many - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

many

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "many" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 22 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
many adj. birçok
many adv. çok
General
many n. çoğu
many adj. nice
many adj. binbir türlü
many adj. hayli
many adj. kaç
many adj. bir hayli
many adj. sürüsüne bereket
many adj. bir çok
many adj. birçok
many adj. bir yığın
many adj. sayılabilenler için ne kadar
many adv. çok
many adv. bini bir paraya
many pron. bir çoğu
many pron. birçoğu
Technical
many çoğu
many çok
many birçoğu
Places
many louisiana eyaletinde yerleşim yeri
Ottoman Turkish
many müteaddit

Bedeutungen, die der Begriff "many" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 471 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be a weave of so many things v. her tarakta bezi olmak
change hands many times v. elden ele dolaşmak
deal with the problem from many aspects v. konuyu çeşitli açılardan ele almak
go many places v. bir çok yere gitmek
have many meanings v. birden çok anlama sahip olmak
have many meanings v. birden çok anlamı olmak
have many meanings v. birden çok anlama gelmek
have many projects going at once v. bin tarakta bezi olmak
have many things in common v. bir çok ortak özelliği olmak
have many things to do v. yapacak çok şeyi olmak
have many things to do v. yapacak çok işi olmak
know many languages v. çok dil bilmek
last for many hours v. saatlerce sürmek
log many nautical miles up on its last voyage v. (gemi) son yolculuğunda çok mesafe/deniz mili katetmek
resemble in many aspects v. birçok açıdan benzemek
resemble in many aspects v. bir çok açıdan benzemek
take too many pills v. bir sürü hap almak
many body effect n. çok kütleli etki
many electron theory n. çok eletronlu yapılar kuramı
many friends n. bir çok arkadaş
many friends n. çok sayıda arkadaş
many industries n. bir çok endüstri
many of n. in birçoğu
many of which n. nın çoğu
many of which n. nın bir çoğu
many people n. birçok kişi
many-sidedness n. çok kısımlılık
many-sidedness n. çok taraflılık
many-sidedness n. çok bölümlülük
many-valued logic n. çoklu değerli mantık
number of many figures n. çok büyük sayı
revolutions in many fields/areas n. bir çok alandaki devrimler
too many papers n. kağıt kalabalığı
a good many adj. hayli
a good many adj. birçok
a great many adj. pek çok
a great many adj. çok
a great many adj. epey
a great many adj. bir hayli
as many as adj. kadar çok
great many adj. bin bir
having many bright colours adj. alacalı bulacalı
having many folds adj. katmerli
having many problems adj. problemli
like many others adj. birçokları gibi
many a (somebody/something) adj. birçok
many in number adj. sayıca fazla
many more adj. çok
many-colored adj. çok renkli
many-colored adj. rengarenk
many-coloured adj. çok renkli
many-coloured adj. rengarenk
many-sided adj. çok yanlı
many-sided adj. kozmos
many-sided adj. çok bölümlü
many-sided adj. çok taraflı
many-sided adj. çok kısımlı
with many knots adj. düğüm düğüm
a good many adv. çokça
a good many adv. oldukça
a good many adv. epeyce
at many points adv. bir çok noktada
at many points adv. bir çok bakımdan
for many a long year adv. yıllar yılı
for many centuries adv. yüzyıllardır
for many centuries adv. yüzyıllardan beri
for many centuries adv. asırlardır
for many miles around adv. bütün civarda
for many years adv. yıllarca
for many years adv. yıllardan bu yana
for many years adv. yıllardır
for many years adv. uzun yıllardan beri
for many years adv. uzun yıllardır
for many years adv. yıllardan beri
in many aspect adv. birçok anlamda
in many aspects adv. birçok yönden
in many cases adv. bir çok durumda
in many countries adv. birçok ülkede
in many different ways adv. bir çok farklı şekilde
in many fields adv. birçok sahada
in many instances adv. çok kez
in many respects adv. birçok hususta
in many respects adv. bazı yönlerden
in many respects adv. birçok yönden
in many respects adv. birçok bakımdan
in many ways adv. bir çok bakımdan
in many ways adv. birçok hususta
in many ways adv. birçok yönden
in so many words adv. açıkça
