ağız - Turkish English Dictionary
History

ağız



Meanings of "ağız" in English Turkish Dictionary : 86 result(s)

Turkish English
Common Usage
ağız opening n.
ağız mouth n.
ağız dialect n.
General
ağız outlet n.
ağız lip n.
ağız jaw n.
ağız embouchure n.
ağız debouchment n.
ağız brink n.
ağız hydrant n.
ağız vent n.
ağız stoma n.
ağız beestings n.
ağız shibboleth n.
ağız orifice n.
ağız provincialism n.
ağız port n.
ağız vernacular n.
ağız brim n.
ağız maw n.
ağız blade n.
ağız idiom n.
ağız gob n.
ağız register n.
ağız mug n.
ağız dialect n.
ağız crossroads n.
ağız edge n.
ağız opening n.
ağız beak n.
ağız cutting edge n.
ağız mouth n.
ağız junction n.
ağız muzzle (gun) n.
ağız trap n.
ağız intake n.
ağız first milk n.
ağız beastings n.
ağız talk n.
ağız persuasive talk n.
ağız jet n.
ağız kisser n.
ağız biestings n.
ağız potato trap n.
ağız colostrum n.
ağız eyewash n.
ağız jaws n.
ağız muzzle n.
ağız rim n.
ağız chop n.
ağız anulus n.
ağız foramen n.
ağız keen edge n.
ağız inlet n.
ağız accent n.
ağız oral adj.
Trade/Economic
ağız outlet
Technical
ağız jet
ağız lead-in
ağız intake
ağız port
ağız nozzle
ağız orifice
Marine
ağız opening width
ağız outfall
Medical
ağız orifice
Dentistry
ağız mouth
Astronomy
ağız achernar n.
Zoology
ağız bill
Linguistics
ağız local language
ağız subdialect
ağız local dialect
ağız dialect
ağız mouth
ağız vocational slang
ağız oral
ağız variety
British Slang
ağız bake (irish/scottish)
ağız cake-hole
ağız mug
ağız beak
ağız mush
ağız laughing gear
ağız chops
ağız gob
ağız pie-hole

Meanings of "ağız" with other terms in English Turkish Dictionary : 449 result(s)

Turkish English
Common Usage
ağız kavgası etmek squabble v.
ağız dalaşı squabble n.
ağız kavgası squabble n.
ağız kavgası quarrel n.
General
ağız açmamak be silent v.
ağız ağıza vermek whisper privately to each other v.
ağız aramak feel the pulse v.
ağız aramak sound out somebody v.
ağız aramak see how the wind blows v.
ağız aramak take a sounding v.
ağız aramak pump v.
ağız aramak put out a feeler v.
ağız çalkalamak rinse one's mouth v.
ağız çalkalamak gargle one's mouth v.
ağız dalaşı yapmak lock horns with v.
ağız dalaşı yapmak brawl v.
ağız dalaşı yapmak bandy v.
ağız dalaşı yapmak have a row v.
ağız dalaşına girmek cross swords v.
ağız dalaşına girmek lock horns with v.
ağız değiştirmek change one's tune v.
ağız ile çiğnemek chew v.
ağız kalabalığı etmek be verbose v.
ağız kalabalığına getirmek confuse by a flow of words v.
ağız kavgası etmek spat v.
ağız kavgası etmek have a row v.
ağız kavgası etmek bandy words v.
ağız kavgası etmek cross swords with v.
ağız kavgası etmek spar v.
ağız kavgası yapmak squabble v.
ağız kavgası yapmak fight verbally v.
ağız kavgası yapmak wrangle v.
ağız kavgasına tutuşmak squabble v.
ağız kokusu çekmek grin and bear it v.
ağız şapırdatmak smack one's mouth v.
ağız şapırdatmak slurp one's mouth v.
ağız şapırdatmak chew loudly v.
ağız yapmak try to explain away a matter v.
ağız yapmak shuffle v.
ağız yoklamak sound somebody out v.
ağız yoluyla almak incept v.
bir antibiyotiği ağız yoluyla vermek give an antibiotic orally v.
ile ağız kavgası yapmak bandy words with v.
son söz birinin olmak (bir tartışmanın/ağız kavgasının sonunda) have the last word v.
