dispersal - Türkisch Englisch Wörterbuch

dispersal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dispersal — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /dɪˈspɝːsəl/ – BrE /dɪˈspɜːsəl/)
Wortart:
İsim: dispersal (uncountable)
Synonyme:
scattering, diffusion

Bedeutungen von dem Begriff "dispersal" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 10 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
dispersal n. dağıtım
This drone is used for the dispersal of fertilizer.
Bu dron gübre dağıtımında kullanılıyor.

More Sentences
dispersal n. yayılma
Birds are an important reservoir and means of dispersal.
Kuşlar önemli bir rezervuar ve yayılma aracıdır.

More Sentences
dispersal n. dağılış
dispersal n. çözülüm
dispersal n. dağılma
dispersal n. dağıtma
dispersal n. dağıtılma
Technical
dispersal n. dağılma
Medical
dispersal adj. dispersal
Environment
dispersal n. hayvan, bitki veya tohumların yeni alanlara yayılması

Bedeutungen von dem Begriff "dispersal" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Medical
dispersal dispersal adj.

Bedeutungen, die der Begriff "dispersal" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 12 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
radiological dispersal device n. kirli bomba
Law
dispersal zone [uk] n. polisin veya topluluk destek yetkilisinin iki veya daha fazla kişilik grupları 24 saatliğine dağılmaya zorlayabileceği alan
dispersal prison n. en tehlikeli mahkumlara ayrılmış hapishane
Technical
plume dispersal n. duman dağılımı
Telecom
energy dispersal technique n. enerji dağıtım tekniği
Biology
biological dispersal n. biyolojik dağılım
Environment
radiation dispersal weapon n. radyasyon saçan herhangi bir silah
Military
aircraft dispersal area n. uçak dağılma sahası
dispersal bays n. uçak refüjleri
dispersal airfield n. dağılma hava alanı
dispersal area n. dağılma alanı
convoy dispersal point n. konvoy dağılma noktası