Fallen - Turkish English Dictionary

Fallen

Meanings of "Fallen" in Turkish English Dictionary : 9 result(s)

English Turkish
General
fallen adj. düşmüş
fallen adj. düşen
fallen adj. düşkün
fallen adj. günahkar
fallen adj. düşük
fallen adj. yenik
fallen adj. (çatışmada vb.) ölen
fallen adj. yıkılmış
fallen adj. çökmüş

Meanings of "Fallen" with other terms in English Turkish Dictionary : 58 result(s)

English Turkish
General
fallen arch n. düztaban
fallen woman n. fahişe
fallen woman n. düşmüş kadın
fallen angel n. tanrının emirlerine karşı gelerek cennetten sürgün edilen melek
fallen angel n. yeryüzüne inmiş melek
fallen back on v. başvurmak
fallen to bits v. parçalanmak
fallen out v. kavga etmek
fallen on hard times adj. düşkün
fallen in love with adj. aşık olmuş
fallen to pieces adj. hurdahaş
Proverb
how the mighty have fallen ne oldum dememeli ne olacağım demeli
how the mighty have fallen neydi ne oldu
how the mighty are fallen neydi ne oldu
how the mighty are fallen ne oldum dememeli ne olacağım demeli
how the mighty are fallen bak ne hale düştü/geldi
Colloquial
fallen from grace adj. gözden düşmüş
fallen from grace expr. çaptan düşmüş
Idioms
fallen angel n. eskiden başarılı olup artık başarılı olmayan kurum vb.
a fallen idol n. gözden düşmüş idol
a fallen idol n. eskinin idolü
a fallen idol n. bir zamanların gözdesi
fallen angel n. sürgün edilen melek
fallen angel n. cennetten kovulan melek
fallen angel n. şeytan
fallen angel n. değer kaybeden hisse/bono
fallen angel n. değeri düşen hisse/bono
fallen angel n. form kaybeden şey
fallen angel n. inişe geçen hisse/bono
a fallen angel n. ahlakı/huyu bozulmuş kimse
a fallen angel n. düşmüş melek
a fallen angel n. yoldan çıkmış kimse
a fallen angel n. eski başarısını kaybetmiş kurum/takım
a fallen angel n. eski formunu kaybetmiş kurum/takım
a fallen angel n. formundan düşmüş kurum/takım
fallen idol n. gözden düşmüş idol
fallen idol n. bir zamanların gözdesi
fallen idol n. eskinin idolü
fallen flat on its face v. (bir gösteride vb) başarısız olmak
fallen flat on its face v. yüzüstü kapaklanmak
be fallen flat on its face v. yere serilmek
fallen on evil days expr. başı dertte
fallen on evil days expr. başı belada
how the mighty have fallen expr. bak ne hale düştü/geldi
Speaking
I think I have fallen in love with expr. aşık oldum galiba
have you ever fallen in love? expr. hiç aşık oldun mu?
I've fallen deeply in love with a woman expr. kadının birine sırılsıklam aşık oldum
you must have fallen asleep expr. uykuya dalmış olmalısın
we've fallen in love expr. biz birbirimize aşık olduk
I must have fallen asleep expr. uyuyakalmış olmalıyım
I guess I have fallen in love with expr. aşık oldum sanırım
I guess I have fallen in love with expr. aşık oldum galiba
Technical
fallen wool n. ölü hayvan yapağısı
Textile
fallen wool n. ölü hayvan yapağısı
Medical
fallen arches n. düz taban
Military
fallen soldiers n. savaşta vefat etmiş askerler
Slang
fallen angels n. riskli olarak kabul edilen fakat iyi bir yatırım olarak görülen devlet tahvilleri
Star Wars
fallen teeth n. düşmüş diş