talk - Turkish English Dictionary
History

talk

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "talk" in Turkish English Dictionary : 59 result(s)

English Turkish
Common Usage
talk v. konuşmak
talk n. sohbet
talk n. konuşma
General
talk v. sohbet etmek
talk v. hakkında konuşmak
talk v. söz etmek
talk v. lakırdı etmek
talk v. söylemek
talk v. görüşmek
talk v. laf etmek
talk v. konuşmak (bir dili)
talk v. konuşmak
talk v. danışmak
talk v. istişarede bulunmak
talk v. istişare etmek
talk v. dedikodu yapmak
talk v. gevezelik etmek
talk v. laf söylemek
talk v. konferans vermek
talk v. açıklamak
talk v. müzakere etmek
talk v. müzakerede bulunmak
talk v. gammazlamak
talk v. ispiyonlamak
talk v. (para vb) konuşmak
talk v. hükmü geçmek
talk v. (bir konuyu) anlatmak/işlemek
talk v. dedikodusunu yapmak
talk v. bahsetmek
talk v. söz etmek
talk v. (dil) konuşmak/bilmek
talk v. ifşa etmek
talk v. (sanık vb) dili çözülmek
talk n. görüşme
talk n. hoşbeş
talk n. müzakere
talk n. ağız
talk n. söylenti
talk n. dedikodu
talk n. laf
talk n. söz
talk n. lakırdı
talk n. söyleme
talk n. sohbet
talk n. lakırdı
talk n. söz konusu
talk n. boş söz
talk n. boş laf
talk n. gereksiz konuşma
talk n. konuşma biçimi/tarzı
talk n. dil
talk n. lisan
talk n. ağız
talk n. jargon
talk n. konuşma konusu
talk n. insanı andıran (hayvan) ses
Speaking
talk konuş
Technical
talk konuşmak
Medical
talk talk

Meanings of "talk" in English Turkish Dictionary : 8 result(s)

Turkish English
General
talk talc n.
talk talcum n.
Technical
talk talcum
Construction
talk talc
Automotive
talk talc
Medical
talk talk
talk tak
Printery
talk talc

Meanings of "talk" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
talk to v. konuşmak
talk about v. hakkında konuşmak
General
talk indiscreetly v. boşboğazlık etmek
talk sweetly v. ağzından bal damlamak
talk about v. lafını etmek
talk over v. hakkında konuşmak
have a talk v. görüşme yapmak
talk or write bombastically v. edebiyat parçalamak
talk someone into something v. birini bir şeyi yapmaya ikna etmek
talk somebody out of something v. caydırmak
talk back v. karşılık vermek
talk about v. söz etmek
talk over the telephone v. telefonlaşmak
talk away v. durmadan konuşmak
talk about v. kurcalamak
talk frankly v. açık konuşmak
talk or write in purple prose v. edebiyat parçalamak
have a talk v. sohbet etmek
talk with a lisp v. yanlış konuşmak
talk over v. tartışmak
talk nonstop v. çene yarıştırmak
talk wild v. saçmalamak
talk round v. fikrini değiştirmek
talk smut v. ağzını bozmak
talk somebody out of something v. vazgeçirmek
talk gently v. ağzından bal damlamak
talk down v. aşağılamak
talk a period of time away v. belirli bir süreyi konuşarak geçirmek
talk nonsense v. sapıtmak
talk somebody out of v. vazgeçirmek
talk of this and that v. şundan bundan konuşmak
talk nonsense v. abuk sabuk konuşmak
talk sense v. makul konuşmak
talk up v. övmek
talk against v. aleyhinde bulunmak
talk clearly v. açık seçik konuşmak
talk against v. dil uzatmak
talk somebody to death v. kafese almak
have a talk v. konuşmak
talk behind one's back v. birinin arkasından konuşmak
talk in vain v. çene yormak
talk nonsense v. saçma sapan konuşmak
talk over v. bahsetmek
talk without knowing it v. ezbere konuşmak
talk loudly v. carlamak
talk out of v. yapmamaya ikna etmek
start to talk v. dili çözülmek
talk about v. mevzubahis etmek
talk the hind legs off a donkey v. boş konuşmak
talk about something v. lafını etmek
talk down v. baskın çıkmak
talk to somebody v. azarlamak
talk somebody round v. dil dökmek
talk nonsense v. saçmalamak
talk over v. üstünde konuşmak