(kesici şeyde) ağız blade n.
ağız (bardak vb) brim n.
ağız (kaya, uçurum) brink n.
ağız (korkunç bir yere açılan) maw n.
ağız alışkanlığı the habit of using a certain expression n.
ağız armonikası harmonica n.
ağız bardak brim n.
ağız birliği concurrence n.
ağız birliği agreement n.
ağız boşluğu mouth cavity n.
ağız boşluğu oral cavity n.
ağız bozukluğu profanity n.
ağız bozukluğu scurrility n.
ağız dalaşı screaming match n.
ağız dalaşı bicker n.
ağız dalaşı argy-bargy n.
ağız dalaşı battle of words n.
ağız dalaşı slanging match n.
ağız dalaşı war of words n.
ağız dalaşı argument n.
ağız dalaşı brawl n.
ağız dalaşı argle-bargle n.
ağız dalaşı passage of (or at) arms n.
ağız dalaşı row n.
ağız dalaşı spat n.
ağız dalaşı quarrel n.
ağız dalaşı etme squabbling n.
ağız dalaşına giren kimse scuffler n.
ağız değişikliği variety in food n.
ağız değiştiren kimse shuffler n.
ağız dolusu mouthful n.
ağız kalabalığı rant n.
ağız kalabalığı loquacity n.
ağız kavgası spat n.
ağız kavgası wordy warfare n.
ağız kavgası bust-up n.
ağız kavgası battle of words n.
ağız kavgası wrangle n.
ağız kavgası words n.
ağız kavgası bickering n.
ağız kavgası altercation n.
ağız kavgası quarrel n.
ağız kavgası row n.
ağız kavgası set-to n.
ağız kavgası spar n.
ağız kavgası slanging match n.
ağız kavgası yapma flyte n.
ağız kavgası yapma wrangle n.
ağız kımıldat mouth n.
ağız kısmı embouchure n.
ağız kokusu jungle mouth n.
ağız kokusu foul breath n.
ağız kokusu pastili cachou n.
ağız kokusu pastili cachous n.
ağız mızıkası harmonica n.
ağız mızıkası mouth organ n.
ağız mızıkası mouthorgan n.
ağız parçası mouth part n.
ağız sapı manubrium n.
ağız sıkılığı secrecy n.
ağız sıkılığı discreetness n.
ağız sıkılığı discretion n.
ağız sıkılığı reserve n.
ağız spreyi mouth spray n.
ağız sütü colostrum n.
ağız sütü beastings n.
ağız sütü beestings n.
ağız şakası jesting n.
ağız şakası joke n.
ağız tadı gusto n.
ağız tadı palate n.
ağız tadı peace n.
ağız tadı harmony n.
ağız tadı relish n.
ağız tadı enjoyment n.
ağız tamburası jew's harp n.
ağız temizliği oral cleaning n.
ağız tıkacı gag n.
ağız ve burnu örten koruyucu maske respirator n.
ağız veya kulak yarası canker n.
bayramlık ağız cursing n.
bozuk ağız filth n.
çatal ağız delta n.
hayvanın ağız ve burnu muzzle n.
içinden su akan ağız spout n.
ilk ağız first person n.
kemiriclerde bulunan ağız kesesi cheek pouch n.
keskin ağız sharp edge n.
şiddetli ağız kavgası a knock-down drag-out fight n.
şom ağız evil tongue n.
yarım ağız gülme half smile n.
ağız ağıza dolu completely full adj.
ağız sulandırıcı mouth-watering adj.
ağız sulandırıcı juicy adj.
ağız ağıza to the brim adv.
ağız dalaşı yaparak brawly adv.
ağız ile by mouth adv.
ağız tadı ile with full enjoyment adv.
yarım ağız halfheartedly adv.
