throw out - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

throw out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "throw out" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 26 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
throw out v. söylemek
throw out v. dışarı atmak
throw out v. kapı dışarı etmek
throw out v. yaymak
throw out v. çıkarmak
throw out v. reddetmek
throw out v. geçerli saymamak
throw out v. atmak (bir yerden)
throw out v. çöp atmak
throw out v. ileri sürmek
throw out v. ortaya atmak
throw out v. rahatlıkla söyleyivermek
throw out v. kovmak
throw out v. fırlatıp atmak
Phrasals
throw out v. altüst etmek
throw out v. ahengini bozmak
throw out v. geride bırakmak
throw out v. görünür hale getirmek
throw out v. (bitki) sürmek)
throw out v. neşretmek
throw out v. söylemek
throw out v. kafasını karıştırmak
throw out v. başından savmak
throw out v. başından atmak
throw out v. çevresinden uzaklaştırmak
Sport
throw out n. aut atışı

Bedeutungen, die der Begriff "throw out" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 95 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
throw out of focus v. arka plana atmak
throw something out v. reddetmek
throw out a bill v. kanun tasarısını reddetmek
throw someone out of work v. birinin işsiz kalmasına sebep olmak
throw background out of focus v. arka plana atmak
throw out the bill v. yasa tasarısını reddetmek
throw out garbage v. çöp boşaltmak
throw out the harmful things v. zararlı şeyleri atmak
throw out the case for lack of evidence v. delil yetersizliğinden davayı düşürmek
throw the student out of the classroom v. öğrenciyi dersten atmak
throw the student out of the classroom v. öğrenciyi sınıftan atmak
throw out of gear v. debriyaj yapmak
throw someone out of the house v. evden atmak
throw someone out of a window v. birisini pencereden atmak
throw out the trash v. çöpü dışarı atmak
throw someone out of the class v. birini sınıftan atmak
throw-out n. ıskarta
throw-out n. ayırma
throw someone out of the house n. evden kovmak
throw-out n. döküntü
throw-out n. süprüntü
Phrasals
throw out of kilter v. kafasını karıştırmak
throw out of kilter v. huzursuz etmek
throw out of kilter v. endişelendirmek
throw someone out of some place v. birini bir yerden dışarıya atmak
throw someone out of something v. birini bir yerden atmak
throw aside/out of the way v. kenara atmak/itmek
Phrases
throw the rascals out expr. yozlaşmış iktidarı devirmek
Proverb
don't throw the baby out with the bathwater kurunun yanında yaşı da yakma!
Idioms
throw something out the window v. düşünmeyi bırakmak
throw something out the window v. kullanmayı bırakmak
throw out the window v. düşünmeyi bırakmak
throw out the window v. kullanmayı bırakmak
not having a pot to piss in nor a window to throw it out of v. çok fakir olmak
don't have a window to throw it out of v. fakirlik fukaralık içinde kıvranmak
don't have a window to throw it out of v. fakirlikten kırılmak
throw one's toys out of the pram v. gereksiz veya önemsiz bir şeyden dolayı sinirlenmek
don't have a window to throw it out of v. içecek ayranı olmamak
throw the baby out with the bathwater v. kaş yapayım derken göz çıkarmak
throw out the baby with the bath water v. kötüyle beraber iyiyi de yok etmek
throw out the baby with the bathwater v. kurunun yanında yaşı da yakmak
throw the baby out with the bath water v. kurunun yanında yaşı da yakmak
throw out the baby with the bath water v. kurunun yanında yaşı da yakmak
throw someone out on one's ear v. kulağından çekip dışarı atmak
throw the baby out with the bathwater v. kurunun yanında yaşı da yakmak
throw out the baby with the bathwater v. kötüyle beraber iyiyi de yok etmek
throw out the baby with the bath water v. pire için yorgan yakmak
throw something out of court v. bir şeyi göz ardı etmek
throw something out of court v. bir şeyi ciddiye almamak
throw something out of court v. bir şeyi önemsememek
throw something out of court v. bir şeye sırt çevirmek
throw something out of court v. bir şeyi dikkate almamak
throw something out of court v. bir şeyi hesaba katmamak
throw the feelers out v. (birinin) ağzını aramak
throw the feelers out v. (birinin) ağzından laf almaya çalışmak
throw the feelers out v. (birinin) ağzını yoklamak
throw the feelers out v. (birinin) nabzını yoklamak
throw the feelers out v. antenleri açık tutmak
throw the feelers out v. ortamın havasını koklamak
throw the feelers out v. radarları açık olmak
throw the feelers out v. gözünü dört açmak
throw one's feelers out v. (birinin) ağzını aramak
throw one's feelers out v. (birinin) ağzından laf almaya çalışmak
throw one's feelers out v. (birinin) ağzını yoklamak
throw one's feelers out v. (birinin) nabzını yoklamak
throw one's feelers out v. antenleri açık tutmak
throw one's feelers out v. ortamın havasını koklamak
throw one's feelers out v. radarları açık olmak
throw one's feelers out v. gözünü dört açmak
throw (something) out of gear v. vitesi boşa almak
throw (something) out of gear v. motoru boşta çalıştırmak
throw (something) out of gear v. vitesi boşa atmak
throw (something) out of gear v. çığırından çıkmak
throw (something) out of gear v. normal seyrinden çıkmak
throw (something) out of gear v. beklenin/istenenin dışına çıkmak
throw (something) out of gear v. kontrolden çıkmak
throw (something) out of gear v. alt üst olmak
throw out a sprat to catch a mackerel expr. kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez
throw out a herring to catch a whale expr. kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez
don't have a pot to piss in (or a window to throw it out of) expr. züğürt
Speaking
we must throw out the trash expr. çöpü dışarı atmalıyız
Technical
throw-out bearing kit n. ayırma yatağı kiti
Mechanic
throw-out n. makineyi boşa almaya yarayan cihaz
Automotive
throw-out n. debriyaj dişlilerini ayıran mekanizma
clutch throw-out fork n. debriyaj çatalı
clutch throw-out bearing n. debriyaj baskı bilyası
clutch throw out bearing n. debriyaj baskı bilyası
throw-out bearing n. debriyaj baskı bilyası
clutch throw-out fork n. kavrama çatalı
clutch throw-out bearing n. kavrama ayırma yatağı
Sport
throw-out n. (hentbolda) kalecinin topu takım arkadaşına atması
throw-out n. dans eden partnerlerin aniden durması, yön değiştirmesi veya ayrılıp dönmesi
Football
throw the ball out of bounds v. topu taca atmak
Printery
throw-out n. açıldığında içeriği dış tarafına denk gelecek şekilde basılmış kitap
Slang
throw the baby out with the bath water v. elinin tersiyle itmek