sana - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

sana



Bedeutungen von dem Begriff "sana" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 4 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
sana thee pron.
sana you pron.
Speaking
sana to you
sana for you

Bedeutungen, die der Begriff "sana" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
al sana take it! interj.
yazıklar olsun sana shame on you! interj.
al sana here! interj.
aferin sana attaboy interj.
aferin sana attagirl interj.
ilahi sana goodness upon you! interj.
ilahi sana goodness! interj.
ilahi sana goodness for you! interj.
Phrases
sana uygun very you
tam sana göre very you
sana nasıl davranmalarını istiyorsan diğerlerine öyle davran treat others as you would have them treat you
sana nasıl davranılmasını istiyorsan diğerlerine öyle davran treat others as you would have them treat you
yalancı yalancı sana kimse inanmaz liar liar pants on fire
sana ve ailene mutlu yıllar happy new year to you and your family
sana da mutlu yıllar happy new year to you too
sana doğru towards you
sana benzeyen biri someone like you
gerisi sana kalmış the rest is up to you
ne mutlu sana lucky you
sana katılıyorum i am all yours
Proverb
sen bana yardım et ben de sana yardım edeyim you scratch my back and I scratch yours
dağ sana gelmiyorsa, sen dağa gideceksin if the mountain will not come to Mahomet, Mahomet must go to the mountain
bilmediğin şeyden sana zarar gelmez what you don't know can't hurt you
bilmediğin şeyden sana zarar gelmez what you don't know won't hurt you
eğer sana yardım edilmişse sen de onlara yardım et one good turn deserves another
bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim man is known by the company he keeps
sana sunulan kısmetin değerini bil take the goods the gods provide
sana armağan getiren bir düşmana güvenme beware of greeks bearing gifts
bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim tell me with whom thou goest and i'll tell thee what thou doest
sana yapılan iyiliği mermere, kötülüğü toza yaz write injuries in sand, kindness in marble
başkalarına sana davranılmasını istediğin gibi davran do unto others as you would have them do unto you
bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim tell me who you go with and I'll tell you who you are
sana yapılmasını istmediğini, bir başkasına yapma do unto others as you would they should do unto you
yaptığın iyilik sana geri döner nothing good gets away
sana yapılmasını istemediğini, bir başkasına yapma do unto others as you would have them do unto you
Colloquial
söylemiştim sana here you are
sadece sana for you only
helal olsun sana! bully for you!
gel sana kahvaltı ısmarlayayım come on i'll buy you breakfast
sana... yourself
yazıklar olsun sana! shame on you!
deliyim sana I'm mad about you
hastayım sana I'm mad about you
o zaman sana bir şey dokunmuştur then something didn't agree with you
sana ne! none of your business!
yazık sana you poor thing
sana yakışıyor becoming on you
sana çok ilgiliyim I'm so into you
sana çok ilgi duyuyorum I'm so into you
sana müstahak you did it to yourself
Idioms
arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim man is known by the company he keeps
sana göre eş mi yok there are plenty of other fish in the sea
tanrı sana güç versin more power to someone's elbow
tanrı sana güç versin all power to someone's elbow
kapım sana her zaman açık latch string is always out
sana ne mind your own beeswax
ondan sana hayır yok get no change out of somebody
ondan sana fayda yok get no change out of somebody
ondan sana hayır gelmez get no change out of somebody
bunu kabul edemem (sana inanmıyorum) I can't accept that
sana garanti ediyorum! can take it to the bank!
sana ne none of your beeswax
sana güle güle good-bye and good riddance to you
sana göre eş mi yok there are plenty more fish in the sea
tam sana/size göre bir şeyim var have i got something for you
sana bunu söylemekte (bir) sakınca görmüyorum i don't mind telling you (something)
bu sana bir ders/hatırlatma olsun it just goes to show you something
(yapılan bir iyilik sonunda söylenir) sana borçluyum/bu iyiliğini unutmam i owe you one
(bu) oyunda ben de varım. yaptığını sana ödeteceğim. ben de sana aynını yapacağım two can play at that game
sana kalsa if you had your druthers
bu konuda her şey sana karşı odds are against you there
denizdeki tek balık o değil (sana kız mı yok?) she is not the only fish in the sea
Speaking
yazıklar olsun (sana) shame on you
sana kalmış up to you
sana ne what's that to you?
sana bağlı it's up to you
sana ne? what's it to you?
tasası sana mı düştü it's none of your business!
sana dayak atasım geliyor! i've half a notion to give you a hiding!
