maaş - Türkisch Englisch Wörterbuch

maaş

Bedeutungen von dem Begriff "maaş" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Gastronomy
maas n. güney afrika'ya özgü yoğun kıvamlı ekşitilmiş süt
History
maas n. birinci dünya savaşı'nda amerikan askerlerinin almanlara karşı düzenlediği bir operasyon

Bedeutungen von dem Begriff "maaş" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 35 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
maaş wage n.
A pupil's wage has been introduced for 11 million children from the poorest families.
En yoksul ailelerden gelen 11 milyon çocuk için öğrenci maaşı uygulaması başlatılmıştır.

More Sentences
maaş salary n.
In some cultures, asking for one's salary is considered rude.
Bazı kültürlerde kişinin maaşını sormak kabalık olarak kabul edilir.

More Sentences
General
maaş pension n.
And the war pension I am paid is so, so little.
Ve bana ödenen savaş maaşı çok çok az.

More Sentences
maaş pay n.
I receive my pay on the last day of the month.
Maaşımı ayın son günü alıyorum.

More Sentences
Trade/Economic
maaş salary n.
In some cultures, asking for one's salary is considered rude.
Bazı kültürlerde kişinin maaşını sormak kabalık olarak kabul edilir.

More Sentences
maaş wages n.
The wages of all employees were at once raised, and the hours shortened.
Bütün çalışanların maaşına derhâl zam yapıldı ve çalışma saatleri azaltıldı.

More Sentences
maaş pay n.
I receive my pay on the last day of the month.
Maaşımı ayın son günü alıyorum.

More Sentences
maaş wage n.
A pupil's wage has been introduced for 11 million children from the poorest families.
En yoksul ailelerden gelen 11 milyon çocuk için öğrenci maaşı uygulaması başlatılmıştır.

More Sentences
General
maaş payment n.
maaş earnings n.
maaş allowance n.
maaş compensation n.
maaş emolument n.
maaş gratuity [obsolete] n.
maaş hire n.
maaş fee [dialect] [uk] n.
maaş pay envelope n.
maaş screw [uk] n.
Idioms
maaş pay packet n.
Trade/Economic
maaş earnings n.
maaş stipend n.
maaş emolument n.
maaş payment n.
maaş compensation n.
maaş appointment n.
maaş earning n.
maaş disposable income n.
maaş pennyfee n.
maaş paycheck n.
maaş paycheque n.
maaş resolute [obsolete] n.
maaş pay envelope n.
Law
maaş emolumet n.
Industry
maaş packet [uk] n.
Abbreviation
maaş earn n.

