First - Turkish English Dictionary

First

Meanings of "First" in Turkish English Dictionary : 45 result(s)

English Turkish
Common Usage
first adj. birinci
first adj. ilk
first adv. önce
General
first n. birincilik
first n. başlangıç
first n. ilk
first adj. başta gelen
first adj. baş
first adj. önde gelen
first adj. en büyük
first adj. mükemmel
first adj. ilk
first adj. öncelikli
first adv. ilk ağızda
first adv. ilk kez
first adv. ilkin
first adv. başta
first adv. evvela
first adv. ilk önce
first adv. ilk olarak
first adv. öncelikle
first adv. öncelikli olarak
first adv. tercihen
first adv. ziyadesiyle
first adv. öncelikli olarak
Politics
first adj. abd başkanının ailesine ait
first adj. abd başkanının ailesi ile ilgili
first adj. abd başkanının aile üyesi olan
first adj. abd başkanının ailesinden olan
Technical
first adj. ön
Computer
first n. sosyal medyada kişinin hesabındaki ilk fotoğrafın beğenilmesi için bıraktığı bir yorum
Automotive
first n. birinci vites
first adj. birinci vitese ait
first adj. birinci vites ile ilgili
first adj. birinci (vites)
Sport
first n. eskrimde bir savunma pozisyonu
Baseball
first n. birinci kale
first n. ilk kale
first n. birinci kaleci
first n. ilk kale yanında pozisyon alan iç saha oyuncusu
Music
first n. öne çıkan esas müzik aleti
first n. eserde öne çıkan birincil ses
first adj. en yüksek seste olan
first adj. esas bölümü götüren
first adj. birincil

Meanings of "First" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
first of all adv. en önce
first of all adv. ilk olarak
first of all adv. ilk önce
first of all adv. öncelikle
General
first name n. küçük ad
first impression n. ilk izlenim
first floor n. abd zemin kat
first instance n. ilk an
first person n. ilk ağız
first century n. birinci yüzyıl
first night n. gala
first aid kit n. ilk yardım çantası
first team n. ilk takım
court of first instance n. sulh mahkemesi
first print n. alt baskı
murder in the first degree n. kasten adam öldürme
first fruits n. semere
first degree n. birinci derece
first aid kit n. ilkyardım çantası
first lady n. devlet başkanın eşi
first watch n. gecenin ilk nöbeti
love at first sight n. ilk görüşte aşk
first draft n. ilk taslak
first epistle n. ilk mektup
first floor n. zemin katı
first sale of the day n. siftah
the very first n. tam ilki
first of may n. bir mayıs
first one n. birincisi
first place n. birincilik
first aid station n. ilkyardım istasyonu
first cause n. ilk neden
first class mail n. birinci sınıf posta
the first thing to be done n. yapılması gereken ilk şey
first responder n. ilk müdahale ekibi
first cousin n. ilk kuzen
average age of women who bear their first child n. çocuk doğurma ortalama yaşı
first love n. ilk göz ağrısı
first milk n. ağız
first name n. asıl isim
first night n. gala gecesi
first sergeant n. kıdemli başçavuş
first contact with europeans n. avrupalılarla ilk ilişki
the first letter of the arabic alphabet n. elif
first period n. ilk dönem
the first day of the week n. hafta başı
the first part n. ilk bölüm
the first of these n. bunlardan ilki
first prize n. büyük ikramiye
first lord of the admiralty n. deniz bakanı
the very first n. ilk
first degree liability n. birinci derecede sorumluluk
first reading n. ilk okuma
first night n. açılış gecesi
first floor n. zemin kat
first grade n. birinci sınıf
first chop n. birinci sınıf
first half n. birinci yarı
first child n. ilk göz ağrısı
first month n. ilk ay
first edition n. ilk baskı
first light n. ilk ışık
the first world war n. birinci dünya savaşı
first law of motion n. hareketin ilk kuralı
first floor n. ilk kat
first floor n. birinci kat
first class n. taşıtta birinci mevki
first step n. ilk adım
first class bank n. birinci sınıf banka
first cousin n. teyze çocuğu
first aid in illness and injury n. hastalık ve yaralanmada ilkyardım
first secretary n. başkatip
first lady n. abd başkanının karısı
court of first instance of the european communities n. avrupa toplulukları ilk derece mahkemesi
first light n. şafak
at the first opportunity n. ilk fırsatta
first moment n. ilk an
first quarter n. ilk çeyrek
being in the first place n. başta olmak üzere
first class n. birinci sınıf
first half n. ilk yarı
first name n. isim
first aid n. ilkyardım
first hour n. ilk saat
old or first love n. ilk göz ağrısı
first level n. ilk seviye
first level n. birinci evre
first level n. birinci seviye
first instance n. ilk vaka
first instance n. ilk durum
right of first refusal n. rüçhan hakkı
first phase n. ilk etap
first delivery n. ilk teslim
first date n. ilk görüşme
first interview n. ilk görüşme
first intention n. ilk algılama
first example n. ilk örnek
first row n. birinci sıra
first rank n. birinci sıra
first priority n. birinci öncelikli
first year n. ilk yıl
first aid center n. ilk yardım merkezi
commercial court of first instance n. asliye ticaret mahkemesi
first application n. ilk başvuru
love at first sight n. yıldırım aşkı
first aid cabinet n. ilk yardım dolabı
first sight n. ilk görüş
first class fish restaurant n. birinci sınıf balık restoranı
first coat n. birinci kat sıva
first generation n. birinci kuşak
first product n. ilk ürün
first story n. birinci kat
first quality n. birinci kalite
first hand n. ilk el
first coat n. ilk örtü
first name n. ad
first coat n. ilk boya katı
first coat n. birinci kat
first-degree historical monument n. birinci derece tarihi eser
first-growth forest n. balta girmemiş orman
feet-first dive n. çivileme
first-class service n. birinci sınıf hizmet
first-time user n. ilk kez kullanan
first-aid kit n. ilkyardım çantası
safety-first policy n. ihtiyat politikası
the first turkish-muslim women’s union in anatolia n. bacıyan-ı rum
small first-aid cupboard n. ecza dolabı
the first turkish-muslim women’s union in anatolia n. anadolu kadınlar birliği
twenty-first century n. yirmibirinci yüzyıl
first age n. ilk çağ
first rate n. birinci sınıf
first class ticket n. birinci mevki bileti
first hand n. birinci el
first class n. birinci mevki
first aid crew n. ilk yardım ekibi
the first week of the month n. ayın ilk haftası
first five n. ilk beş
first three n. ilk üç
first sexual experience n. ilk cinsel deneyim
first aid n. ilk yardım
first round n. ilk tur
first cousins n. birinci derecede kuzen
first cousins n. amca çocuğu
first round n. birinci tur
first cousins n. teyze çocuğu
first round n. ilk raund
first round n. birinci raund
first cousins n. kuzen
first-born child n. ilk doğan çocuk
first degree of kinship n. birinci dereceden akrabalık