facility - Türkisch Englisch Wörterbuch

facility

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

facility — Definition

Bedeutung:
tesis, imkân, olanak, beceri
Aussprache (IPA):
(AmE /fəˈsɪləti/ – BrE /fəˈsɪləti/)
Wortart:
İsim: facility (facilities)

Bedeutungen von dem Begriff "facility" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 40 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
facility n. tesis
Polysomnogram (PSG) testing requires that you spend the night in a medical facility.
Polisomnogram (PSG) testi geceyi tıbbi bir tesiste geçirmenizi gerektirir.

More Sentences
General
facility n. yetenek
She has a surprising facility for winter sports.
Kadının kış sporları konusunda şaşırtıcı bir yeteneği var.

More Sentences
facility n. tesis (özel bir hizmet için yapılmış)
The hotel we booked has an excellent wellness facility.
Rezervasyon yaptırdığımız otelde harika bir sağlıklı yaşam tesisi var.

More Sentences
facility n. tesis
Polysomnogram (PSG) testing requires that you spend the night in a medical facility.
Polisomnogram (PSG) testi geceyi tıbbi bir tesiste geçirmenizi gerektirir.

More Sentences
facility n. imkan
None of them have availed themselves of this facility.
Hiçbiri bu imkandan yararlanmadı.

More Sentences
facility n. özellik
Use the search facility to find a specific word in a document.
Bir belgede belirli bir kelimeyi bulmak için arama özelliğini kullanın.

More Sentences
Trade/Economic
facility n. hesap
A good overdraft facility at the bank is needed if money from the Social Fund is to be received.
Sosyal Fon'dan para alınabilmesi için bankada iyi bir kredili mevduat hesabına ihtiyaç vardır.

More Sentences
Computer
facility n. tesis
Polysomnogram (PSG) testing requires that you spend the night in a medical facility.
Polisomnogram (PSG) testi geceyi tıbbi bir tesiste geçirmenizi gerektirir.

More Sentences
Telecom
facility n. tesis
Polysomnogram (PSG) testing requires that you spend the night in a medical facility.
Polisomnogram (PSG) testi geceyi tıbbi bir tesiste geçirmenizi gerektirir.

More Sentences
General
facility n. fırsat
facility n. suhulet
facility n. serbestlik
facility n. uzluk
facility n. istidat
facility n. fesahat
facility n. araç
facility n. hizmet (özel bir)
facility n. sühulet
facility n. yer
facility n. hüner
facility n. rahatlık
facility n. tesisat
facility n. vasıta
facility n. servis
facility n. kolaylık
facility n. olanak
facility n. olanak/kolaylık
facility n. ustalık
facility n. beceri
facility n. uysallık
facility N. imkân
Trade/Economic
facility n. bina
facility n. kredi
facility n. üretime yardımcı olan herhangi bir maddi sabit varlık
Technical
facility n. beceri
facility n. özel bir iş için yapılmış bina
facility n. ustalık
Computer
facility n. kolaylık
Telecom
facility n. olanak
Linguistics
facility n. kolaylık