ödediğin para karşılığında sana iyi mal verir he gives you good value for your money
sana olan aşkım sınır tanımaz my love for you knows no bounds
sana söyleyeyim i promise you
sana bağlı up to you
sana hala kızgınım i'm still angry at you
ayıp sana shame on you
sana bir akşam yemeği ısmarlarım i´ll stand you a dinner
özür dilerim sana yardımcı olamayacağım sorry i can't help you
bak sana ne anlatacağım you know what
sana bayılıyorum i adore you
sana tapıyorum i adore you
sana kıl oluyorum you make me sick
sana kıl oluyorum you irritate me
mutlu yıllar sana happy birthday to you
sana göre eş mi yok there are plenty of fish in the sea
sana bağlı it is up to you
sana kendimi affettireceğim i am gonna get you to forgive me
sana hala aşığım i am still in love with you
sana da zahmet oldu sorry for the inconvenience
sana da zahmet oldu i'm sorry to trouble you
sana da zahmet oldu i'm sorry to discomfort you
sana da zahmet oldu sorry for the trouble
sana inanmıyorum go on with you
sana kalmış it's up to you
sana söz veriyorum you have my word
aferin sana bully for you
sana bırakıyorum i leave it to you
ben sana sorarım well i ask you
bunun hesabını sana sorarım well i ask you
söylemiştim sana there you go
söylemiştim sana there you are
benim için ne düşünüyorsan allah sana iki katını versin the same to you with brass knobs on
ben sana demedim mi didn't i tell you
sana çok ihtiyacım var i need you so bad
ben sana dememiş miydim didn't i tell you
sana inanmıyorum i don't believe you
sadece sana only to you
sadece sana only for you
tam sana göre just for you
sana ne yaptım what have i done to you
sana minnettarım i am grateful to you
sadece sana just for you
sana ne yaptım what did i do to you
sana böyle düşündüren ne? what makes you think so?
benden sana bir dost tavsiyesi just a little friendly advice from me
benden sana bir arkadaş nasihatı just a little friendly advice from me
sana öyle geliyor that's your opinion
sana öyle geliyor that is what you think
sana öyle geliyor this is your idea
benden sana bir arkadaş tavsiyesi just a little friendly advice from me
sana nasıl yardım edebilirim how can i help you
sana kızgınım i am angry at you
inanamıyorum sana i can't believe you
sana çok kızgınım i am very angry with you
sana kızgınım i am angry with you
sana öyle geliyor that is how it seems to you
benden sana bir dost nasihatı just a little friendly advice from me
benden sana hayır yok i am no good to you
benim sana tavsiyem my friendly advice to you
sana öyle geliyor that's your idea
küstüm sana i am cross
sana güveniyorum i trust you
sana da merhaba hi yourself
sana küstüm i am cross
küsüm sana i am cross
sana da merhaba hello yourself
sana nasıl güvenebilirim? how can I trust you?
sana özel special for you
sana yalan borcum mu var do i have any reason to lie to you
sana özel special to you
helal sana you rock
sana ihtiyacım var i need you
helal sana well done
sana meydan okuyorum i am challenging you
sana anlattığım gibi as i told you
sana yalan söylemek için bir nedenim mi var do i have any reason to lie to you
sana katılıyorum you can say that again
sana birkaç soru sorabilir miyim can i ask you a few questions
sana birkaç soru sorabilir miyim can i ask you a couple of questions
sana şimdiden teşekkür ederim thank you in advance
sana aşığım i love you
sana aşığım i'm in love with you
sana ne benden i am none of your concern
sana bir şey diyeyim let me tell you something
bak sana ne diyeceğim let me tell you something
sana değer veriyorum i care about you
sana değer veriyorum i value you
sana dürüst olacağım i will be honest with you
sana söyledim i told you
sana söylemiştim i told you
sana söylemiştim i told you so
böyle yapmak sana yakışmıyor this is not you
benden sana from me to you
ben sana yalan söyledim i lied to you
küstüm sana i am cross with you
sana küstüm i am cross with you
sana yardım edeceğim i will help you
ben sana yardım ederim i will help you
sana katılıyorum that makes two of us
sana göre değil not your cup of tea
sana çok ihtiyacım var i need you so much
sana ne it is none of your business
sana ne oluyor what's it to you
sana ne what of it?