talk rubbish v. saçma sapan konuşmak
talk in one's sleep v. uykuda sayıklamak
talk in one's sleep v. sayıklamak
talk something over v. söyleşmek
talk into v. ikna etmek
talk with v. laf etmek
begin to talk v. dillenmek
talk somebody into v. ikna etmek
talk wild v. saçma sapan konuşmak
talk somebody's head off v. kafasını şişirmek
have a talk with v. konuşmak
talk back to v. karşı gelmek
talk back to v. sert karşılık vermek
talk about v. dem vurmak
talk nonsense v. zırvalamak
talk about v. bahsetmek
talk something over v. görüşmek
talk on v. bahsetmek
talk back v. cevap vermek
start to talk v. dile gelmek
have a talk with v. görüşmek
talk down to v. aşağılayarak konuşmak
talk without thinking v. ağzına geleni söylemek
talk large v. büyük konuşmak
talk to oneself v. kendi kendine konuşmak
talk like friends v. ahbapça konuşmak
draw somebody into talk v. lafa tutmak
talk off the top of one's head v. ezbere konuşmak
talk face to face v. yüz yüze görüşmek
talk face to face v. yüzyüze görüşmek
talk face to face v. yüzyüze konuşmak
talk inappropriate v. bayramlık ağzını açmak
make (somebody) talk v. dile getirmek
talk about somebody v. sözünü etmek
talk about somebody/something v. sövüp saymak
talk about somebody v. lafını etmek
talk about something v. sözünü etmek
talk face to face with v. yüz yüze konuşmak
talk someone face to face v. yüz yüze konuşmak
talk face to face v. yüz yüze konuşmak
talk face to face v. karşılıklı konuşmak
talk to company representative v. bir yetkiliyle görüşmek
talk to company representative v. yetkiliyle görüşmek
talk through dictionary v. sözlük vasıtasıyla konuşmak
talk at length v. uzun uzadıya konuşmak
talk through dictionary v. sözlükten konuşmak
talk the same language v. aynı dili konuşmak
talk about worldly things v. dünya kelamı etmek
talk too much v. çok söylemek
talk assertively v. iddialı konuşmak
talk pretentiously v. iddialı konuşmak
want to talk v. konuşmak istemek
talk about one's troubles v. dert dökmek
talk without consideration v. ağzına geldiği gibi konuşmak
talk on the telephone (with someone) v. telefonlaşmak
talk face to face v. karşılıklı görüşmek
talk billingsgate v. küfürlü konuşmak
fast-talk v. kandırmak
fast-talk v. ikna etmek
talk about v. -i konuşmak
talk down to v. biriyle küçümseyici bir biçimde konuşmak
talk round v. caydırmak
talk continuously v. çenesi durmamak
talk incessantly v. çenesi durmamak
talk out of v. -den vazgeçirmek
talk out of v. -memeye ikna etmek
talk over v. görüşmek
talk round v. ikna etmek
talk incessantly v. çenesi düşmek
talk continuously v. çenesi düşmek
talk into v. -meye ikna etmek
talk about military memoirs v. askerlik anılarından bahsetmek
talk about one’s army days v. askerlik anılarından bahsetmek
talk about military memoirs v. askerlik anılarını anlatmak
talk about one’s army days v. askerlik anılarını anlatmak
talk away v. sürekli konuşmak
talk away v. susmak nedir bilmeden konuşmak
talk away v. durmak bilmeden konuşmak
begin to talk v. dile gelmek
talk away v. durup dinlenmeden konuşmak
talk loudly v. üst perdeden konuşmak
talk pedantically v. çok yüksek sesle konuşmak
talk pedantically v. üst perdeden konuşmak
talk pedantically v. ukalaca konuşmak
talk to somebody on the phone v. telefonla görüşmek
talk in a bossy way v. emir verir gibi konuşmak
talk patronizingly v. emir verir gibi konuşmak
talk about v. yad etmek
talk about v. yadetmek
talk a lot v. çok konuşmak
talk straightforwardly v. düşündüğünü dosdoğru söylemek
not to talk without permission v. izin almadan konuşmamak
talk about v. hakkında görüşmek