Bedeutungen, die der Begriff "maaş" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(haftalık/aylık) maaş wage n.
maaş kadrosu pay scale n.
maaş (papaz için) stipend n.
maaş günü payday n.
maaş günü pay day n.
maaş kesintileri payroll deductions n.
brüt maaş gross salary n.
aylık (maaş vb) emolument n.
belirli bir süre için her yıl ödenen ve emek karşılığı olmayan maaş annuity n.
maaş farkı wage differential n.
maaş zammı increase in salary n.
asli maaş basic salary n.
maaş bordrosu payroll n.
maaş zammı rise n.
maaş uçurumu wage gap n.
maaş zammı salary increase n.
maaş dışında verilen haklar fringe benefits n.
maaş zammı raise n.
geçindirebilecek maaş living wage n.
maaş verme payoff n.
kesinti (maaş vb) stoppage n.
maaş artışı increase in salary n.
maaş zammı rise in salary n.
maaş artışı rise in salary n.
maaş ödemesi salary payment n.
maaş artışı wage increase n.
maaş zammı wage increase n.
maaş tatmini salary satisfaction n.
net maaş take-home pay n.
düzenli maaş regular salary n.
doğrudan maaş direct salary n.
maaş artı bahşiş salary plus tips n.
yeterli maaş decent salary n.
daha yüksek maaş higher wage n.
fiili hizmette olmayan veya emeklilik dönemindeki ingiliz ordu subayına ödenen indirilmiş maaş half pay n.
ilk maaş handsel n.
şövalyelik tarikatı komutanlığına bağlı maaş ya da sosyal yardım commandry n.
şövalyelik tarikatı komutanlığına bağlı maaş ya da sosyal yardım commandery n.
maaş zarfı pay envelope n.
gıda olarak ödenen maaş posho n.
düşük maaş ile çalışan matbaacı scab n.
açlık sınırı altında kalan maaş starvation wages n.
asgari ücret altı maaş subminimum wage n.
asgari ücretten düşük maaş subminimum wage n.
maaş ödemesi subsist [uk] n.
maaş vermek pay a salary v.
maaş bağlamak put on a salary v.
maaş almak receive a salary v.
maaş dağıtmak pay v.
maaş vermek salary v.
maaş kesmek cut salary v.
maaş ödemek pay somebody a salary v.
maaş azaltmak pay cut v.
maaş almak receive salary v.
maaş ödemek pay salary v.
maaş almak be salaried v.
maaş almak be on a salary v.
maaş bağlamak put (someone) on a salary v.
maaş bağlamak salary v.
iyi bir maaş teklif etmek offer a good salary v.
daha az maaş almak receive a lower salary v.
maaş zamlarını belirlemek determine the pay raises v.
az maaş almak get a low salary v.
düşük maaş almak get a low salary v.
düşük maaş almak get a low salary v.
(maaş) ekleme veya artış yaparak iyileştirmek mend [obsolete] v.
düşük maaş ile geçinmek scuffle v.
maaş vermek stipendiate v.
maaş ödemek stipendiate v.
maaş ile desteklemek stipendiate v.
yükselmiş (fiyat, maaş) escalated adj.
çok tatmin edici (maaş) substantial adj.
maaş vermeyen unrewarding adj.
daha yüksek maaş alanlar higher-paid adj.
yetkileri alınarak yarım veya tam maaş ile emekli edilmiş (subay) reformed [obsolete] adj.
maaş ödemeyen uncompensated adj.
maaş verilmeyen unsalaried adj.
maaş ödenmeyen unpaid adj.
maaş dışı gelir emolument adj.
maaş pusulası payslip N.
maaş sorumlusu paymaster N.
Phrasals
maaş olarak almak pull down v.
maaş almak bring home v.
(bir şey/belirli bir ücret veya maaş) karşılığında çalışmak work for (something) v.
Colloquial
iyi bir maaş a nice paycheck n.
net maaş take-home n.
maaş kesintisi deduck n.
çalıştığı şirketten ayrılmak üzere olan bir çalışanın çalışmadan maaş aldığı dönem gardening leave [uk] n.
askerlikte belirli hizmet sürelerinden sonra verilen maaş zammı fogy n.
askerlikte belirli hizmet sürelerinden sonra verilen maaş zammı fogie n.
askerlikte belirli hizmet sürelerinden sonra verilen maaş zammı fogey n.
maaş artışı pay bump n.
tek maaş, iki çocuk ve dağlar kadar kredi yükü sitcom (single income, two children, oppressive or outrageous mortgage) abrev.
Idioms
maaş günü the day the eagle flies [us] n.
çift maaş alan kişi double-dipper n.
çalışanların az maaş aldıkları kötü çalışma koşullarına sahip işyeri sweat-shop n.
maaş gününe kadar tüm parasını harcamak live paycheck to paycheck [us] v.
maaş gününden maaş gününe yaşamak live payslip to payslip [uk/australia/ireland] v.
Trade/Economic
maaş çeki payroll check n.
maaş verme payoff n.
maaş zammı pay hike n.
maaş farkı pay gap n.
maaş makbuzu pay stub n.
maaş çizelgesi payroll n.
yüksek maaş high salary n.
maaş kademesi salary scale n.
maaş kesintisi wage deduction n.
maaş kademesi echelon n.
yarı maaş half pay n.
maaş zarfı wage packet n.
maaş cetveli payroll n.
maaş beklentisi salary expectation n.
maaş ve ücret wage and salary n.
önceden ödenen maaş advance of wages n.
maaş ve ücretlerden kesilen vergi payroll tax n.
maaş kesintisi salary deduction n.
ücret ve maaş yönetimi wage and salary administration n.
maaş artışı pay increase n.
maaş ve ücretle ilgili her türlü belge ve kayıtlar payroll records n.
olağan dışı başarı için maaş veya ücrete ek olarak yapılan ödeme incentive compensation n.
maaş veya ücretlerin toplamı payroll n.
maaş zammı pay increase n.
maaş ve ücretlerin mamullere ve öteki masraf yerlerine dağıtılması payroll distribution n.
maaş makbuzu paystub n.
maaş veya ücret bordrosu payroll n.
maaş ödendi makbuzu payslip n.
asıl maaş basic salary n.
maaş indirimi pay decrease n.
maaş baremi salary scale n.
maaş yelpazesi salary range n.
maaş avansı salary advance n.
maaş kesintisi pay cut n.
maaş çeki paycheck n.
maaş tahakkuk bordrosu accrued payroll n.
birikmiş maaş accrued salary n.
maaş avansı advance on salary n.
tahakkuk etmiş maaş accrued salary n.
aylık maaş monthly salary n.
haftalık maaş bordrosu weekly payroll n.
ilave maaş extra pay n.
ilk maaş initial salary n.
maaş bordrosu list of salaries n.
maaş günü pay day n.
maaş cetveli scale of salaries n.
maaş cetveli payroll sheet n.
maaş haddi pay rate n.
maaş hesabı salary account n.
maaş bordrosu payroll n.
maaş planı pay plan n.
rekabetçi maaş paketi competitive salary package n.