dayanıksız - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

dayanıksız



Bedeutungen von dem Begriff "dayanıksız" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 20 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
dayanıksız flimsy adj.
dayanıksız invertebrate adj.
dayanıksız soft adj.
dayanıksız fugacious adj.
dayanıksız indurable adj.
dayanıksız instable adj.
dayanıksız feeble adj.
dayanıksız frail adj.
dayanıksız not enduring adj.
dayanıksız nondurable adj.
dayanıksız pasteboard adj.
dayanıksız sleazy adj.
dayanıksız not fast adj.
dayanıksız weak adj.
dayanıksız perishable adj.
dayanıksız shaky adj.
dayanıksız vulnerable adj.
Medical
dayanıksız labile
dayanıksız unstable
Chemistry
dayanıksız labile

Bedeutungen, die der Begriff "dayanıksız" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 28 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
dayanıksız olmak wear badly v.
dayanıksız ev aletleri non-durable household goods n.
dayanıksız iş house of cards n.
dayanıksız şey cobweb n.
dayanıksız tüketim malları consumer non-durables n.
dayanıksız tüketim malları consumer nondurables n.
dayanıksız (yiyecekler) perishable adj.
en dayanıksız flimsiest adj.
ışığa karşı dayanıksız photolabile adj.
dayanıksız bir biçimde flimsily adv.
dayanıksız bir biçimde frailly adv.
Trade/Economic
dayanıksız mallar non durable goods
dayanıksız mallar non-durables
dayanıksız tüketim malları nondurable goods
dayanıksız tüketim malları consumer nondurable goods
Technical
ateşe dayanıksız non-fire-resistant
ateşe dayanıksız yakıt hortumu non-fire resistant fuel hose
dayanıksız aletler perishable tools
dayanıksız bileşik unstable compound
don tesirine dayanıksız subject to frost attack
ısıya dayanıksız temperature sensitive
yüke dayanıksız non-load bearing
Aeronautic
yüke dayanıksız kaplama non-load bearing pavement
Medical
ısıya dayanıksız heat-labile
Biochemistry
ısıl dayanıksız thermolabile
Botanic
soğuğa karşı dayanıksız bitki half-hardy
Military
dayanıksız füze rampası soft missile base
dayanıksız ikmal malzemeleri deteriorating supplies