in so many words adv. açık seçik bir şekilde
many a time adv. çok kere
many a time adv. birçok kere
many a time adv. çoğu kez
many a time adv. birbiri ardınca
many a time adv. art arda
many times adv. çok kez
many times adv. birçok kere
many times adv. kerrat
many times adv. çok defa
many times adv. pek çok kez
many times adv. çok kere
many times more adv. kat kat fazla
many times more adv. kat kat
many times more adv. kat be kat
many years ago adv. seneler evvel
many years ago adv. yıllar önce
many years ago adv. seneler önce
many years ago adv. çok seneler önce
many years ago adv. yıllar evvel
many years since adv. bundan çok sene evvel
over the course of many years adv. yıllardır
over the course of many years adv. yıllar boyunca
so many times adv. birçok defa
many of you pron. pek çoğunuz
one too many pron. fazla gelen
one too many pron. istenilmeyen
many happy returns interj. nice mutlu senelere
Phrases
according to many researchers birçok araştırmacıya göre
after many years yıllar sonra
after many years seneler sonra
as many as it takes ne kadar gerekirse
as many times as possible mümkün olduğu kadar çok kez
for me and many people benim ve bir çok insan için
going back many years uzun yıllara dayanan
in so many words açıkça
in so many words uzun uzadıya
in so many words harfi harfine
just one option among many birçok seçenekten yalnızca/sadece biri
many happy returns of the day nice mutlu yıllara
many of the best players en iyi oyuncuların bir çoğu
many of them çoğu
many of us birçoğumuz
of many years uzun yıllara dayanan
one too many for şaşırtan
one too many for üstün gelen
one too many times birçok kereler
pretty many haylice
so many bu kadar
so many pekçok
this many a day hayli zamanlar
this many a day çoktan beri
too many fazla
too many çok fazla miktarda
too many çok fazla
Proverb
a word to the wise is enough, and many words won't fill a bushel anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az
cowards die many times before their death korkaklar ölmeden önce defalarca ölür
cowards die many times before their death korkaklar (ölmeden önce) bin defa ölür
cowards die many times before their deaths korkaklar (ölmeden önce) bin defa ölür
cowards die many times before their deaths korkaklar ölmeden önce defalarca ölür
cowards die many times before their deaths korkunun ecele faydası yoktur
cowards die many times before their deaths korkaklar bin defa ölür
he who begins many things, finishes but few çok işe başlayan az iş bitirir
many a little makes a mickle damlaya damlaya göl olur
many a mickle makes a muckle damlaya damlaya göl olur
many a true word is spoken in jest her şakada bir doğruluk payı vardır
many a true word is spoken in jest her şakada bir gerçeklik payı vardır
many a true word is spoken in jest her şakada bir gerçek payı vardır
many are called but few are chosen çoğu (bir çok kişi) çağrılır pek azı seçilir
many hands make light work bir elin nesi var iki elin sesi var
many hands make light work birlikten kuvvet doğar
many hands make light work az eli aşta gör çok eli işte gör
many small make a great damlaya damlaya göl olur
so many countries so many customs ne kadar çok ülke o kadar fazla adet
success has many fathers; failure is an orphan başarıyı sahiplenen çoktur; başarısızlık ise yetimdir
success has many fathers; failure is an orphan başarının ana babası çoktur, başarısızlık ise yetimdir
there is many a true word spoken in jest her şakada bir gerçek payı vardır
there is many a true word spoken in jest çoğu doğru söz vardır ki şakacıktan söylenmiştir
there is many a true word spoken in jest her şakanın altında bir gerçek yatar
there's many a good tune played on an old fiddle yaşlılar çok yetenekli olabilir
there's many a slip 'twixt the cup and the lip dereyi görmeden paçayı sıvama
there's many a true word spoken in jest her şakada bir gerçeklik payı vardır
there's many a true word spoken in jest her şakada bir gerçek payı vardır
there's many a true word spoken in jest her şakada bir doğruluk payı vardır
too many chiefs and not enough indians sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa?
