splash n.
benek macula n.
benek dapple n.
benek dot n.
benek freckle n.
benek stigma n.
benek macule n.
benek maculation n.
benek mail n.
benek quat n.
benek harlequin n.
benek meal [uk] n.
benek pop n.
benek point n.
benek splurge n.
benek splurge n.
benek blotch N.
Computer
benek pixel n.
Telecom
benek pixel n.
Television
benek pix n.
Aeronautic
benek spool n.
Anatomy
benek spiloma n.
Optics
benek macula n.
Marine Biology
benek ocellus n.
Astronomy
benek facula n.

Bedeutungen, die der Begriff "benek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 90 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ufak benek speckle n.
ortası siyah benek blackhead n.
hayvan üzerindeki benek animal spot n.
iki yarısından birinde iki benek olan domino taşı two n.
ak benek whaul n.
eğrelti otu tohumuna benzer benek fairnytickle n.
eğrelti otu tohumuna benzer benek fairnyticle n.
eğrelti otu tohumuna benzer benek fairnitickle n.
eğrelti otu tohumuna benzer benek fairniticle n.
eskimiş porselende oldukça şeffaf olan benek moon n.
büyük benek splatch n.
benek oluşturmaya yarayan alet spattle n.
benek yapmak spot v.
benek yapmak speckle v.
benek yapmak speck v.
benek benek spotted adj.
benek benek speckled adj.
benek şeklinde punctiform adj.
benek benek (olmuş) mottled adj.
benek benek patchily adv.
Technical
benek çapı spot size n.
tarayıcı benek scanning spot n.
tarayıcı benek flying spot n.
benek bozunumu spot distortion n.
benek deneyi spot test n.
renkli benek phosphor dot n.
benek yüzey işleme spotfacing n.
benek isli görüntü smudge n.
iğneucu benek pinhole v.
Computer
benek bozulması spot distortion n.
Informatics
benek gürültüsü speckle noise n.
benek çapı spot size n.
benek boyutu spot size n.
benek bozulması spot distortion n.
Telecom
kusurlu benek defective pixel n.
benek zamanlaması pixel timing n.
TV ekranındaki benek boyutu spot size n.
TV ekranındaki benek hızı spot speed n.
Television
tarayıcı benek flying spot n.
tarayıcı benek scanning spot n.
renkli benek phosphor dot n.
Medical
benek hastalığı pinta n.
ak benek leucoma n.
ak benek walleye n.
benek biçiminde facular adj.
benek biçimli facular adj.
benek veya beneklere ait macular adj.
benek veya beneklerle ilişkili macular adj.
Pathology
benek hastalığı spots n.
benek hastalığı carate n.
kara benek hastalığı black spot n.
muköz membranda beyaz benek veya leke şeklinde oluşan anormal durum leukoplakia n.
muköz membranda beyaz benek veya leke şeklinde oluşan anormal durum leucoplakia n.
Optics
sarı benek macula lutea n.
sarı benek macular area n.
sarı benek yellow spot n.
sarı benek macula n.
göz biçimli benek ocellation n.
Printing
kaplama kağıdı üzerinde kaplama karışımdaki bir yağ partikülünün neden olduğu bir benek bird's–eye n.
Food Engineering
benek oluşumu pitting n.
Biology
jerminatif benek germinative spot n.
sarı benek yellow spot n.
Marine Biology
beyaz benek ich n.
beyaz benek ichtyophthirius n.
kuzey ve güney amerika'nın atlantik kıyılarına özgü, av sporuna elverişli, kuyruğunun başlangıç kısmında siyah bir benek bulunan bakır rengi büyük bir kaya balığı red drum (sciaenops ocellatus) n.
beyaz benek hastalığı ick n.
beyaz benek hastalığı ichthyophthiriasis n.
beyaz benek hastalığı ichthyophthirius n.
Astronomy
benek bulgurcukları facular granules n.
Zoology
ak benek whall n.
leopar kürkünde yer alan benek kümesi rosette n.
(atın burun delikleri arasında) beyaz benek snip n.
(protozoalarda) göz şeklinde benek stigma n.
(protozoalarda) açık renkli benek stigma n.
(bazı kelebek veya güvelerde) kanatta şeffaf benek speculum n.
Botanic
acı benek (elma) bitter pit n.
ağ benek leke hastalığı blotch n.
halka benek ring spot n.
acı benek hastalığı smallpox n.
(bitkilerde gelişen) farklı renkli benek spot n.
Agriculture
(elma) acı benek hastalığı stippen n.
(elma) acı benek hastalığı baldwin spot n.
Breeding
(sığırlarda) benek spink n.
Archaic
(gözde vb.) benek nubecula n.
Ornithology
bazı kelebeklerin kanatlarındaki göze benzeyen benek eyespot n.
avrasya'ya özgü yanaklarında birer siyah benek bulunan bir serçe whitecap (passer montanus) n.
kanatlarında birer beyaz benek ve kafasında sarı sarkık gerdanları bulunan, genellikle ehlileştirilebilir olup konuşabilen asya'ya özgü bir sığırcık hill myna (gracula religiosa) n.
avrasya'ya özgü yanaklarında birer siyah benek bulunan bir serçe mountain sparrow n.
Entomology
(bazı güvelerin kanatlarında) şeffaf benek fenestra n.
kanatlarında içinde farklı renkte iki nokta bulunan göz benzeri bir benek olan (kelebek) bipupillate adj.