talk about someone behind one's back v. birisinin arkasından konuşmak
talk tactfully/cleverly v. usturuplu konuşmak
give/make a good talk/speech v. güzel bir konuşma yapmak
talk someone out of doing something v. birisini (kararında vb) vazgeçirmek
talk someone out of doing something v. birisini bir şeyi yapmaması konusunda ikna etmek
talk in one’s sleep v. uykusunda konuşmak
talk the patient into v. hastayı ikna etmek
talk with someone v. birisiyle konuşmak
talk to someone in charge v. bir yetkiliyle görüşmek
talk to someone in charge v. yetkiliyle görüşmek
want to sit and talk in person v. oturup yüz yüze konuşmak istemek
talk about one's future plans v. gelecek planları hakkında konuşmak
talk about past v. geçmiş hakkında konuşmak
talk among themselves v. kendi aralarında konuşmak
talk loudly v. yüksek sesle konuşmak
talk loudly v. bağırarak konuşmak
talk too proudly v. böbürlenerek konuşmak
talk boastfully v. böbürlenerek konuşmak
talk sense v. mantıklı konuşmak
talk about business v. iş konuşmak
talk about business v. iş hakkında konuşmak
talk about business v. iş ile ilgili konuşmak
talk on a cell phone while driving v. araba kullanırken telefonla konuşmak
talk to someone privately v. biriyle özel konuşmak
talk privately v. özel konuşmak
talk privately v. baş başa konuşmak
need someone to talk to v. birileriyle konuşmaya ihtiyacı olmak
learn to talk v. konuşmayı sökmek
talk behind v. arkadan konuşmak
can not meet/talk v. görüşememek
talk about oneself v. kendinden bahsetmek
talk to someone on the phone v. birisiyle telefonda görüşmek
talk to someone on the phone v. birisiyle telefonda konuşmak
talk to friends v. arkadaşlarla konuşmak
talk yourself v. kendi kendine konuşmak
talk backwards v. tersten konuşmak
have a talk v. konuşmak
talk about v. konu edinmek
talk about v. konu etmek
give a talk v. ders/konuşma vermek
talk of v. hakkında konuşmak
talk terms v. bir anlaşmanın şartlarını tartışmak
talk shop v. işinden söz etmek
trash-talk v. küfürlü konuşmak
cross talk n. cızırtı
empty talk n. kuru gürültü
right to talk n. konuşma hakkı
tiresome talk n. vır vır
empty talk n. boş konuşma
small talk n. hoşbeş
small talk n. laklak
cross talk n. tartışma
summit talk n. zirve toplantısı
pillow talk n. seks sonrası yapılan konuşma
big talk n. övünme
empty talk n. laf
big talk n. yüksekten atma
back talk n. küstahça karşılık verme
small talk n. boş laf
big talk n. büyük söz
small talk n. havadan sudan konuşma
empty talk n. fasarya
persuasive talk n. ağız
boring talk n. tıraş
small talk n. muhabbet
sales talk n. satış konuşması
nonsensical talk n. hezeyan
no end of talk n. sonu gelmez laf
small talk n. sohbet
table talk n. sofra sohbeti
face to face talk n. yüzyüze konuşma
baby talk n. çocuk dili
childish talk n. çocuk dili
worldly talk n. dünya kelamı
idle talk n. gereksiz konuşma
unnecessary talk n. gereksiz konuşma
face-to-face talk n. yüzyüze konuşma
talky-talk n. boş laf
talky-talk n. gevezelik
triangular talk n. üçlü müzakere
intimate talk n. koyu sohbet
deep talk n. koyu sohbet
small talk n. gevezelik
small talk n. çene çalma
empty talk n. boş laf
empty talk n. palavra
chalk talk n. resimlerle göstererek konuşma
the subject of this talk n. bu konuşmanın konusu
video talk n. görüntülü konuşma
empty talk n. boş laflar
empty talk n. boş sözler
elevator talk n. asansör konuşması
street talk n. sokak ağzı
baby talk n. agulama
baby talk n. bebek konuşması
baby talk n. bebekçe (konuşma)
the title of my talk n. konuşmamın başlığı
fighting talk n. meydan okuma
self-talk n. iç-konuşma
private girl-talk n. kız kıza konuşma
loose talk n. boşboğazlık