sana ne oluyor what of it?
sana mı kalmış what of it?
sana mı kalmış what's it to you
bundan sana ne what's it to you
bundan sana ne what of it?
sana ne what's it to you
sana aşık oldum i fell in love with you
Allah sana güç kuvvet versin! may god strengthen you
sana para vermeyeceğim i will not give you money
sana çok teşekkürler big thanks to you
sana çok teşekkür ederim big thanks to you
bunu sana söyleten ne what makes you say this
bunu sana söyleten ne what makes you say that
bu elbise çok yakışmış sana this dress suits you very well
bu elbise sana çok yakışmış this dress suits you very well
kim olduğumdan sana ne who I am is none of your business
ben sana ne yaptım what did I do to you
ne yaptım ben sana what did I do to you
sana da teşekkürler thanks to you too
sana iyi geceler good night to you
dedim sana I told you
sana dedim I told you
gerisi sana kalmış I'm giving you the ball
sana kızgınım I'm angry with you
kızgınım sana I'm angry with you
sana daha sonra anlatırım i will tell you later
sana nasıl güvenebilirim? how can I trust you?
sana bu kadarını diyorum I'll tell you that much
sana bu kadarını söylüyorum I'll tell you that much
bu sana bir şey ifade ediyor mu? does this ring a bell?
bu sana bir şey ifade ediyor mu? does this ring any bells?
aferin sana good on you
aferin sana good stuff
bu sana yakıştı it fits you well
bu sana yakıştı it fits you
sana uyar mı? Is it okay for you?
sana uyar mı? does it suit you?
sana bunu ne yaptırdı? what brought you to do this?
sana ne! it's none of your business!
sana katılıyorum! you can say that again!
sana aynen katılıyorum I totally agree with you
size/sana bağlı that's up to you
size/sana bağlı that depends on you
sana bir içki ısmarlayabilir miyim? could I buy you a drink?
sana bir içki ısmarlayabilir miyim? could I get you something to drink?
sana bir sorum olacak let me ask you a question
sana endişelenmemeni söylemiştim did i tell you not to worry?
sana ödünç veririm I'll lend it to you
sana bir şey sorabilir miyim? can I ask you something?
bunu sana söylemem gerekirdi i should have told you that
bak sana ne diyeceğim i'll tell you what
sana yeterince güvenmiyorum i don't trust you enough
aferin sana that's my boy
sana kim söyledi? who told you?
sana bir şey söylemem gerekiyor i need to tell you something
sana ne oldu? what happened to you?
sana telefon açacağım I'll give you a call
sana bir şey getirdim i got something for you
ne dedim ben sana? what did i tell you?
sana en iyi kısmını söylemedim i haven't told you the best part
sana bu hakkı veren ne? what gives you that right?
bunu sana kim öğretti? who taught you that?
sana bir şey anlatacağım i'll tell you something
ya ben sana gelip aynı şeyi söyleseydim if i came to you and said the same thing
bunu sana kanıtlayacağım i'm gonna prove it to you
sana söylediğimde when i tell you to
sana bir şey göstereceğim let me show you something
sana olanlar utanç verici it's a shame what happened to you
sana yardım bulabiliriz we can get you help
sana söylemedim mi? didn't i tell you?
sana bir şey olursa oğluna kim bakacak? who is going to take care of your son if something happens?
sana bunu söyleten ne? what makes you say that?
sana bir şey söylemeye geldim i just came to tell you something
sana ne oluyor? what's it to you?
sana doğruyu söylüyorum i'm telling the truth
sana hiçbir şey anlatmayacağım i'm not going to tell you anything
sana bazı sorular soracağım i'm going to ask you some questions
sana söylemiştim i've already told you
bu sana bağlı it's up to you
sana yaptıklarıma rağmen after all i've done to you
kimse sana bundan bahsetmedi mi? didn't anybody tell you that?
sana gerçeği söyleyebilirdim i could've told you the truth
sana sert davrandım i have been hard on you
sana söylemeye cesaret edemedim i didn't have the heart to tell you
birisi sana zarar mı verdi? did somebody hurt you?
sana aylardır söylüyorum i've been telling you for months
sana bir tavsiye vereyim mi? can i give you some advice?
sana yardım edebilecek kişi ben değilim i'm not the one that can help you
bunu sana tek tek açıklamalı mıyım? do I have to paint you a picture?
