twilight - Türkisch Englisch Wörterbuch

twilight

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

twilight — Definition

Bedeutung:
alacakaranlık
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈtwaɪlaɪt/ – BrE /ˈtwaɪlaɪt/)
Wortart:
İsim: twilight (twilights)
Synonyme:
dusk, gloaming
Antonyme:
daylight, midnight

Bedeutungen von dem Begriff "twilight" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 16 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
twilight n. alacakaranlık
The soft glow of twilight painted the sky.
Alacakaranlığın tatlı kızıllığı gökyüzünü boyamıştı.

More Sentences
General
twilight n. gün batımı
They took a romantic stroll during the enchanting twilight hours.
Büyüleyici gün batımında romantik bir gezintiye çıktılar.

More Sentences
twilight n. (ömürde vb.) sonbahar
As retirement approached, he entered the twilight of his career.
Emekliliği yaklaşırken kariyerinin sonbaharını yaşıyordu.

More Sentences
Trade/Economic
twilight n. alacakaranlık
The soft glow of twilight painted the sky.
Alacakaranlığın tatlı kızıllığı gökyüzünü boyamıştı.

More Sentences
Meteorology
twilight n. alacakaranlık
The soft glow of twilight painted the sky.
Alacakaranlığın tatlı kızıllığı gökyüzünü boyamıştı.

More Sentences
General
twilight n. seher
twilight n. tan
twilight n. zayıf ışık
twilight n. şafak
twilight n. alaca karanlık
twilight n. belirsizlik
twilight n. muğlaklık
twilight n. gerileme dönemi
Dyeing
twilight n. alacakaranlık mavisinden daha hafif bir mavi tonu
twilight n. grimsi bir mavi tonu
Geography
twilight n. pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri

Bedeutungen, die der Begriff "twilight" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 68 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
civil twilight n. günlük tan
twilight world n. belirsizlik
twilight airglow n. tan aydınlığı
twilight zone n. belirsizlik
twilight switch n. karartma anahtarı
twilight switch n. karartma şalteri
beginning of morning nautical twilight n. sabah alaca karanlık başlangıcı
morning twilight n. sabah alaca karanlığı
evening twilight n. şafak
morning twilight n. gün ağarması
beginning of evening nautical twilight n. akşam alaca karanlık başlangıcı
twilight zone n. belli olmayan durum
twilight zone n. yasal ve etik sınırların ötesine geçme durumu
twilight zone n. hayal dünyası
twilight glow n. alacakaranlıkta görülen aydınlık
Phrases
in the twilight of one's life adv. ömrünün sonbaharında
in the twilight of one's career expr. meslek hayatının sonlarında
in the twilight of one's career expr. kariyerinin sonlarında
Idioms
twilight years n. ölümden önceki yıllar
twilight years n. birisinin ölmeden önceki son yılları
Trade/Economic
twilight economy n. alacakanlık ekonomisi
Technical
astronomical twilight n. astronomik gün ağarması
astronomical twilight n. astronomik alaca karanlık
astronomical twilight n. astronomik şafak
twilight vision n. az ışıkta görebilme
Radio
twilight effect n. iyonosferdeki dalgalanmalardan ötürü telsiz irtibatında meydana gelen ciddi bir hata
Dyeing
twilight blue n. alacakaranlık mavisinden daha hafif bir mavi tonu
twilight blue n. grimsi bir mavi tonu
Aeronautic
twilight zone n. pilotun hem rota içi hem rota dışı sinyalleri algılayabildiği dar bölge
twilight band n. pilotun hem rota içi hem rota dışı sinyalleri algılayabildiği dar bölge
Marine
obsarvational twilight n. rasadi tan
Medical
twilight sleep n. kısmi anestezi hali
Psychology
twilight state n. alacakaranlık durumu
Marine Biology
twilight zone n. alacakaranlık kuşağı
Astronomy
astronomical morning twilight n. astronomik sabah alaca karanlığı
astronomical evening twilight n. astronomik akşam alaca karanlığı
astronomical morning twilight n. astronomik gün ağarması
astronomical evening twilight n. astronomik şafak
astronomical twilight n. astronomi tanı
astronomical twilight n. gökbilim tanı
civil twilight n. günlük tan
twilight airglow n. lan aydınlığı
nautical twilight n. deniz tanı
twilight zone n. aydınlanma çemberi
twilight zone n. dünyanın karanlık ve aydınlık taraflarını birbirinden ayıran çizgi
Literature
in the twilight of half-surrender expr. ölümün eşiğinde
Geography
twilight zone n. okyanusta ışığın ulaşabildiği derinliğin en dip kısmı
twilight zone n. şehir merkezi
end evening civil twilight n. günlük tan
begin morning nautical twilight n. sabah uygun koşullar altında askeri operasyonların sınırlı da olsa yapılabildiği zaman dilimi
begin morning civil twilight n. deniz şafağından sonraki zaman dilimi
bmnt (begin morning nautical twilight) abrev. sabah uygun koşullar altında askeri operasyonların sınırlı da olsa yapılabildiği zaman dilimi
bmct (begin morning civil twilight) abrev. deniz şafağından sonraki zaman dilimi
Meteorology
twilight arch n. alacakaranlık yayı
nautical twilight n. deniz şafağı
anti twilight arch n. karşı alacakaranlık yayı
anti twilight arch n. ters alacakaranlık yayı
Military
nautical twilight n. deniz alaca karanlığı
end of evening nautical twilight n. akşam alaca karanlık sonu
evening twilight n. akşam alaca karanlığı
nautical twilight n. akşam deniz tanı
twilight zone n. iki cephe arasındaki sahipsiz toprak
Cinema
the twilight zone n. alacakaranlık kuşağı
twilight saga n. alacakaranlık efsanesi
Mythology
twilight of the gods n. tanrıların alacakaranlığı
twilight of the gods n. tanrıların kötülükle savaşırken nihai olarak yok olması hakkındaki efsane
Star Wars
rc-2 twilight scoutship n. rc-2 alacakaranlık kaşif gemisi
twilight fountains n. alacakaranlık fıskiyeleri