loose talk n. söylenti
talk show producer n. talk show yapımcısı
finishing talk n. bitiriş konuşması
tall talk n. farfara
tall talk n. abartılı konuşma
talk radio n. izleyicilerle telefon bağlantısı kurulan radyo programı
tall talk n. mübalağalı konuşma
town talk n. dedikodu
town talk n. şehir efsanesi
nice to talk to adj. hoşsohbet
Phrasals
talk over v. (çevredeki gürültüden dolayı) yüksek sesle konuşmak
talk through v. (bir şeyin ayrıntılarını) adım adın anlatmak
talk over v. (telefonda/telsizde) konuşmak
talk out v. konuşarak halletmek
talk out v. etraflıca konuşmak
talk through v. etraflıca konuşmak
talk through v. ikna etmek
talk out v. uzun uzadıya konuşmak
talk through v. uzun uzadıya konuşmak
talk out of v. ikna etmek
talk out of v. konuşarak vazgeçirmek
talk over v. sesini yükselterek baskın çıkmak
talk round v. lafı dolandırmak
talk up v. methetmek
talk over v. irdelemek
talk up v. konuşarak yükseltmek (fiyatı/oranları)
talk over v. uzun uzadıya konuşmak
talk over v. etraflıca konuşmak
talk over v. ikna etmek
talk of v. ilgili olmak
talk over v. (birinin) fikrini değiştirmek
talk of v. ilişki kurmak
talk of v. hakkında konuşmak
talk someone into something v. birine bir şeyi konuşarak yaptırmak
talk about someone v. biri hakkında konuşmak
talk with someone about someone v. biri hakkında birisi ile konuşmak
talk of someone v. biri hakkında konuşmak
talk through v. bir sorunu ya da durumu ayrıntılı bir şekilde konuşmak
talk with v. biriyle konuşmak
talk at someone v. biriyle konuşmak
talk to v. biriyle konuşmak
talk someone down v. birini sakinleştirmek
talk at someone v. birine bir şeyler söylemek
talk someone down v. fiyatı aşağıya çektirmek
talk over v. ele almak
talk on konuşmaya devam etmek
talk on konuşup durmak
talk something out konuşarak çözmek
Phrases
let's talk turkey sadede gelelim
talk to the hand külahıma anlat
talk to the hand umurumda değil
talk to the hand seni dinlemiyorum
talk something down önemsiz görmek
if these walls could talk şu duvarların dili olsa da konuşsa
Proverb
talk of the devil and he is bound to appear iti an çomağı hazırla
talk of the devil and he is sure to appear iti an çomağı hazırla
talk of the devil and he is bound to appear iyi insan lafının üstüne gelirmiş
talk of the devil and he is sure to appear iyi insan lafının üstüne gelirmiş
Colloquial
talk tete-a-tete v. baş başa kalarak konuşmak
talk one's head off v. başını şişirmek
need someone to talk to v. biriyle konuşmak istemek
talk one's head off v. durmadan konuşmak
talk one's head off v. dırdır etmek
talk some serious business v. ciddi bir iş konuşmak
talk in purple prose v. edebiyat yapmak
back talk n. hazırcevaplık
small talk n. hoşbeş
small talk n. havadan sudan konuşma
less talk more work expr. az laf çok iş
go talk to them expr. git ve onlarla konuş
go talk to her expr. gidip onunla konuş
too soon to talk about expr. hakkında konuşmak için çok erken
people say I talk too much expr. insanlar çok konuştuğumu söyler
speak/talk of the devil expr. iyi insan lafı üzerine gelirmiş
talk of the devil (and he is sure to appear) expr. iti an çomağı hazırla
talk of the devil! expr. iti an çomağı hazırla!
speak/talk of the devil expr. iti an çomağı hazırla
talk of the devil (and he is sure to appear) expr. iyi insan lafı üzerine gelirmiş
talk one's head off kafasının etini yemek
talk one's head off kafa şişirmek
talk one's head off kafasını ütülemek
talk one's head off vıdı vıdı etmek
talk one's head off makineli tüfek gibi konuşmak
talk one's head off kafasını şişirmek
talk of the devil! lafının üzerine geldi!