too many chiefs, not enough indians sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa?
too many cooks spoil the broth nerede çokluk orada bokluk
too many cooks spoil the broth horozu çok olan köyün sabahı geç olur
too many cooks spoil the broth horozu çok olan köyde sabah geç olur
too many cooks spoil the stew horozu çok olan köyde sabah geç olur
too many cooks spoil the stew nerede çokluk orada bokluk
Colloquial
a man of many parts on parmağında on marifet
a man of many parts elinden birçok iş gelen kimse
a man of many parts çok yönlü kişi
for how many days kaç gündür
for how many years kaç yıldır
for how many years kaç senedir
for many a long day uzun zamandan beri
for many a long day çok uzun süredir
for many reasons pek çok nedenden ötürü
for many reasons pek çok nedenden dolayı
for many years senelerdir
for many years uzun yıllar boyunca
many times birçok defa
many times birçok kere
many times birçok kez
one too many haddinden fazla içmiş
one too many kalabalık eden
one too many içkiyi fazla kaçırmış
one too many fazlalık
one too many birbiri ardına (içki vb)
one too many fazlasıyla
too many attempts çok sayıda girişim
too many attempts bir çok girişim
too many chores bir sürü angarya iş
Idioms
do not have too many irons in the fire bir koltuğa iki karpuz sığmaz
have a few too many içkiyi fazla kaçırmak
have a few too many sarhoş olmak
have many irons in the fire aynı anda bir sürü değişik işle uğraşmak
have many irons in the fire değişik alanlarda aynı anda değişik işler yapmak
have many irons in the fire kırk tarakta bezi olmak
have many irons in the fire aynı anda bir sürü planı olmak
have one too many içkiyi fazla kaçırmak
have one too many sarhoş olmak
have one too many g and t's içkiyi (özellikle cin/tonik) fazla kaçarmak
have one's finger in too many pies çok fazla/bin/kırk/her tarakta bezi olmak
have too many irons in the fire kırk tarakta bezi olmak
just how many tamı tamına ne kadar
just how many tamamı kaç tane
know how many beans make five cin gibi olmak
man of many talents on parmağında on marifet olan kimse
many (and many)'s the time bir çok defa/kere
many moons ago çok uzun zaman önce
too many chiefs and not enough indians emir veren çok çalışan yok
too many cooks spoil the broth horozun çok olduğu yerde sabah erken olur
too many cooks spoil the broth horozu çok olan köyde sabah erken olur
too many cooks spoil the broth nerede çokluk orda bokluk
too many cooks spoil the broth nerde çokluk orda bokluk
too many cooks spoil the broth nerde çokluk, orada bokluk
too many pilots sink the ship bir çöplükte iki horoz ötmez
Speaking
and many more daha birçokları
as many of you know çoğunuzun bildiği üzere
as many of you know çoğunuzun bildiği gibi
did you have many toys? çok oyuncağın var mıydı?
don't load down my car with too many people arabamı bir sürü insanla doldurma
don't load down my car with too many people arabama bir sürü insan doldurma
find out how many minutes left kaç dakika kaldığını öğrenmek
for how many years have you been in this industry? kaç senedir bu sektördesiniz?
for how many years have you been in this industry? kaç yıldır bu sektördesiniz?
he doesn't talk to many people çok insanla konuşmaz
he saved my life many times hayatımı pek çok kez kurtardı
how many ne kadar
how many kaç
how many nice
how many kaç tane
how many (people) kaç kişi
how many bodies did you say there were? kaç ceset var demiştiniz?
how many bodies did you say there were? kaç ceset var demiştin?
how many books are there in the room? odada kaç kitap var?
how many books can he buy? o kaç kitap satın alabilir?
how many books did you read? kaç kitap okudun?
how many books did you read? kaç tane kitap okudun?
how many brothers do you have? kaç erkek kardeşin var?