sana hesap vermek zorunda değilim i don't have to account to you
sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim i won't let anything happen to you
sana güvenebileceğimden emin olmam lazım i have to be sure that i can trust you
sana söylediklerim neydi? what were my words to you?
sana güvenebilir miyim? can i trust you?
sana katılmamda sakınca var mı? mind if i join you?
sana bir hediyem var i got a present for you
onun sana ne söylediği umurumda değil i don't care what he told you
sana yiyecek bir şeyler hazırlayabilirim i can make you something to eat
size/sana ne kadar teşekkür etsem az i can't thank you enough
bunu sana kanıtlayabilirim i can prove it to you
size/sana ne kadar teşekkür etsem az can't thank you enough
sana yardım etmeme izin ver lütfen please let me help you
lütfen izin ver de yardım edeyim sana please let me help you
sana ne yaptılar böyle? what have they done to you?
sana güveniyoruz we're counting on you
ben sana bakmıyorum i'm not staring at you
sana inanıyorum i believe in you
sana güvenmek istiyorum i want to trust you
sana inandım i believed you
sana bir şey soracağım let me ask you something
bir içki ısmarlayabilir miyim sana? can i buy you a drink?
bunu kimse söyledi mi sana? did anybody ever tell you that?
sana anlatamam i can't tell you
sana her şeyi anlatacağım i'll tell you everything
onun sana anlattığı her şey yalandı everything he told you was a lie
sana dürüst olayım mı? can i be honest with you?
sana söylemem gereken bir şey var there's something i have to tell you
ama biri sana etme/yapma demiş it's just someone told you not to
aynı şey sana yapılsa nasıl hissederdin? how'd you like it if somebody did the same to you?
sana bu görevi kim verdi? who gave you this mission?
sana geri vermemi istedi he wanted me to give it back to you
video yolladım sana I sent you a video
o sana okumamanı söylediğim kitap mı? is that the book that i told you not to read?
sana yardım edecek birinin olması sana faydalı olur it would be helpful to you if you had somebody to help you
sana güvenmiyorum çünkü sen bana yalan söyledin i don't trust you because you lied to me
sana neler oldu? what happened to you?
kendimi sana çok yakın hissediyorum i feel very close to you
sana son bir kez dokunmadan without touching you one last time
sana çekmişim i got that from you
sana raconu gösteririm i'll show you the ropes
sana inanamıyorum i can't believe you
sana bunu kim söyledi? who told you that?
ne yapacağını bilmiyorsan sana yardımcı olamam if you don't know what to do i can't help you
keşke sana söyleyebilsem i wish i could tell you
sana üç tahmin hakkı versem? how about i give you three guesses?
sana içiyorum i drink to you
sana ne verdi? what did she/he give you?
o sana ne verdi? what did she/he give you?
sana tavsiyem my advice to you
sana ne dedi? what did he say to you?
sana ne dedi? what did she say to you?
sana ne söyledi? what did he say to you?
sana ne söyledi? what did she say to you?
aferin sana good for you
sana söyleyecek sözüm yok i've nothing to say to you
sana söyleneni yap do as you are told
sana haddini bildireceğiz we're going to teach you a lesson
bir şey duyarsam sana haber veririm i'll let you know if i hear anything
burada sana yardım etmek için bulunuyorum i'm here to help you
sana bir soru sorabilir miyim? can i ask you a question?
sana dokunmak istiyorum i wanna touch you
neler oluyor sana böyle? what's going on with you?
sana kocamı arama demiştim i told you not to call my husband
sana biraz cesaret verir it'll give you some courage
sana o kadar da ilgi duymuyor he is just not that into you
sana küçük bir hediyem var i have a little present for you
sana vaat edilen tek ödül the only prize they guarantee
sana iki şartla yardım ederim i will help you under two conditions
sana iki şartla yardım ederim i will assist you under two conditions
sana ne kadar ödediler? how much did they pay you?
sana bunu anlatmanın kolay bir yolu yok there's no easy way to tell you this
sana söylediğimi hatırla remember what i told you
sana söylediklerimi hatırla remember what i told you
sana onu rahatsız etme demiştim i told you not to bother him
sana soracağım çok önemli bir sorum var i got a very important question to ask you
sana yaptığım her şey için senden özür dilemek istiyorum i want to apologize for anything that i ever did to you
bunun için sana imreniyorum i envy you for it
kutlamak için sana bunu getirdim i brought you this to celebrate
bu sorunları kabullenip kabullenmemek sana kalmış your take on these issues is your own opinion
karşına sana uygun bir şey çıkacaktır i'm sure something worthwhile will come along
sana öğle yemeği ısmarlayayım mı? can i buy you lunch?