pillow talk yastık muhabbeti
talk tete-a-tete özel konuşmak
talk with me konuş benimle
long time no talk sesin soluğun çıkmıyor
need someone to talk to konuşacak birine ihtiyaç duymak
talk to the customers müşterilerle konuşmak
talk to the police polisle konuşmak
talk to me konuş benimle
then we have nothing more to talk about öyleyse konuşacak bir şey kalmadı
loose talk söylenti
Idioms
talk through one's hat v. ahkam kesmek
talk through one's hat v. palavra atmak
talk big v. mangalda kül bırakmamak
talk through one's hat v. saçmalamak
talk through one's hat v. saçma sapan konuşmak
talk big v. büyük söylemek
talk big v. büyük söz söylemek
talk through one's hat v. uydurmak
talk big v. yüksekten atmak
talk shop v. mesleki işleri konuşmak
talk shop v. işten konuşmak
talk shop v. iş konuşmak
talk shop v. iş hakkında konuşmak
talk dirty v. küfürlü konuşmak
talk shop v. kendi işinden sözetmek
talk through one's hat v. kendini pohpohlamak
talk through one's hat v. kendini övmek
talk twenty to the dozen v. motora bağlamak
talk twenty to the dozen v. makine gibi konuşmak
talk twenty to the dozen v. çan çan etmek
talk out of both sides of one's mouth v. çelişkili şeyler söylemek
talk out of both sides of one's mouth v. ona öyle buna böyle konuşmak
talk like an apothecary [obsolete] v. ağzında gevelemek
talk (one's) arm off v. konuşup durmak
talk (one's) arms off v. konuşup durmak
talk like an apothecary [obsolete] v. evelemek gevelemek
talk (one's) arm off v. kulaklarını doldurmak
talk (one's) arms off v. kulaklarını doldurmak
talk (one's) arm off v. kafasını şişirmek/ütülemek
talk (one's) arms off v. kafasını şişirmek/ütülemek
talk (one's) arm off v. konuşarak baymak/sıkmak
talk (one's) arms off v. konuşarak baymak/sıkmak
talk (one's) arm off v. çenesi düşmek
talk (one's) arms off v. çenesi düşmek
talk (one's) arm off v. gevezelik etmek
talk (one's) arms off v. gevezelik etmek
talk (one's) armoff v. aralıksız konuşmak
talk (one's) armoff v. başının etini yemek
talk (one's) armoff v. çenesi düşmek
talk (one's) armoff v. bir daha susmamak
talk (one's) armoff v. çenesi durmamak
talk (one's) armoff v. car car konuşmak
talk (one's) armoff v. (konuşarak) rehin almak
talk (one's) armoff v. kafa ütülemek
talk (one's) arms off v. aralıksız konuşmak
talk (one's) arms off v. başının etini yemek
talk (one's) arms off v. çenesi düşmek
talk (one's) arms off v. bir daha susmamak
talk (one's) arms off v. çenesi durmamak
talk (one's) arms off v. car car konuşmak
talk (one's) arms off v. (konuşarak) rehin almak
talk (one's) arms off v. kafa ütülemek
talk someone's arm off v. aralıksız konuşmak
talk someone's arm off v. başının etini yemek
talk someone's arm off v. çenesi düşmek
talk someone's arm off v. bir daha susmamak
talk someone's arm off v. çenesi durmamak
talk someone's arm off v. car car konuşmak
talk someone's arm off v. (konuşarak) rehin almak
talk someone's arm off v. kafa ütülemek
talk tommyrot v. abuk sabuk konuşmak
talk through the back of one's head v. abuk sabuk konuşmak
talk out of both sides of your mouth v. adamına göre konuşmak
be the talk of the town v. ağızda sakız olmak
talk about things that you should keep secret v. ağzı gevşek olmak
talk through one's hat v. ahkam kesmek
talk in riddles v. anlaşılması güç şekilde konuşmak
talk like a nut v. aptal aptal konuşmak
talk like a nut v. aptalca konuşmak
talk through one's hat v. aptalca laflar etmek
talk behind someone's back v. arkasından konuşmak
talk through one's hat v. asılsız iddialarda bulunmak
talk at cross-purposes v. ayrı telden çalmak
talk past each other v. ayrı telden çalmak
talk until one is blue in the face v. bitap düşene kadar konuşmak
talk someone off the ledge v. birini, onun için oldukça kötü sonuçlar doğuracak bir karar vermekten vazgeçirmek
talk through one's hat v. boş konuşmak
talk through one's hat v. bilmeden konuşmak
talk through one's hat v. bilip bilmeden konuşmak