how many brothers does he have? onun kaç erkek kardeşi var?
how many brothers does she have? onun kaç erkek kardeşi var?
how many calories are there in a banana? bir muzda kaç kalori vardır?
how many cats do you have? kaç kediniz var?
how many cats do you have? kaç tane kediniz var?
how many cats do you have? kaç kedin var?
how many cats do you have? kaç tane kedin var?
how many children are missing? kaç çocuk kayıp?
how many children do you have? kaç çocuğunuz var?
how many children do you have? kaç çocuğun var?
how many children do you have? kaç tane çocuğunuz var?
how many children do you have? kaç tane çocuğun var?
how many children does he have? onun kaç çocuğu var?
how many children does she have? onun kaç çocuğu var?
how many cigarettes have you smoked today? bugün kaç tane sigara içtin
how many cigarettes have you smoked today? bugün kaç sigara içtin?
how many classes do you have in a day? günde kaç dersin var?
how many countries have you been to? kaç ülkeye gittin?
how many countries have you been to? kaç ülkeyi ziyaret ettin?
how many countries have you been to? kaç ülkede bulundun?
how many countries have you visited? kaç ülkeyi ziyaret ettin?
how many countries have you visited? kaç ülkede bulundun?
how many countries have you visited? kaç ülkeye gittin?
how many days kaç gün
how many days ago? kaç gün önce?
how many days are there in a week? bir haftada kaç gün vardır?
how many days are there in a week? bir haftada kaç gün var?
how many days later? kaç gün sonra?
how many days left kaç gün kaldı
how many days will you stay? kaç gün kalacaksınız?
how many do you want? kaç tane istiyorsun?
how many dogs do you have? kaç tane köpeğin var?
how many dogs do you have? kaç köpeğin var?
how many dogs do you have? kaç tane köpeğiniz var?
how many drinks did you have? kaç içki içtin?
how many drinks did you have? ne kadar içtin?
how many drinks did you have? kaç tane içtin?
how many each kaçar
how many eggs does a chicken lay per day? bir tavuk bir günde kaç defa yumurtlar?
how many floors kaç katlı
how many friends do you have? kaç tane arkadaşın var?
how many friends do you have? kaç arkadaşın var?
how many friends do you have? kaç arkadaşınız var?
how many friends do you have? kaç tane arkadaşınız var?
how many hours a day do you study? günde kaç saat ders çalışıyorsun?
how many hours did it take kaç saat aldı
how many hours did it take kaç saat sürdü
how many hours do you sleep at night? gece kaç saat uyursun?
how many hours do you sleep each night? her gece/geceleri kaç saat uyursun?
how many hours does it take kaç saat sürer
how many kids do you have? kaç tane çocuğun var?
how many kids do you have? kaç çocuğun var?
how many kids do you have? kaç çocuğunuz var?
how many kids do you have? kaç tane çocuğunuz var?
how many kids does he have? onun kaç çocuğu var?
how many kids does she have? onun kaç çocuğu var?
how many kilograms kaç kilogram
how many kilograms kaç kilo
how many languages can you speak? kaç dil konuşabiliyorsunuz?
how many languages can you speak? kaç dil konuşabiliyorsun?
how many languages do you speak? kaç dil biliyorsun?
how many languages do you speak? kaç dil biliyorsunuz?
how many languages do you speak? kaç dil konuşuyorsun?
how many languages do you speak? kaç dil konuşuyorsunuz?
how many lights are there in this room? bu odada kaç lamba var?
how many litres kaç litre
how many litres of water do you drink per day? günde kaç litre su içersin?
how many litres of water do you drink per day? günde kaç litre su içiyorsun?
how many meals do you eat a day? günde kaç öğün yemek yiyorsunuz?
how many meals do you eat a day? günde kaç öğün yersin/yersiniz?
how many meals do you eat a day? günde kaç öğün yemek yiyorsun?
how many meals do you eat a day? günde kaç öğün yemek yersin?
how many meals do you have a day? günde kaç öğün yersin/yersiniz?