sana öğle yemeği ısmarlayabilir miyim? can i buy you lunch?
sana yüksekten korktuğumu söylemiş miydim? did i tell you i'm scared of heights?
sana yükseklik korkum olduğunu söylemiş miydim? did i tell you i'm scared of heights?
sana nasıl ulaşabilirim? where can i reach you?
sana nasıl ulaşabilirim? how can i reach you?
sana beni aramamanı söylemiştim i told you not to call me
sana inansam mı inanmasam mı bilemiyorum i don't know whether to believe you or not
sana iyi haberlerim var i have some good news
sana böyle hitap edebilir miyim? do you mind if I call you?
tam sana/size göre bir şeyim var i got something for you
sana numaramı veremem i can't give you my number
sana kalmış on your head be it
sana bunu kanıtlayacağım i'll prove it to you
bu isim sana tanıdık geldi mi? is the name familiar to you at all?
sana göstermek istediğim bir şey var there's something i'd like to show you
kaderim sana bağlı my fate is up to you
sana doğruyu söylüyorum i'm telling you the truth
(sana) belki bin kere söylemişimdir if I've said it once i've said it a thousand times
(sana) bin kere söyledim if I've said it once i've said it a thousand times
sana bunu kaç kez söylemeliyim? how many times do I have to tell you?
sana bunu kaç kez söyleyeceğim? how many times do I have to tell you?
sana bin kez söyledim if I've told you once I've told you a thousand times
sana bin defa söyledim if I've told you once I've told you a thousand times
sana bin kere söyledim if I've told you once I've told you a thousand times
o konuda sana (geri) döneceğim let me get back to you on that
o konuda sana (geri) döneceğim i'll get back to you on that
sana hayatımı borçluyum i owe you my life
sana bir servete mal olmuş olmalı they must have cost you a fortune
sana yardım etmek istiyorum i want to help you
sana söylemem gereken bir şey var i've got something to tell you
sana yalvarırım i'm begging you
sana yalvarıyorum i'm begging you
sana ne oldu what happened to you
sana bir örnek vereyim let me give you an example
sana söyleneni yap do what you're told
sana iş attı mı? did she make a pass at you?
sana bakma dedim i said don't look
izin ver sana bir şey sorayım let me ask you something
sana tavsiyem word to the wise
sana gönderdiğim parayı aldın mı? did you get the money that i sent you?
neler olmuş sana böyle? what's gotten into you?
bunu sana açıklayamam i can't explain it to you
sana sahip olduğum için şanslı olduğumun farkındayım i know that i'm lucky to have you
sana dikkatli olmanı söylemiştim i told you to be careful
sana dikkat et demiştim i told you to be careful
sana dikkatli ol demiştim i told you to be careful
sana dikkat etmeni söylemiştim i told you to be careful
sanırım sana bir şey söylemeliyim i think i should tell you something
sen bize yardım et biz de sana yardım edelim help us help you
benim de sana karşı hislerim var i have feelings for you too
dur sana bir bakayım şöyle let me get a look at you
aklın sana oyun oynamış olmalı your mind must have played tricks on you
sana yalan söylemiyorum i am not lying to you
bunu sana kim yaptı? who did this to you?
sana ve bana for you and me
tam olarak neden bahsettiğini bilmeden sana yardım edemem i cannot help you if i don't understand what you are talking about
sana bu hakkı kim veriyor? where do you get off?
sana da günaydın good morning to you too
sana katılıyorum i agree with you
sana yalan söyledim i lied to you
bak sana daha önce de söylemiştim look i told you before
bunu sana telafi edeceğim i'll make it up to you
sana demin ne dedim? what did i just say to you?
bu konuda sana yardımcı olamam i can't help you with that
sana okuyabilir miyim? can i read it to you?
bırak da sana yardım edeyim let me help you
ben sana ne demiştim? what did i say to you?
ben sana fazla gelirim i am way out of your league
sana göre olmadığımı düşünüyor he thinks i'm not good enough for you
sana göre olmadığımı düşünüyorum i don't think i'm good enough for you
sana göre olmadığımı düşünüyor he doesn't think i'm good enough for you
sana gerçeği söylüyorum i tell you the truth
kapımı çalmadan evime girme hakkını sana kim verdi? who granted you license to enter my house without knocking?