talk some sense into somebody v. birine mantıklı davranmasını söylemek
fast-talk someone into something v. birini laf kalabalığı ile bir şeyi yapmaktan vazgeçirmek
fast-talk someone into something v. birini konuşarak bir şey yapmaya ikna etmek
fast-talk someone out of something v. birini konuşarak bir şey yapmaktan vazgeçirmek
have a heart-to-heart talk v. birine açılmak
talk money with someone v. biriyle para konuşmak
have a heart-to-heart talk v. biriyle dertleşmek
talk big v. büyük konuşmak
talk someone ragged v. birini sıkana kadar konuşmak
have a heart-to-heart talk v. birisiyle samimi/dostça sohbet etmek
talk about things that you should keep secret v. boşboğaz olmak
talk one's way into something v. bir şeyi yapmaya ikna etmeyi başarmak
talk some sense into somebody v. birinin aklını başına getirmek
talk out (the side of) one’s neck v. bol keseden atmak
talk in riddles v. bilmece gibi konuşmak
talk at cross-purposes v. birbirini yanlış anlamak
talk large v. büyük konuşmak
talk one's head off v. birisinin kafasını şişirmek
talk in telephone numbers v. bire bin katmak
talk at cross-purposes v. birbirlerini yanlış anlayıp ters düşmek
have a heart-to-heart talk v. birine içini dökmek
can talk the hind legs off a donkey v. çok geveze olmak
talk someone's head off v. çok konuşmak
can talk the hind leg off a donkey v. çenesi düşük olmak
talk around something v. dolaylı konuşmak
talk a mile a minute v. çan çan etmek
can talk the legs off an iron pot v. çenesi düşük olmak
talk a blue streak v. çok hızlı konuşmak
talk the hind legs off a donkey v. çok konuşmak
can talk the hind leg off a donkey v. çok geveze olmak
talk nineteen to the dozen v. çan çan etmek
talk his way out of trouble v. dil dökerek başını beladan kurtarmak
can talk the legs off an iron pot v. çok konuşmak
talk someone's head off v. çok konuşarak karşısındakini sıkmak
talk a blue streak v. çok konuşmak
talk to hear one's own voice v. devamlı konuşmak
talk until one is blue in the face v. dili damağı kurumak
talk too much v. çok konuşmak
can talk the hind legs off a donkey v. çenesi düşük olmak
talk ten to the dozen v. çan çan konuşmak
talk in circles v. dolambaçlı konuşmak
can talk the legs off an iron pot v. çok geveze olmak
can talk the hind legs off a donkey v. çenesi düşmek
talk the hind leg off a donkey v. çok konuşmak
can talk the legs off an iron pot v. çenesi düşmek
talk through one's hat v. cahilce konuşmak
talk a blue streak v. çenesi düşmek
talk through one's hat v. cahil cahil konuşmak
can talk the hind legs off a donkey v. çok konuşmak
can talk the hind leg off a donkey v. çok konuşmak
talk someone's ear off v. çok konuşarak karşısındakini sıkmak
talk your way somewhere v. dil dökerek/konuşarak/ikna ederek bir yere girmek
can talk the hind leg off a donkey v. çenesi düşmek
talk through one's hat v. desteksiz atmak
engage in small talk v. geyik muhabbeti yapmak
engage in small talk v. havadan sudan şeyler konuşmak
talk to hear one's own voice v. haddinden fazla konuşmak
be the talk of the town v. herkesin dilinde olmak
talk a mile a minute v. hızlı konuşmak
talk up a storm v. istekle yapmak
talk up a storm v. istekle yapmak
talk a blue streak v. jet gibi konuşmak
talk someone off the ledge v. ikna edici bir şekilde konuşarak kendini öldürmesini engellemek
talk someone off the ledge v. intihar etme fikrinde olan kişiyi konuşarak bu kararından vazgeçirmek
talk someone off the ledge v. intihar eden kişiye moral vererek kişinin intihar girişimini engellemek
talk shop v. iş konuşmak
talk up a storm v. istekle yapmak
fighting talk it out n. ağız dalaşı
double talk n. çeşitli anlamlar verebilecek söz
pep talk n. cesaret konuşması
sweet talk n. düzgün konuşma
straight talk n. dobra/dürüst konuşma
sales talk n. esnaf ağzı
can talk the legs off an iron pot n. geveze
the talk of the town n. herkesin bildiği/üzerinde konuştuğu
all talk and no cider expr. laf çok icraat yok
all talk and no cider expr. anca laf