Phrasals
ağız dalaşına girmek toss something back and forth
biriyle tartışmak/ağız dalaşına girmek spar with someone
Colloquial
ağız aramak fly a kite
ağız dalaşı row
ağız dalaşı run-in
birinin zevkine/ağız tadına/beğenisine (uyan) to someone's liking
sarımsak ağız kokusu yapar garlic causes bad breath
Idioms
ağız arama kite-flying
ağız arama kiteflying
ağız aramak sound someone out
ağız aramak see how the wind blows
ağız aramak put out feelers
ağız birliği yapmak agree on all hands
ağız dalaşı fighting talk it out
ağız dalaşı a shouting match
ağız dalaşı free-for-all
ağız dalaşı a slanging match
ağız dalaşı knock-down-drag-out (us)
ağız dalaşı yapmak have words
ağız dalaşı yapmak bandy words with
ağız dalaşı yapmak exchange words with
ağız dalaşına girmek bandy words with
ağız dalaşına girmek thrust and parry
ağız dalaşına girmek have an argy-bargy
ağız dalaşına girmek fall out with
ağız dalaşına girmek get into a knock-down-drag-out fight (us)
ağız dalaşında bulunmak bandy words with
ağız değiştirmek dance to a different tune
ağız değiştirmek dance to another tune
ağız değiştirmek sing a different tune
ağız değiştirmek laugh out of the other side of one's face
ağız değiştirmek laugh out of the other side of one's mouth
ağız değiştirmek change one's tune
ağız değiştirmek sing another tune
ağız kavgası etmek bandy words with
ağız kokusu çekmek grin and bear it
ağız yoklama kiteflying
ağız yoklama kite-flying
biriyle ağız dalaşına girmek get into a slanging match with someone
biriyle ağız dalaşına girmek get into a shouting match with someone
Slang
ağız ishali oral diarrhea
felçli ağız dead mouth
Law
ağız birliği etmek be in cahoots
Institutes
ağız hastalıkları derneği turkish society of oral medicine
Technical
ağız açma flaring
ağız açma (şişe) corkage
ağız açma aleti flaring tool
ağız açma raybası pucella
ağız alevi muzzle flash
ağız basınç dalgası muzzle wave
ağız basınç dalgası gun wave
ağız boşluğu buccal cavity
ağız çatlakları (cam) rim splits
ağız düzlüğü (cam) lip
ağız genişleme deneyi drift-expanding test
ağız genişletme (cam) flaring
ağız genişliği width across flats
ağız hazırlama edge preparation
ağız içi küresel genişliği undercut ring
ağız içi mastarı bore gauge
ağız kavgası quarrel
ağız kaynağı groove weld
ağız kenar kalınlığı edge thickness
ağız kesme makinesi fire finisher
ağız mızıkası harmonium
ağız tütünü plug
ağız uyarlacı nozzle adapter
ağız yakma fire finishing
ağız yakma hatası bad glaze
ağız yuvarlatma rounding of rim
alevle parlatılmış ağız fire finished rim
batık ağız submerged orifice
boru ağız parçası pipe stub
boru-ağız genişletme deneyi tube-drift expansion test
camın ağız kenarı brim
camın ağız kenarı rim
civata bağlantılı ağız bıçağı bolt on cutting edge
destekli ağız reinforced rim
genişletilmiş ağız flared end
genişletilmiş ağız bell-mouth
kesici ağız cutting blade
kesici ağız cutting edge
kırık ağız chipped ring
oval ağız oval mouth
ölçülü ağız calibrated orifice
pürüzalan ağız reamer cone
sabit dişli açık ağız aletler open throat tools with fixed dies
segman ağız açıklığı ring gap
sualtı ağız submerged orifice
yan kesici ağız açısı side cutting edge angle
yüksek fırın ağız sahanlığı blast furnace charging gallery
Mechanic
açık ağız anahtar open-end wrench
kırma ağız break corner
radyal ağız chisel edge
uç ağız chisel edge
uç ağız açısı chisel edge angle
yan ağız açısı end cutting edge angle
yığma ağız built-up edge
Textile
özel tip yüksek ağız açan dip trol ağı special type high opening bottom trawl net
Automotive
segman ağız aralığı piston ring end gap
segman ağız aralığı ring end gap
segman ağız aralığı ring gap
Marine
ağız kuşağı sheer strake
derinliğin kıyıya doğru azaldığı dar ağız ria
gel-gitle oluşan doğal ağız tidal inlet
Medical
ağız ve yutak oropharyngeal adj.
