bir sürü - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

bir sürü



Bedeutungen von dem Begriff "bir sürü" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 36 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bir sürü lots of adj.
General
bir sürü heap n.
bir sürü reams of letters n.
bir sürü quiverful n.
bir sürü a spate of adj.
bir sürü a host of adj.
bir sürü heaps of adj.
bir sürü a raft of adj.
bir sürü a great number of adj.
bir sürü a wodge of adj.
bir sürü row upon row adj.
bir sürü lots and lots adj.
bir sürü loads of adj.
bir sürü reams of adj.
bir sürü a swarm of
Phrases
bir sürü a whole bunch of
Colloquial
bir sürü boatload
bir sürü like heck
bir sürü in droves
bir sürü like hell
bir sürü lotta (lot of)
Idioms
bir sürü coming out of one's ears
bir sürü out in large numbers
bir sürü an ocean of someone or something
bir sürü whole mess of someone or something
bir sürü oceans of someone or something
bir sürü a hell of a lot
bir sürü a hundred and one
bir sürü out in droves
Slang
bir sürü shitload
bir sürü dickload of
British Slang
bir sürü hunners
bir sürü shit load of
bir sürü telephone numbers
bir sürü mob-handed
bir sürü arse load

Bedeutungen, die der Begriff "bir sürü" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 50 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bir sürü bira içmek beer up v.
bir sürü borcu olmak owe a lot of money v.
bir sürü el hareketi yapmak make a lot of hand gestures v.
bir sürü hap almak take too many pills v.
bir sürü iltifat almak get a lot of compliments v.
bir sürü yalan pack of lies n.
bir sürü yalan a pack of lies n.
bir sürü yalan a tissue of lies n.
bir sürü yalan dolan bag of tricks n.
karışık ve sık bir sürü huddle n.
karmakarışık bir sürü (şey) welter n.
bir sürü olan (çok) abounding adj.
birbirini takip eden bir sürü (kimse) succession of adj.
Phrasals
bir dolu/sürü (parası/arkadaşı vb) olmak lousy with someone or something
birine (bir sürü) bir şeyler vermek ply somebody with something
sürü/kalabalık halinde bir yerden çıkmak throng out of something
sürü/kalabalık halinde bir yere girmek throng into something
Colloquial
bir dolu/sürü a mess of (something)
bir sürü angarya iş too many chores
bir sürü soru sormak ask a lot of questions
Idioms
(bir sürü sembol ve kısaltma içeren) anlaşılması zor dil alphabet soup
aynı anda bir sürü değişik işle uğraşmak have many irons in the fire
aynı anda bir sürü işle uğraşmak have a finger in every pie
aynı anda bir sürü planı olmak have many irons in the fire
bir dolu/sürü/yığın çöp a load of rubbish
bir sürü çocukları olmak keep the stork busy
bir sürü çocukları olmak keep the stork flying
bir sürü hap almak pop pills
bir sürü insan all the world and his wife
bir sürü insan the world and his wife
bir sürü kişi every man and his dog
bir sürü saçmalık/ıvır zıvır a load of rubbish
bir sürü sorun a ton of trouble
bir sürü yemeği marifetle yapabilmek cook up a storm
bir sürü/çok wealth of something
kafasında bir sürü sorun olmak have a lot on one's mind
karşı cinsten bir sürü arkadaşı olmak play the field
ve bunun gibi bir sürü saçma şey and all that jazz
Speaking
arabama bir sürü insan doldurma don't load down my car with too many people
arabamı bir sürü insanla doldurma don't load down my car with too many people
bir sürü balık gördüm I saw many fish
bir sürü telefon aldım i got a lot of calls
bir sürü yiyeceğimiz var we've got lots of food
birlikte bir sürü para kazanacağız we're going to make a lot of money together
geldiği yerde bundan bir sürü daha var there will be plenty more where that came from
okulda bir sürü arkadaşım var i have a lot of friends at school
orada başka bir sürü insan olabilir there could be lots of other people
orada bir sürü fotoğraf çek take a lot of photos there
şansıma bir sürü otobüs vardı luckily there were plenty of buses
yapacak bir sürü işim var I have scores of things to do