kapıyı çalmadan evime girme yetkisini sana kim verdi? who granted you license to enter my house without knocking?
bunun için sana teşekkür edemeyeceğim no thanks to you
yok sana teşekkür meşekkür no thanks to you
sana söylemem gereken bir şey var there's something i need to tell you
sana yalvarıyorum i implore you
sana söz veriyorum i promise you
sana söz veriyorum i give you my word
sana söyleneni yap do as you're told
bu zevki sana tattırmayacağım i won't give you the satisfaction
o zevki sana tattırmayacağım i won't give you the satisfaction
günlerdir sana ulaşmaya çalışıyorduk we have been trying to reach you for days
sana demedim ki? didn't i tell you?
sana kaç defa söylemek zorundayım? how many times do i have to tell you?
sana daha kaç kere söylemem gerekiyor? how many times do i have to tell you?
sana kaç kere söylemek zorundayım? how many times do i have to tell you?
sana daha kaç defa söylemem gerekiyor? how many times do i have to tell you?
sana daha kaç kez söylemem gerekiyor? how many times do i have to tell you?
sana bahsettiğim arkadaş the friend i told you about
bu sana kalmış it's up to you
sana ne! never you mind!
sana mı gidelim bana mı? your place or mine?
burada sana ihtiyacımız var we need you here
burada sana ihtiyaçları var they need you here
sana küçük bir sır vermek istiyorum i want to tell you a little secret
sana sarılabilir miyim? can i have a hug?
sana da same to you
bu sana bir şey ifade ediyor mu? does that make any sense to you?
buraya sana zarar vermeye gelmedik we didn't come here to hurt you
bu, sana aileni mi hatırlatır? does it make you think of your family?
sana az önce ne dedim ben? what did i just tell you?
bırak sana yardım edeyim let me help you
bırak sana yardım edeyim let me give you a hand
sana kavga ettiğimizi söyledi mi? did he tell you we had a fight?
sana kavga ettiğimizi söyledi mi? did she tell you we had a fight?
sana bu elbiseleri kim verdi? who gave you these clothes?
sana bir tavsiyede bulunmak istiyorum i wanna give you an advice
sana katılabilir miyim? could i join you?
sana katılabilir miyim? do you mind if i join you?
sana katılabilir miyim? mind if i join you
sana katılabilir miyim? do you care if i join you?
çünkü sana inanıyorum because i believe in you
sana biraz kendimden bahsedeyim let me tell you about myself a little bit
sana nasıl baktığını gördün mü? did you see the way she was looking at you?
sana nasıl baktığını gördün mü? did you see the way he was looking at you?
sana bir içki ısmarlayayım let me buy you a drink
bu sefer sana yardımcı olamam i can't help you this time
sana haberlerim var i have news for you
sana karşı sorumlu hissediyorum i feel responsible for you
bu sana son yazışım this is my final correspondence to you
bu sana son yazışım this is my last correspondence to you
sana kolay gelsin good luck with that
sana ulaşamadım i couldn't reach you
sana kesinlikle katılıyorum i absolutely agree with you
sana soran oldu mu ki! who the hell asked you!
sana şunu söyleyeyim let me tell you something
sana son kez söylüyorum i'm telling you for the last time
sana çok borçluyum i owe you big time
bunu sana açıklamalı mıyım? do i have to spell it out for you?
bu sana açıklamam gerekiyor mu? do i have to spell it out for you?
helal olsun sana! well done!
sana söyleyecek hiçbirşeyim yok i have nothing to tell you
sana nasıl hitap etmemi istersin? what do you want me to call you?
sana söz veriyorum! i promise you!
sana bunun kötü bir fikir olduğunu söylemiştim i told you this was a bad idea
sana bunları getirmemi istedi she asked me to bring you these
sana bunları getirmemi istedi he asked me to bring you these
bak sana ne getirdim look what i've brought you
size/sana ne verebilirim? what can i get you?
size/sana ne ikram edebilirim? what can i get you?
sana böyle hissettirdiysem çok özür dilerim if i gave you that impression i'm so sorry
sana bu izlenimi verdiysem çok özür dilerim if i gave you that impression i'm so sorry
bak ne diyeceğim sana tell you what
sana karşı dürüst olayım mı? can i be honest with you?