ağız ağıza solunum mouth to mouth respiration
ağız ağıza solunum yöntemi mouth to mouth respiration
ağız ağıza solunum yöntemleri mouth to mouth breathing methods
ağız ağza suni solunum mouth-to-mouth resuscitation
ağız anomalileri mouth abnormalities
ağız bakımı oral health care
ağız bakımı oral care
ağız belirtileri oral manifestations
ağız bilimi stomatology
ağız boşluğu vestibule of mouth
ağız cerrahi işlemleri oral surgical procedures
ağız cerrahisi oral surgery
ağız çalkalama suyu mouthwash
ağız çevresi circumoral
ağız çevresinde çökük noktasal skarlar perioral pitted scars
ağız çevresini saran kası orbicularis oris muscle
ağız dışı extra oral
ağız dışı extraoral
ağız gargarası mouthwash
ağız hastalıkları mouth diseases
ağız hijyeni oral hygiene
ağız hijyeni kötü olan hastalar patients with poor oral hygiene
ağız içi oral
ağız içi in-mouth
ağız içi değişiklikler intraoral changes
ağız içi tableti buccal tablet
ağız içi tıkanma basıncı mouth occlusion pressure
ağız içi uygulama intraoral application
ağız ilaç uygulanması oral administration
ağız iltihabı stomatitis
ağız kanseri oral cancer
ağız kanseri mouth cancer
ağız kanserinin erken tespit edilmesi early detection of oral cancer
ağız kanserinin erken tespiti early detection of oral cancer
ağız kanserinin erken teşhis edilmesi early detection of oral cancer
ağız kanserinin erken teşhis edilmesi early diagnosis of oral cancer
ağız kanserinin erken teşhisi early detection of oral cancer
ağız kokusu foul breath
ağız kokusu breath odor
ağız kokusu oral malodor
ağız kokusu bad breath
ağız kokusu fetor oris
ağız kokusu halitosis
ağız kuruluğu xerostomia
ağız kuruluğu dryness of the mouth
ağız kuruluğu desert mouth
ağız kuruluğu cotton mouth
ağız kuruluğu için kullanılan bir ilaç pilocarpine
ağız motor problemleri oral-motor problems
ağız mukosası mouth mucosa
ağız mukoza çözeltisi oromucosal solution
ağız mukoza damlası oromucosal drops
ağız mukoza jeli oromucosal gel
ağız mukoza kapsülü oromucosal capsule
ağız mukoza kesi yara iyileşmesi incisional oral mucosal wound healing
ağız mukoza patı oromucosal paste
ağız mukoza sıvısı oromucosal liquid
ağız mukoza spreyi oromucosal spray
ağız mukoza süspansiyonu oromucosal suspension
ağız mukozası mouth mucosa
ağız mukozası buccal mucosa
ağız mukozası yolu ile uygulama oromucosal use
ağız patolojisi oral pathology
ağız rehabilitasyonu mouth rehabilitation
ağız rehabilitasyonu oral rehabilitation
ağız sağlığı oral health
ağız sütü colostrum
ağız tabanı kanseri floor of the mouth cancer
ağız tabanı kanseri floor of mouth cancer
ağız tabanında bulunan kas grubu geniohyoid muscles
ağız tümörleri mouth neoplasms
ağız ülseri aphthae
ağız ülseri oral ulcer
ağız ülseri mouth ulcer
ağız ve burun girişi portals of the nose and mouth
ağız ve diş sağlığı orthodontics
ağız ve diş sağlığı oral and dental health
ağız ve diş sağlığı mouth and dental health
ağız ve diş sağlığı mouth and teeth health
ağız ve diş sağlığı kliniği oral and dental health clinics
ağız yangısı stomatitis
ağız yangısı yapan stomatitic
ağız yarası canker
ağız yarası mouth sore
ağız yıkama mouth wash
ağız yıkama çözelti tableti mouth wash tablet for solution
ağız yolu oral tract
ağız yolu ile tatbikat oral application
ağız yoluyla oral
ağız yoluyla alınan ingestant
ağız yoluyla alınan aşı edible vaccine
ağız yoluyla etkili olan bir tür antikoagülan dicoumarol
ağız yoluyla uygulama peroral application
ağız-dışı kullanım extraoral use
ağız-yutak yolu ile uygulama oropharyngeal use
dişsiz ağız edentulous mouth
estetik ağız ameliyatı stomatoplasty
follikül ağız follicular opening
kuru göz ve kuru ağız dry eyes and mouth
mukozaya yapışan ağız içi tableti muco adhesive buccal tablet
