üflemeli - Türkisch Englisch Wörterbuch

üflemeli

Bedeutungen von dem Begriff "üflemeli" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Music
üflemeli wind adj.

Bedeutungen, die der Begriff "üflemeli" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
dil (üflemeli çalgılarda) reed n.
(tahtadan yapılmış) üflemeli çalgılar woodwind n.
(tahtadan yapılmış) üflemeli çalgı woodwind instrument n.
üflemeli çalgılar wind instruments n.
güney afrika'ya özgü üflemeli bir çalgı vuvuzela n.
hindistan'a özgü üflemeli bir çalgı bin n.
hindistan'a özgü üflemeli bir çalgı pungi n.
hindistan'a özgü üflemeli bir çalgı poogye n.
klarnette ve diğer üflemeli çalgılarda ağızlığın takıldığı parça birn n.
tek dilli üflemeli enstrümanla çalınan hareketli bir halk dansı müziği hornpipe n.
üflemeli çalgının açık ucu mouth n.
üflemeli çalgıda çalgıcının üflediği yer mouth n.
üflemeli çalgıların valflerini çevreleyen küçük deri aparat pad n.
(üflemeli çalgılarda) deri başparmak dayanağı pad n.
dudaklarını üflemeli çalgının ağızlığına göre ayarlamak lip v.
üflemeli çalgıya aşırı üflemek overblow v.
(kaval gibi üflemeli çalgıları) kuvvetlice üfleyip istenmeyen ikincil sesler çıkarmak overblow v.
üflemeli çalgı bassoon N.
Phrasals
melodiyi üflemeli aletle çalmak pipe up v.
Colloquial
enstrüman/çalgı çalmak (genellikle üflemeli) blow v.
Industry
ağızdan üflemeli cam mouth-blown glass n.
Technical
üflemeli dondurma blast freezing n.
hava üflemeli soğutma air blast cooling n.
serbest üflemeli klima cihazı free blow air conditioner n.
gaz üflemeli kesici gas blast circuit breaker n.
üflemeli biçimlendirme makinesi blow-molding machine n.
serbest üflemeli hava soğutucusu free-delivery-type air cooler n.
sıcak üflemeli soba hot-blast stove n.
üflemeli soğutma blast cooling n.
hava üflemeli şekillendirme makinesi blow moulding machine n.
üflemeli sıkma döküm blow squeeze casting n.
üflemeli biçimleme blow forming n.
üflemeli maça yapımı core blowing n.
üflemeli kalıplama blow molding n.
üflemeli süreçler blowing processes n.
yaş üflemeli temizleme wet blast cleaning n.
birleşik üflemeli süreçler combination blown processes n.
çinko üflemeli fırını zinc blast furnace n.
yandan üflemeli dönüştürgeç side-blown converter n.
yandan üflemeli dönüştürgeç side blown converter n.
yandan üflemeli konvertör side blown converter n.
püskürtümlü üflemeli kalıplama injection blow moulding n.
yandan üflemeli konvertör side-blown converter n.
alttan üflemeli oksijen çelik yapımı bottom blown oxygen steelmaking n.
alttan üflemeli konvertör bottom blown converter n.
alttan üflemeli süreçler bottom blown processes n.
alttan üflemeli alkali oksijen süreci bottom blown basic oxygen process n.
alttan üflemeli toplaklama up-draught sintering n.
alttan üflemeli sinterleme up-draught sintering n.
oksijen üflemeli pnömatik süreç oxygen-blown pneumatic process n.
çok üflemeli işlem multi- injection operation n.
tabaka haline getirmek için düzleştirilen üflemeli cam silindir muff n.
Computer
gaz üflemeli kesici gas blast circuit breaker n.
gaz üflemeli kesici gas-blast circuit n.
Telecom
hava üflemeli lif air blown fiber n.
üflemeli kablo blown cable n.
Construction
üflemeli kalıplama molding blow n.
Woodworking
üflemeli alet yapımında kullanılan bir tür tropikal amerikan odunu grenada cocos n.
üflemeli alet yapımında kullanılan bir tür tropikal amerikan odunu grenadillo n.
üflemeli alet yapımında kullanılan bir tür tropikal amerikan odunu red ebony n.
üflemeli çalgı yapımında kullanılan granadilla odunu cocoswood n.
üflemeli çalgı yapımında kullanılan granadilla odunu granadilla wood n.
üflemeli çalgı yapımında kullanılan granadilla odunu cocuswood n.
Automotive
hava üflemeli kalıp blow molding n.
Aeronautic
üflemeli flap blow flap n.
Mining
üflemeli havalandırma blowing type ventilation n.
Food Engineering
üflemeli film ekstrüzyonu blow film extrusion n.
hava üflemeli air blast adj.
History
eski ve kutsal metinlerde düdük, gayda veya flüt gibi delikli ve üflemeli çalgıları ifade eden terim nehiloth n.
Archaeology
genellikle kemikten yapılan eski üflemeli bir çalgı pibgorn n.
galler'e özgü üflemeli bir çalgı pibcorn n.
genellikle kemikten yapılan eski üflemeli bir çalgı stockhorn n.
Music
üflemeli çalgı wind instrument n.
avustralya yerlilerine özgü bir üflemeli çalgı didgeridoo n.
17. ve 18. yy'da fransa'da kullanılan üflemeli tulum/gayda benzeri çalgı musette n.
