hayli - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hayli



Bedeutungen von dem Begriff "hayli" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 18 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
hayli a good bit n.
hayli respectable adj.
hayli round adj.
hayli many adj.
hayli a good many adj.
hayli considerable adj.
hayli quite adj.
hayli plenty of adj.
hayli much adv.
hayli sort of adv.
hayli highly adv.
hayli fairly adv.
hayli in a manner adv.
hayli a lot adv.
hayli a good deal adv.
hayli a great deal adv.
hayli well adv.
hayli pretty adv.

Bedeutungen, die der Begriff "hayli" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 65 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bir hayli dinlenmek get plenty of rest v.
bir hayli a fair sum n.
bir hayli a fair amount n.
bir hayli zaman plenty of time n.
hayli mesafe a good way n.
hayli uzun zaman a good long time n.
bir hayli numerous adj.
bir hayli a great many adj.
bir hayli a world of adj.
bir hayli pretty adj.
bir hayli many adj.
bir hayli a good adj.
bir hayli ağır quite heavy adj.
bir hayli etkili highly influential adj.
bir hayli sıkıcı pretty boring adj.
bir hayli sıra dışı highly unusual adj.
bir hayli tesirli highly influential adj.
hayli etkili highly effective adj.
hayli geçmiş well past adj.
hayli güç pretty difficult adj.
hayli tesirli highly effective adj.
yaşı hayli ilerlemiş well on in life adj.
bir hayli numerously adv.
bir hayli not a little adv.
bir hayli notably adv.
bir hayli a good deal adv.
bir hayli by far adv.
bir hayli considerably adv.
bir hayli some adv.
bir hayli quite adv.
bir hayli a great deal adv.
bir hayli along about adv.
bir hayli rather adv.
bir hayli highly adv.
bir hayli fazla devil a lot adv.
bir hayli zaman quite a while adv.
bir hayli zaman önce quite a while ago adv.
bitiş çizgisinin hayli ötesinde well beyond the finish line adv.
hayli çeşit sort of adv.
hayli miktarda deuce of a lot adv.
otuzunu hayli geçmiş well past thirty adv.
bir hayli kalabalık a good few pron.
Phrases
diğerlerinden de bir hayli whole bunch of others v.
hayli zamanlar this many a day
Colloquial
bir hayli by a long chalk
bir hayli çok quite a few
bir hayli çok quite a bit
bir hayli çok quite a number
bir hayli çok quite a lot
kendinden yaşça bir hayli küçük birisiyle çıkan cradle-robber
kendinden yaşça bir hayli küçük birisiyle evlenen cradle-robber
Idioms
bir hayli kişisel close to the bone
bir hayli yaşlı at the ripe old age
kendinden yaşça (bir hayli) küçük birisiyle çıkmak rob the cradle
kendinden yaşça (bir hayli) küçük biriyle evlenmek rob the cradle
kendinden yaşça bir hayli küçük biriyle cinsi münasebette bulunmak rob the cradle
Speaking
aslında bir hayli çoktu it was quite a lot actually
bir hayli bol/boş yerimiz var we have plenty of space
bir hayli kötü görünüyor it looks pretty awful
orasının başka bir yer olduğunu anlamak bir hayli zamanımı almıştı it took me a while to figure out that i was in somewhere else
ortalık bir hayli karışık things are pretty crazy
Slang
bu bir hayli sert bir mal this is some pretty serious stuff
Technical
morötesi ışığına bir hayli saydam olan bir cam uviol glass
British Slang
bir hayli içmiş skinful
bir hayli uğraşmak give it welly