how many meals do you have a day? günde kaç öğün yemek yiyorsun?
how many meals do you have a day? günde kaç öğün yemek yersin?
how many meals do you have a day? günde kaç öğün yemek yiyorsunuz?
how many minutes kaç dakika
how many mobile phones did you buy? kaç tane cep telefonu satın aldınız?
how many mobile phones did you buy? kaç tane cep telefonu satın aldın?
how many months are there in a year? 1 yılda kaç ay var?
how many months are there in a year? bir yılda kaç ay vardır?
how many months are there in a year? 1 yılda kaç ay vardır?
how many months pregnant are you? kaç aylık hamilesiniz?
how many more people have to die before this is over? bu sona ermeden daha kaç kişi ölmek zorunda?
how many nights will you stay? kaç gece kalacaksınız?
how many nights? kaç gecedir?
how many of these people? bu insanların kaç tanesi?
how many of these people? bu insanların ne kadarı?
how many of these people? bu insanların kaçı?
how many of you have been in jail for any length of time? kaçınız belli bir süre hapiste yattınız?
how many of you have gotten sick? kaçınız hastalandı?
how many of you survived? kaçınız hayatta kaldı?
how many of you survived? sizden kaç kişi kurtuldu?
how many of you survived? kaçınız kurtuldu?
how many of you? kaçınız?
how many pages do you read in an hour? bir saatte kaç sayfa okursun?
how many pencils have you got kaç kalemin var
how many people kaç kişi
how many people are here from turkey? burada türkiye'den kaç insan var
how many people are there in your family? ailende kaç kişi var?
how many people are working on this case? bu davada kaç kişi çalışıyor?
how many people have you killed? şimdiye kadar kaç kişiyi öldürdün?
how many persons kaç kişi
how many pieces are there? kaç parça var?
how many questions did you answer? kaç soru cevapladın?
how many rooms are there in your house? eviniz kaç odalı?
how many rooms are there in your house? evinde kaç oda?
how many rooms are there in your house? evin kaç odalı?
how many rooms are there in your house? evinizde kaç oda var?
how many rooms do you want? kaç tane oda istersiniz?
how many rooms does your house have? eviniz kaç odalı?
how many rooms does your house have? evinde kaç oda var?
how many rooms does your house have? evinizde kaç oda var?
how many siblings do you have kaç kardeşsiniz
how many siblings do you have kaç kardeşsin
how many siblings do you have kaç kardeşiniz var
how many siblings do you have kaç kardeşin var
how many sisters do you have? kaç kız kardeşin var?
how many students are there in your class? sınıfında kaç öğrenci var?
how many survived? kaç kişi kurtuldu?
how many there were? kaç kişiydiler?
how many there were? kaç kişilerdi?
how many times kaç kere
how many times kaç defa
how many times kaç kez
how many times a day do you brush your teeth? günde kaç kere dişini fırçalarsın?
how many times a day do you brush your teeth? günde kaç defa dişini fırçalarsın?
how many times a day do you brush your teeth? günde kaç sefer dişlerini fırçalarsın?
how many times a day do you brush your teeth? günde kaç sefer dişini fırçalarsın?
how many times a day do you brush your teeth? günde kaç kere dişlerini fırçalarsın?
how many times a day do you brush your teeth? günde kaç kez dişini fırçalarsın?
how many times a day do you brush your teeth? günde kaç kez dişlerini fırçalarsın?
how many times a day do you brush your teeth? günde kaç defa dişlerini fırçalarsın?
how many times do I have to tell you? sana bunu kaç kez söyleyeceğim?
how many times do I have to tell you? sana kaç kere daha söylemem gerek?
how many times do I have to tell you? sana bunu kaç kez söylemeliyim?
how many times do i have to say it? bunu daha kaç kere söylemem gerek?
how many times do i have to tell you? sana daha kaç kere söylemem gerekiyor?
how many times do i have to tell you? sana daha kaç kez söylemem gerekiyor?
how many times do i have to tell you? size daha kaç kez söylemek zorundayım?
