slime - Türkisch Englisch Wörterbuch

slime

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slime — Definition

Bedeutung:
sümüksü madde
Aussprache (IPA):
(AmE /slaɪm/ – BrE /slaɪm/)
Wortart:
İsim: slime (uncountable)
Synonyme:
goo
Antonyme:
solidity

Bedeutungen von dem Begriff "slime" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 37 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
slime n. balçık
That pond is full of slime; no fish can live in it.
O gölet balçık dolu; içinde balık yaşayamaz.

More Sentences
Printery
slime n. balçık
That pond is full of slime; no fish can live in it.
O gölet balçık dolu; içinde balık yaşayamaz.

More Sentences
General
slime n. sümük
slime n. sümüksü madde
slime n. yağcı
slime n. salgı
slime n. çamur
slime n. suyun yüzeyinde duran bakteri tabakası
slime n. suyun yüzeyinde duran alg tabakası
slime n. oyun jölesi
slime v. çamurla kaplamak
slime v. çamurlamak
slime v. balçık gibi olmak
slime v. çamurlaşmak
slime v. iğrençleşmek
slime v. çamur atmak
slime v. alenen kötülemek
Technical
slime n. batak toprak
slime n. cıvık madde
slime v. (madeni) iyice öğütmek
slime v. (madeni) iyice dövmek
Mining
slime n. sıvı içindeki çok ince boyutta bulunan (genellikle silikat kökenli) yapışkan veya katı parça
slime n. şlam
Biology
slime n. kağıt hamurunda büyüyen mikroorganizma tabakası
Fishery
slime v. balçığını almak
slime v. sümüğünü almak
slime v. üzerini almak
Printery
slime n. bakteri
slime n. şlaym
slime n. tortu
Archaic
slime n. bitüm
slime n. zift
slime n. katran
Slang
slime n. aşağılık kimse
slime n. rezil kimse
slime n. iğrenç tip
Modern Slang
slime v. öldürmek

Bedeutungen, die der Begriff "slime" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 44 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
slime [dated] n. (toprak, çamur) insanın özü
slime pit n. zift çukuru
slime pit n. balçık kıvamlı maden birikintisiyle dolu çukur
slime [dated] n. insan
Idioms
a slime ball n. samimiyetsiz ve yapay
Industry
pink slime n. sulu kağıt hamurundaki istenmeyen pembe mikrop kitlesi
Technical
leaching slime n. sıvıda özütleme balçığı
electrolytic slime n. elektroliz çamuru
anode slime n. anot çamuru
anode slime n. artıuç çamuru
Food Engineering
slime layer n. yapışkan tabaka
Biology
slime mould n. cıvık mantar
slime mold n. cıvık mantar
acellular slime mold n. asesüler cıvık mantar
acellular slime mold n. miksomiset
true slime mold n. myxomycetes sınıfından olan asesüler cıvık mantar
true slime mold n. miksomiset
plasmodial slime mold n. myxomycetes sınıfından olan asesüler cıvık mantar
plasmodial slime mold n. miksomiset
slime mushroom n. cıvık mantar
slime bacteria n. cıvık mantar
Marine Biology
slime eels n. balık asalakları
slime eel n. balık asalağı
Botanic
cellular slime mold n. cıvık mantar
white slime mushroom n. bir tür cıvık mantar
fischer's slime mushroom n. cıvık bir mantar türü
Printery
anti slime agent n. bakteri önleyici madde
Slang
slime bucket n. soysuz, pislik kişi
slime bucket n. adi şerefsiz
slime bucket n. aşağılık, rezil kişi
slime bag n. soysuz, pislik kişi
slime bag n. aşağılığın teki
slime bucket n. alçak, adi kişi
slime bucket n. pisliğin/soysuzun teki
slime bag n. pisliğin/soysuzun teki
slime bag n. adi şerefsiz
slime bucket n. aşağılığın teki
slime bag n. aşağılık, rezil kişi
slime bag n. alçak, adi kişi
pink slime n. pembe balçık
pink slime n. et ürünlerine karıştırılan düşük kalite et parçaları/harcı
pink slime n. hayvanın kemikleri ve tüm organları kıyma haline getirilerek et ürünlerinde dolgu malzemesi olarak kullanılan pembe balçık kıvamında madde
pink slime n. et ürünlerinde dolgu malzemesi olarak kullanılan düşük kalite et karışımı
Star Wars
slime pod n. balçık kapsülü