Bedeutungen, die der Begriff "facility" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
indoor sports facility n. kapalı spor salonu
General
facility management n. tesis yönetimi
new facility inspection n. yeni tesis denetimi
recreational facility n. sosyal tesis
declared facility n. beyan edilen tesis
treatment facility n. arıtma tesisi
emergency operations facility n. acil durum operasyon binası
facility attachment n. tesis ekleri
model facility agreement n. model tesis anlaşması
formerly declared facility inspection n. önceden haberli tesis denetimi
facility agreement n. tesisat anlaşması
production facility n. üretim tesisi
waste water treatment facility n. atıksu arıtma tesisi
athletic facility n. spor tesisi
great facility n. büyük kolaylık
training facility n. eğitim tesisi
riding facility n. binicilik tesisi
bottling facility n. şişeleme tesisi
bottling facility n. şişeleme fabrikası
toilet facility n. umumi tuvalet
bedhouse facility n. fakirlere mahsus bakımevi
wind energy facility n. rüzgar santrali
health facility n. sağlık tesisi
assisted living facility n. yardımlı yaşam tesisi
head of facility n. tesis başkanı
toilet facility n. halka açık tuvalet
pacific nuclear research facility n. pasifik nükleer araştırma tesisi
assisted living facility n. destekli yaşam tesisi
port facility n. liman tesisi
facility manager n. tesis yöneticisi
facility manager n. tesis müdürü
facility director n. tesis yöneticisi
facility layout n. tesis yerleşimi
religious facility n. dini tesis
main facility n. ana tesis
tech facility n. teknoloji tesisi
cafeteria facility n. kafeterya tesisleri
containment facility n. özellikle bilimsel önemi olan bir şeyin belirli sınırlar dahilinde tutulduğu ve korunduğu tesis
correctional facility n. cezaevi
recreation facility n. sosyal tesis
healthcare facility n. sağlık tesisi
research facility n. araştırma tesisi
research facility n. araştırma yapılan merkez
build a facility v. tesis kurmak
have a facility with v. bir beceriye yatkın olmak
Trade/Economic
buffer stock financing facility n. tampon stok finansman kolaylığı
credit facility n. kredi imkanı
revolving underwriting facility n. döner nitelikte yüklenim kolaylığı
credit facility n. kredilendirme
note issuance facility n. euro dolar borç senedi çıkartma kolaylığı
buffer stock financing facility n. tampon stok finansman hesabı
building 214 facility n. bina 214 tesisi
permanent facility n. sabit tesis
compensatory financing facility n. telafi edici finansman kolaylığı
refinery facility n. tasfiye tesisi
facility cost n. tesis kurma masrafları
facility in business n. işlerde kolaylık
tourist facility license n. turistik tesis kurma izni
capital facility n. sabit sermaye değerleri
facility of payment n. tediyede kolaylık
facility of payment n. ödeme kolaylığı
loan facility n. kredi imkanı
multi-option facility n. çok seçenekli kredi
discount facility n. iskonto kredisi
credit facility n. kredi olanağı
credit facility agreement n. kredi tahsis anlaşması
the letter granting the credit facility n. kredi onay mektubu
liquidity facility n. likidite kredisi
backstop facility n. ödeme garantisi anlaşması
storage facility n. depolama tesisi
european financial stability facility n. avrupa finansal istikrar fonu
financing facility n. finansman programı
turkish sustainable energy financing facility n. türkiye sürdürülebilir enerji finansman programı
facility agent n. kredi temsilcisi
facility cost n. tesis bedeli
working capital facility n. işletme sermaye kredisi
suplemental reserve facility n. ek rezerv kolaylığı
primary dealer credit facility n. fed'in acil kredilendirme için kullandığı sistem
revolving loan facility n. döner kredi
revolving loan facility n. rotatif kredi
committed facility n. müşteriye belirli bir faiz oranıyla belirli bir limite kadar para verileceğini taahhüt eden banka sözleşmesi
Law
correctional facility n. ıslahhane
correctional facility n. ıslahevi
juvenile correctional facility n. çocuk cezaevi/ıslah-evi
federal holding facility n. federal tutukevi
correctional facility n. cezaevi
facility [scotland] n. vesayeti gerekçelendirecek derecede zihinsel zayıflık veya etki altında kalma
penal facility n. hapishane
penal facility n. cezaevi
Politics
sme finance facility n. kobi finansman imkanı
waste water treatment facility n. atık su arıtma tesisi
global environmental facility n. küresel çevre imkanı
accommodation facility n. konaklama imkanları
structural adjustment facility (saf) n. yapısal uyum kolaylığı
poverty reduction and growth facility (prgf) n. yoksulluğun azaltılması ve büyüme kolaylığı
vulnerability financing facility n. finansman açığını kapama kolaylığı
exogenous shocks facility (esf) n. dışsal krizlere karşı kolaylık
enhanced structural adjustment facility (esaf) n. genişletilmiş yapısal uyum kolaylığı
supplemental reserve facility n. bütünleyici rezerv kolaylığı
global environment facility n. küresel çevre fonu
diplomatic and/or consular facility n. abd dışişleri bakanlığı'nın yurt dışında yer alan kurumlarına verilen ad
Institutes
global environment facility n. küresel çevre imkanı
Tourism
game facility n. oyun tesisi
auxilliary service facility n. yardımcı hizmet tesisleri
facility under construction n. yapımı devam eden tesis
tourism facility n. turizm tesisi
tourist facility n. turistik tesis
refreshments facility n. yiyecek-içecek tesisi
small-size facility n. küçük ölçekli tesis
nursing and treatment facility n. bakım ve tedavi tesisi
Technical
facility cost n. kurma masrafları
fixed facility n. sabit tesis
occupancy of a software facility n. bir yazılım olanağını kullanım oranı
hold facility n. tutma olanağı
industrial facility n. endüstriyel tesis
maintenance facility n. bakım merkezi
facility cost n. tesis
waste receiving facility n. atık kabul tesisi
recycling facility n. geri dönüşüm tesisi
filling facility n. dolum tesisi
cold storage facility n. soğuk hava tesisi
test facility n. deney tesisi
experimental facility n. test tesisi
experimental facility n. deney tesisi
test facility n. test tesisi
sorting processing and packaging facility n. ayırma işleme ve paketleme tesisi
sensitive compartmented information facility n. devletin gizli bilgilerinin saklanıp kullanılabildiği tesis
Computer
tracing facility n. izleme olanağı
backup facility n. yedekleme merkezi
occupancy of a software facility n. bir yazılım olanağını kullanım oranı
hold facility n. tutma olanağı
pass-through facility n. düzgeçiş olanağı
Informatics
directory facility n. ağ adresleri servisi
transmission facility n. iletim olanakları
transmission facility n. iletim kurulumu
telecommunication facility n. uziletişim olanakları
wireline facility n. telli şebeke
telecommunication facility n. teleiletişim olanakları
Telecom
dialout facility n. dışarıya arama imkanı
directory facility n. ağ adresleri hizmeti
patch and test facility n. yama ve test tesisi
broadband access facility n. genişbant erişim imkanı
loop back facility n. geri döngü imkanı
essential facility n. zorunlu unsur
transmitter shut-off facility n. verici kapatma imkanı
network communication control facility n. şebeke haberleşme denetim özelliği
cellular telecommunications facility n. hücresel telekomünikasyon imkanı hücresel telekomünikasyon tesisi
backup facility n. yedekleme merkezi
Construction
facility design and construction n. bina kullanım alanlarının tasarım ve yapımı
Automotive
private fueling facility n. özel yakıt tesisi