how many times do i have to tell you? sana kaç kere söylemek zorundayım?
how many times do i have to tell you? sana daha kaç defa söylemem gerekiyor?
how many times do i have to tell you? sana kaç defa söylemek zorundayım?
how many times do you brush your teeth a day? günde kaç kere dişlerini fırçalarsın?
how many times have i listened to you about this? bunun hakkında anlattıklarını kaç kere dinledim?
how many times have i told you? sana kaç kere söyledim?
how many times must i tell you? sana kaç kere söylemeliyim? sana kaç kere anlatmalıyım?
how many vehicles were involved in the crash? kazaya kaç araç karıştı?
how many weeks are you? kaç haftalık hamilesin?
how many weeks pregnant are you kaç haftalık hamilesin?
how many weeks pregnant are you? kaç haftalık hamilesin?
how many weeks pregnant are you? kaç haftalık hamilesiniz?
how many women have you been with? kaç kadınla birlikte oldun?
how many years ago kaç sene önce
how many years ago kaç yıl önceydi
how many years ago kaç yıl önce
how many you got? elinde kaç tane var?
how many/much do you want? ne kadar istiyorsunuz?
how many/much do you want? ne kadar istiyorsun?
how many? kaç tane?
I saw many fish bir sürü balık gördüm
i didn't know you had so many hidden talents sende ne cevherler varmış böyle bilmiyordum
i have many wishes çok dileğim
i have many wishes birçok dileğim var
i have many wishes çok sayıda dileğim
i have so many regrets pişmanlık duyduğum çok şey var
it's many a long day since ne zamandan beri
many happy returns of the day nice nice mutlu yıllara
many thanks çok teşekkürler
many thanks to all who supported destek olan herkese çok teşekkürler
our country has got many problems ülkemizin birçok sorunu var
our country has many problems ülkemizin birçok sorunu var
so many belirli bir miktar
there are many citities in marmara region marmara bölgesinde bir çok şehir vardır
there are many festivals here in the summer burada yazları bir çok festival var
there are many miracles birçok mucize vardı
there are many people around me çevremde çok sayıda insan var
there are many things birçok şey var
there are many things to tell anlatacak çok şey var
there are many ways to be successful başarılı olmanın birçok yolu vardır
there are many ways to do it bunu yapmanın birçok yolu var
there are many ways to do this bunu yapmanın birçok yolu var
there are so many things i will miss özleyeceğim çok fazla şey var
there's just so many cool things o kadar çok süper şey var ki
there's so many things i want to do yapmak istediğim çok şey var
to many happy years nice mutlu senelere
to many happy years nice mutlu yıllara
too many chiefs and not enough indians sen ağa, ben ağa, inekleri kim sağa?
we have heard these excuses many times bu bahaneleri çok duyduk
we've done this many times bunu pek çok kez yaptık
Trade/Economic
too many papers kağıt kalabalığı
Technical
many electron theory çokelektronlu yapılar kuramı
many-to-many çoktan çoka
many-to-one çoktan bire
one-to-many birden çoka
write once read many bir kere yazılır bellek
write-once-read-many bir defa yaz çok defa oku
Computer
many pages birden çok sayfa
many pages çok sayfa
many-to-1 birden fazlayı bire eşleştirme
one to many bire çok
one-to-many bir-çok
too many drives çok fazla sürücü var
too many errors çok fazla hata
too many files çok fazla dosya
too many irqs çok fazla ırq var
too many tags çok fazla etiket
write-once read-many bir kere yazılır bellek
write-once-read-many bir kere yazılır bellek
Informatics
many-to-one relationship çoktan bire ilişki
many-valued logic çok değerli mantık
one-to-many birden çoğa
write-once-read-many bir yaz-çok oku
Math
infinitely many solution sonsuz sayıda çözüm
many valued function çokdeğerli fonksiyon
many-sided çok yönlü
many-sided çokkenar
many-sided çokyüzlü
Proverbs
too many cooks spoil the broth nerede çokluk orda bokluk