17. ve 18. yy'da fransa'da kullanılan üflemeli tulum/gayda benzeri çalgı shepherd's pipe n.
alto tonda bir üflemeli çalgı bombarde n.
bas sesli üflemeli çalgı bass horn n.
bas sesli üflemeli çalgı tuba n.
bas sesli üflemeli çalgı sousaphone n.
(bir orkestrada) üflemeli çalgılar bölümü brass section n.
üflemeli çalgı brass instrument n.
üflemeli müzik aleti wind instrument n.
üflemeli müzik aleti wind musical instrument n.
üflemeli enstrümanlar çalan kimse reedsman n.
bir üflemeli çalgı zummara n.
tek ya da çift dilli üflemeli müzik aletleri çalanların oluşturduğu orkestra veya bando reed section n.
tek ya da çift dilli üflemeli alet reed instrument n.
tek/çift dilli üflemeli müzik aleti çalan kimse (saksafon, klarnet gibi) reedman n.
sesin bir yarıktan veya dudağın keskin kenarından geçen hava ile üretildiği üflemeli çalgı labial pipe n.
üflemeli çalgıda bileşik bir düğme tertian n.
tahtadan yapılmış üflemeli çalgının başparmakla kapanıp açılan deliği thumbhole n.
üflemeli çalgıda dil tongue n.
üflemeli çalgı çalarken dilin hareketi tonguing n.
üflemeli çalgıyla çalınan hafif ve sürekli melodi tootle n.
üflemeli çalgıda basınçlı havanın geçtiği kanal trunk n.
üflemeli çalgıda basınçlı havanın geçtiği kanal wind-trunk n.
üflemeli çalgıların silindirik kısmı tube n.
pirinçten yapılan üflemeli müzik aletleri tusch n.
eski yunan'da üflemeli bir çalgı aulos n.
pirinçten yapılmış ikinci en pes sesli üflemeli müzik aleti baritone horn n.
güneydoğu avrupa'da çalınan üflemeli bir müzik aleti kaval n.
bazı bakır üflemeli çalgılar üzerinde bulunan bir aparat valve n.
insan sesine benzer ses çıkaran bir tür üflemeli çalgı vocalion n.
bir orkestradaki üflemeli çalgıları ifade etmek için kullanılan bir terim wind band n.
üflemeli çalgılar grubu wind band n.
üflemeli çalgı çalan kimse winder n.
üflemeli çalgı çalanlar wind n.
tahtadan yapılmış üflemeli çalgılar wind n.
bir orkestradaki flütler ve tek veya çift dilli üflemeli aletler woodwind n.
üflemeli çalgıda hatalı veya sert nota blob n.
bakır üflemeli çalgı horn n.
çocuk oyuncağı olarak kullanılan imitasyon üflemeli çalgı horn n.
caz orkestrasında kullanılan üflemeli çalgı horn n.
seslere uğultu tınısı eklemeye yarayan üflemeli bir alet gazoo n.
serbest kamışlı küçük dikdörtgen bir üflemeli çalgı mouth harp n.
üflemeli bir çalgının ağızlık yerleştirilen kısmı mouth pipe n.
arnhem land bölgesindeki aborijin halklarının çaldığı tahtadan yapılmış uzun bir üflemeli çalgı yidaki n.
ses aralığı bas olan tuşlu ve üflemeli bir müzik aleti ophicleide n.
avustralya'daki aborijinal halkların kullandığı bir üflemeli çalgı didjeridoo n.
avustralya'daki aborijinal halkların kullandığı bir üflemeli çalgı didjeridu n.
kamış, ahşap veya metalden yapılmış üflemeli çalgı pipe n.
fagotun atası olan üflemeli bir tür müzik aleti curtal n.
fagotun atası olan üflemeli bir tür müzik aleti dulcian n.
ilkel bir üflemeli çalgı pandean pipes n.
ilkel bir üflemeli çalgı pipes of pan n.
ilkel bir üflemeli çalgı pandean pipe n.
ilkel bir üflemeli çalgı pan's pipes n.
kısa flütlerden oluşan üflemeli basit bir çalgı pandean pipe n.
kısa flütlerden oluşan eski üflemeli bir çalgı syrinx n.
üflemeli çalgı oluşması için bir araya getirilmiş farklı uzunluktaki kamışlar pipes of pan n.
üflemeli çalgı sesine sahip yumuşak tonlu org düğmesi salicional n.
üflemeli çalgı sesine sahip yumuşak tonlu org düğmesi salicet n.
saksafona benzer üflemeli bir çalgı türü sarrusophone n.
saksofona benzer üflemeli çalgı saxophone n.
üflemeli çalgıya ait parmak deliği finger hole n.
üflemeli çalgı fistula [obsolete] n.
bazı üflemeli çalgılarda akordu değiştirmek için ana boruya yerleştirilen boru parçası shank n.
cam tüplerden oluşan bir üflemeli alet pyrophone n.
(üflemeli çalgılarda) nota deliğini kapatma stop n.
(üflemeli çalgılarda) nota deliğini kapatma stop n.
(üflemeli/telli çalgılarda) belirli bir sesi çıkarma yöntemi stop n.
(üflemeli çalgıda) nota çıkarmak tongue v.
(borulu org veya üflemeli çalgı) yeniden akort etmek revoice v.
üflemeli bir enstrüman çalarken kurbağa dili tekniğini kullanmak growl v.
üflemeli bir çalgıya akordunu değiştirip ikincil sesler çıkartacak derecede kuvvetle üflemek overblow v.
(üflemeli çalgıda) hızlı notalar çalmak double tongue v.
üflemeli alet çalmak pipe v.
(melodiyi) üflemeli aletle çalmak pipe v.
(üflemeli çalgıda) bir sesi tek dil ile çıkarmak single-tongue v.