sniffs - Türkisch Englisch Wörterbuch

sniffs

sniffs — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /snɪf/ – BrE /snɪf/)
Wortart:
Fiil: sniff (sniffs – sniffed – sniffing)

Bedeutungen von dem Begriff "sniffs" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 27 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
sniff v. burun çekmek
Tom sniffed.
Tom burnunu çekti.

More Sentences
General
sniff n. burnunu çekme
His sniffs suggested he had an acute cold.
Burnunu çekmesi onun şiddetli bir nezle geçirdiğini gösteriyordu.

More Sentences
sniff n. belirti
They got me into this mess and then left at the first sniff of trouble!
Beni bu karmaşanın içine soktular ve ilk sorun belirtisinde gittiler!

More Sentences
sniff v. kokusunu almak
I sniffed the smell.
Kokuyu aldım.

More Sentences
sniff v. burnunu çekmek
Erin finally quit sniffing after a long cry.
Erin uzun bir ağlamanın ardından nihayet burnunu çekmeyi bıraktı.

More Sentences
sniff v. iç çekmek
"Really, is that all," little Weston sniffed.
Weston 'Gerçekten hepsi bu mu?' diyerek iç çekti.

More Sentences
sniff v. burnundan çekmek
The last time I was downtown I saw a man sniffing cocaine.
Şehir merkezine en son gittiğimde burnundan kokain çeken bir adam gördüm.

More Sentences
Technical
sniff v. koklamak
Why is your dog sniffing my coat?
Köpeğin neden paltomu kokluyor?

More Sentences
General
sniff n. koklama
sniff n. havayı koklama
sniff n. içe çekilen hava
sniff n. burun kıvırma
sniff n. nefes
sniff n. burnuna çekme
sniff n. çekilen miktar
sniff n. bir domino türü
sniff n. (domino) muggins oyunu
sniff n. muggins oyununda oynanan ilk çift taş
sniff v. dudak bükerek söylemek
sniff v. sezmek
sniff v. burnuna çekmek
sniff v. burun kıvırmak
sniff v. havayı koklamak
sniff v. şüphe ile yaklaşmak
sniff v. ikircikli davranmak
sniff v. (sümkürerek) burnunu temizlemek
Computer
sniff v. ağa aktarılan verileri analiz etmek

Bedeutungen, die der Begriff "sniffs" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 57 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
scratch and sniff card n. kazı-kokla kartı
sniff up v. burnuna çekmek
sniff at v. burun kıvırmak
sniff at v. yabana atmak
get sniff of v. duyum almak
sniff in v. burnuna çekmek
give somebody a sniff v. koklatmak
give somebody a sniff of something v. koklatmak
sniff along v. koklamak (bir yüzeyin tamamını vb)
sniff the market v. piyasayı koklamak
get a sniff of v. -den bir nefes çekmek
sniff out v. ortaya çıkarmak
sniff out v. aydınlatmak
Phrasals
sniff around v. etraftan bilgi toplamak
sniff round v. etraftan bilgi toplamak
sniff about v. etraftan bilgi toplamak
sniff out v. kokusunu alarak bulmak
sniff out v. koklayarak yerini tespit etmek
sniff out v. koklayarak ortaya çıkarmak
sniff out v. koklayarak bulmak
sniff at v. koklayarak araştırmak
sniff at v. koklayarak/kokusundan anlamaya çalışmak
sniff at someone or something v. birini/bir şeyi yabana atmak
sniff at someone or something v. birini/bir şeyi koklamak
sniff at v. kokusunu almaya çalışmak
sniff at v. koklamak
sniff at someone or something v. birinin/bir şeyin kokusunu almaya çalışmak
sniff at someone or something v. birine/bir şeye burun kıvırmak
sniff about (something or some place) v. (biri/bir şey) hakkında etraftan bilgi toplamak
Idioms
sniff test n. bir şeyin taze olup olmadığını anlamak için koklama/koku testi yapma
sniff test n. kokusuna bakma
sniff test n. ortamın nabzını tutma/test etme
sniff test n. ortamın havasını koklama
be nothing to sniff at v. hafife alınacak/küçümsenecek bir konu olmamak
have a (good) sniff around v. (bir yeri) aramak
have a (good) sniff around v. altını üstüne getirmek
have a (good) sniff around v. (bir yerde) her yere bakmak
not get a sniff of something v. bir şeyi elde edememek
not get a sniff of (something) v. (bir şeyden) zırnık koklayamamak
not get a sniff of something v. bir şeyi elde etmeyi başaramamak
not get a sniff of (something) v. (bir şeyden) zırnık alamamak
not get a sniff of (something) v. (bir şeyin) birazına bile sahip olamamak
have a sniff around v. -i aramak
have a sniff around v. (bir yerde) her yere bakmak
have a sniff around v. altını üstüne getirmek
nothing to sniff at expr. hafife alınacak/küçümsenecek bir şey/konu değil
nothing to sniff at expr. yabana atılacak bir şey/konu değil
Speaking
take a sniff expr. bir nefes çek
Industry
scratch 'n' sniff adj. (ürün) kazı ve kokla özellikli
scratch and sniff adj. (ürün) kazı ve kokla özellikli
Computer
sniff state n. ağ trafiği durumu
Telecom
sniff mode n. yoklama modu
Medical
sniff test n. hastanın zorla içine hava çekmesi gereken frenik sinir testi
sniff test n. koklama testi (bakteriyel vajinozis olup olmadığını kokudan anlama)
Military
sniff set n. gaz tanıtma takımı
sniff bottle n. gaz tanıtma şişesi
sniff set n. koklama takımı