protez öncesi ağız cerrahisi oral preprosthetic surgery
protez öncesi ağız cerrahisi preprosthetic oral surgery
sağ ağız kenarı right side of mouth
sinüs ağız deliği sinus opening
trigliserit ve ldl kolesterol tedavisinde kullanılan ağız yoluyla alınan bir ilaç atorvastatin
üst çenedeki dişin ağız boşluğuna uzak lobu tritocone
yanan ağız sendromu burning mouth syndrome
yüz-ağız bölgesi ağrıları orofacial pain
Anatomy
ağız açıklığı mouth opening
ağız boşluğu buccal cavity
ağız boşluğu oral cavity
ağız boşluğu rima oris
ağız boşluğu mouth cavity
ağız boşluğu oral fissure
Psychology
ağız-göz kuruluğu semptomları symptoms of mouth-eye dryness
Dentistry
ağız açacağı mouth gag
ağız açıklığında azalma limited mouth opening
ağız açma mouth opening
ağız aynası mouth mirror
ağız cerrahı oral surgeon
ağız cerrahisi oral surgery
ağız çalkalayıcı oral rinse
ağız çalkalayıcı mouthwash
ağız çalkalayıcı mouth rinse
ağız dışı extraoral
ağız dışı fistül extraoral fistula
ağız diş çene radyolojisi oral and maxillofacial radiology
ağız diş çene radyolojisi dental and maxillofacial radiology
ağız hastalıkları oral diseases
ağız hastalıkları oral medicine
ağız hijyeni oral hygiene
ağız hijyeni eğitimi oral hygiene instruction
ağız içi kalıbı custom tray
ağız içi muayene intraoral examination
ağız içi muayenesi intraoral examination
ağız kokusu halitosis
ağız kokusu bad breath
ağız kokusu malodour
ağız kokusu malodor
ağız koruyucusu mouth guard
ağız sağlığı cihazları oral hygiene appliances
ağız suyu oral rinse
ağız suyu mouthwash
ağız temizliği mamulleri oral hygiene products
ağız yanması sendromu glossalgia
ağız yanması sendromu burning mouth syndrome
ağız yanması sendromu glossodynia
yanan ağız sendromu glossodynia
yanan ağız sendromu glossalgia
Veterinary
ağız mukozasının yangısı stomatitis
flegmonlu ağız yangısı stomatitis phlegmonosa
gangrenli ağız yangısı stomatitis gangrenosa
ülserli ağız yangısı stomatitis ulcerosa
Food Engineering
ağız hissi mouthfeel
Gastronomy
iskorpit mavi ağız blue mouth
Biology
ağız biyokimyası oral biochemistry
ağız sütü colostrum
ağız tabanı palate
Marine Biology
ağız açıklığı spread
ağız contası oral fimbria
ağız gebeliği oral incubation
ağız gebeliği oral gestation
ağız genişliği fishing spread
ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp oesophagus
ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp esophagus
ağız yüksekliği fishing height
ağız yüksekliği height
bazı balıkların ağız kenarlarında bulunan duyargalar barbel
hidrotermal ağız hydrothermal vent
kızıl ağız hastalığı enteric redmouth disease
sarı ağız balığı meager
sarı ağız balığı meagre
Astronomy
ağız yıldızı achernar n.
Zoology
(böceğin) ağız kısmındaki yapılar mouthparts
ağız alanı peristome
ağız boşluğu mouth cavity
ağız parçaları mouth parts
ağız sapı manubrium
ilk ağız blastopore
Linguistics
ağız boşluğu oral cavity
ağız boşluğu mouth cavity
ağız yolu oral passage
yerel ağız local dialect
yerel ağız vernacular
Archaeology
dışa açılan ağız kenarı flaring rim
Environment
vücuda ağız yoluyla alınma acil durumu bölgesi ingestion emergency planning zone
Military
ağız-burun gaz maskesi head wounds gas mask
aşırma ağız yeri brake assembly
çift kademeli namlu ağız baskısı double baffle muzzle
çok delikli namlu ağız baskısı multi-slotted muzzle
namlu ağız alevi ve sesi usulü flash sound method
namlu ağız baskısı muzzle brake
namlu ağız konisi blast area
sivillere yönelik ağız ve diş sağlığı programı dental civic action programs
Hunting
dolmalı tüfeğe konulan ağız otu prime
tüfeğin ağız otu prime
Music
ağız arpı mouth-harp
ağız komuzu mouth-harp
ağız mızıkası harmonica de bouche
ağız mızıkası mouth harmonica