outfall - Turkish English Dictionary

outfall

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

outfall — Definition

Meaning:
deşarj noktası
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈaʊtfɔːl/ – BrE /ˈaʊtfɔːl/)
Part of speech:
İsim: outfall (outfalls)

Meanings of "outfall" in Turkish English Dictionary : 18 result(s)

English Turkish
General
outfall n. (nehir vb.) ağız
The outfall of the river led to a waterfall downstream.
Nehrin ağzı, aşağıya doğru bir şelaleye dökülüyordu.

More Sentences
outfall n. açık boşaltım sistemi
outfall n. akarsu ağzı
outfall n. bir akarsu veya akıntının ağzı
outfall n. nehir ağzı
outfall n. kanal ağzı
outfall n. suyun aktığı ağız
outfall n. mansap
outfall n. tahliye deliği
outfall n. tahliye kanalı
outfall n. akış yolu
outfall n. akış yolu
outfall n. sorti
outfall n. baskın
outfall N. deşarj noktası
Marine
outfall n. ağız
outfall n. tahliye
Environment
outfall n. açık boşaltım

Meanings of "outfall" with other terms in English Turkish Dictionary : 13 result(s)

English Turkish
General
outfall [dialect] n. tartışma
outfall [dialect] n. münakaşa
outfall [obsolete] v. (düşmanın) birden önüne çıkmak
outfall [obsolete] v. önünü kesmek
outfall [obsolete] v. hücuma geçmek
Technical
outfall channel n. tahliye kanalı
outfall sewer n. pissu çıkış kanalı
Marine
surface outfall n. yüzey çıkış ağzı
outfall of incubation n. kuluçka dönemi için balıkların serbest bırakılması
ocean outfall n. okyanus tahliyesi
submerged outfall n. batık boşaltma deliği
Environment
sea outfall n. deniz deşarjı
deep sea outfall system n. derin deniz deşarj sistemi