refresh - Türkisch Englisch Wörterbuch

refresh

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

refresh — Definition

Bedeutung:
yenilemek, tazelemek
Aussprache (IPA):
(AmE /rɪˈfrɛʃ/ – BrE /rɪˈfrɛʃ/)
Wortart:
Fiil: refresh (refreshes – refreshed – refreshing)
Synonyme:
renew, revive
Antonyme:
exhaust

Bedeutungen von dem Begriff "refresh" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 33 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
refresh v. ferahlatmak
The old buddies refreshed themselves with a cold beer in the evening.
Eski arkadaşlar akşam kendilerini birer soğuk bira ile ferahlattılar.

More Sentences
refresh v. ferahlamak
General
refresh v. ferahlatmak
The old buddies refreshed themselves with a cold beer in the evening.
Eski arkadaşlar akşam kendilerini birer soğuk bira ile ferahlattılar.

More Sentences
refresh v. canlandırmak
A cup of coffee refreshed me.
Bir fincan kahve beni canlandırdı.

More Sentences
refresh v. yenilemek
Let me refresh the screen as it can't hold a stable image.
Görüntüyü sabit tutamıyor da, o yüzden dur şu ekranı yenileyeyim.

More Sentences
refresh v. tazelemek
These old pictures could perhaps help refresh his memory.
Bu eski resimler belki hafızasını tazelemeye yardım eder.

More Sentences
Technical
refresh v. canlandırmak
A cup of coffee refreshed me.
Bir fincan kahve beni canlandırdı.

More Sentences
General
refresh v. dinçleşmek
refresh v. dinçleştirmek
refresh v. mutlandırmak
refresh v. cana can katmak
refresh v. hayat vermek
refresh v. dinlenmek
refresh v. açılmak
refresh v. canlanmak
refresh v. tazelenmek
refresh v. mutlulandırmak
refresh v. dinlendirmek
refresh v. güçlendirmek
refresh v. serinletmek
refresh v. çabuklaştırmak
refresh v. harekete geçirmek
refresh v. anımsatmak
refresh v. hatırlatmak
refresh v. serinlemek
refresh v. eksiğini tamamlamak
refresh v. noksanını gidermek
refresh v. ferahlandırmak
refresh v. ferahlandırmak
Technical
refresh v. serinletmek
Computer
refresh n. yenile
refresh n. yenile düğmesini tıklatın
refresh expr. tazele

Bedeutungen, die der Begriff "refresh" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 78 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
refresh someone's memory of v. hakkında birinin bilgisini tazelemek
refresh someone's memory of v. hakkında birine bir şeyler hatırlatmak
refresh one's memory v. hafızasını tazelemek
refresh memory v. hafızasını tazelemek
refresh one's knowledge v. bilgilerini tazelemek
refresh oneself v. kendini tazelemek
refresh the memory v. hafızayı tazelemek
Phrasals
refresh (someone, something, or oneself) with (something) v. (birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) daha ilgi çekici bir hale getirmek
refresh (someone, something, or oneself) with (something) v. (birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) yenilemek
refresh (someone, something, or oneself) with (something) v. (birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) canlandırmak
refresh (someone, something, or oneself) with (something) v. (birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) ayıltmak
refresh something with something v. bir şeyi bir şeyle yenilemek
refresh something with something v. bir şeyi bir şeyle hareketlendirmek
refresh (someone, something, or oneself) with (something) v. (birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) hayata döndürmek
refresh (someone, something, or oneself) with (something) v. (birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) diriltmek
refresh someone with something v. birini bir şeyle dinçleştirmek
refresh someone with something v. birini bir şeyle kendine getirmek
refresh (someone, something, or oneself) with (something) v. (birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) kendine getirmek
refresh something with something v. bir şeyi bir şeyle onarmak
refresh (someone, something, or oneself) with (something) v. (birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) tazelemek
refresh someone with something v. birini bir şeyle tazelemek
refresh someone with something v. birini bir şeyle canlandırmak
refresh someone with something v. birini bir şeyle yenilemek
refresh something with something v. bir şeyi bir şeyle canlandırmak
refresh something with something v. bir şeyi bir şeyle renklendirmek
refresh something with something v. bir şeyi bir şeyle açmak
refresh something with something v. bir şeye bir şeyle canlılık kazandırmak
refresh with v. ile hayata döndürmek
refresh with v. ile yenilemek
refresh with v. ile canlandırmak
refresh with v. ile daha ilgi çekici bir hale getirmek
refresh with v. ile kendine getirmek
refresh with v. ile diriltmek
refresh with v. ile dinçleştirmek
refresh with v. ile tazelemek
Technical
logical disk manager refresh n. mantıksal disk yöneticisi yenileme
refresh rate n. yenileme hızı
asynchronous refresh v. zaman uyumsuz yenilemek
Computer
refresh field n. yenileme alanı
screen refresh n. ekran yinelenmesi
alerts refresh rate n. uyarı yenileme hızı
asynchronous refresh n. zamanuyumsuz tazeleme
channel refresh n. kanal tazeleme
channel refresh n. kanal yenileme
default refresh n. varsayılan yenileme
refresh rate n. yenileme oranı
query refresh n. sorgu yenileme
refresh rate n. tarama hızı
refresh rate n. yenileme hızı
refresh interval n. tazeleme sıklığı
refresh rate n. ekran yenilenme sıklığı
refresh status n. yenileme durumu
refresh control n. yenileme denetimi
stop refresh expr. yenilemeyi durdur
refresh screen expr. ekranı yenile
refresh data expr. veriyi yenile
refresh all expr. tümünü yenile
refresh now expr. şimdi yenile
refresh seconds expr. yineleme süresi saniye
refresh on open expr. her açışta yenile
cancel refresh expr. yenilemeyi iptal et
auto refresh expr. otomatik yenile
enable dde refresh expr. dde tazelemeyi etkinleştir
do not refresh expr. yenileme
pivot refresh expr. özet yenile
refresh data expr. veri yenile
refresh icons expr. simgeleri yenile
refresh object expr. nesne yenile
refresh list expr. listeyi yenile
refresh list expr. listesiyi yenile
refresh failed expr. yenileme işlemi tamamlanamadı
refresh your page expr. sayfanı yenile
refresh the page expr. sayfayı yenile
Informatics
refresh cycle n. tazelenme çevrimi
refresh rate n. ekran tazelenme sıklığı
refresh rate n. ekran tarama sıklığı
refresh rate n. yenileme hızı
Telecom
screen refresh n. ekran yenileme