Horizontal... - Turkish English Dictionary

Horizontal...

Meanings of "Horizontal..." with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
horizontal adj. yatay
General
horizontal surface n. yatay yüzey
horizontal tail n. yatay kuyruk
horizontal equity equalisation n. yatay eşitlik denkleştirmesi
horizontal beam n. aşık
horizontal bar n. barfiks
horizontal line n. yatay doğru
horizontal axis n. yatay eksen
horizontal curve n. yatay kurb
horizontal priority n. yatay öncelik
horizontal approach n. yatay yaklaşım
horizontal n. yatay pozisyondaki şey
horizontal n. yatay çizgi
horizontal n. yatay düzlem
make (something) horizontal v. yatay hale getirmek
horizontal adj. yatay çizgi
horizontal adj. düz
horizontal adj. ufki
horizontal adj. ufka ait
horizontal adj. yatay düzlem
horizontal adj. yatay
horizontal adj. herkese eşit şekilde uygulanan
horizontal adj. ufuk düzleminde ölçülen
horizontal adj. (pul) dikdörtgen
horizontal adj. denk
horizontal adj. (basılı materyal, oyun tahtası elemanları) soldan sağa uzayan
horizontal adj. ufkun yanında
horizontal adj. ufkun üzerinde
horizontal adj. soldan sağa
horizontal adj. tamamıyla
horizontal adj. ufka paralel
horizontal adj. genel
horizontal adj. ufuk düzlemini barındıran
horizontal adj. toplumun her üyesi için geçerli olan
horizontal adj. aynı hiyerarşik düzende olan
plano-horizontal adj. düz yatay yüzeyi olan
plano-horizontal adj. düz pozisyonda duran
Colloquial
horizontal adj. zom olmuş
horizontal adj. körkütük sarhoş
horizontal adj. çok sarhoş
horizontal adj. sarhoş
horizontal adj. zilzurna sarhoş
Trade/Economic
horizontal reduction of tariffs n. gümrük tarifelerinde yatay indirim
horizontal growing n. yatay büyüme
horizontal reduction of tariffs n. gümrük tarifelerinde linear indirim ya da gümrük tarifelerinde yatay indirim ya da gümrük tarifelerinde eşit yüzde indirimi
horizontal analysis n. karşılaştırmalı tablolar analizi
horizontal merger n. yatay birlik
horizontal spread n. yatay fark
horizontal combination n. yatay birleşme
horizontal merger n. aynı malı üreten birden fazla firmanın oluşturdukları birlik
horizontal merger n. benzer ürün üreten iki firma arasındaki birleşme
horizontal analysis n. mali tabloların yatay analizi
horizontal equity n. yatay eşitlik
horizontal price fixing n. yatay fiyat belirlemesi
horizontal integration n. yatay bütünleşme
horizontal growing n. bir işletmenin aynı faaliyette bulunan işletmelerle birleşmesi
horizontal concertrations n. yatay birleşmeler
horizontal legislation n. yatay mevzuat
horizontal and procedural measures n. yatay ve prosedürel önlemler
horizontal fiscal harmonization n. yatay mali uyum
horizontal labor union n. yatay işçi sendikası
horizontal labor union n. belli bir alanda uzman olan işçilerin kurduğu sendika
horizontal integration n. yatay tamamlanma
horizontal analysis n. yatay çözümleme
horizontal integration n. yatay bütünlenme
horizontal expansion n. yatay genişleme
horizontal expansion n. yatay büyüme
horizontal analysis n. yatay analiz
horizontal audit n. yatay denetim
horizontal concentration n. yatay yoğunlaşma
horizontal integration n. yatay entegrasyon
horizontal market n. yatay piyasa
horizontal market n. yatay pazar
horizontal cartel n. yatay kartel
horizontal organization n. yatay organizasyon
horizontal promotion n. yatay terfi
horizontal organisation n. yatay organizasyon
horizontal integration n. yatay bütünleşme
horizontal adj. yatay piyasalar ile ilgili
horizontal adj. aynı ticari faaliyet kademesi ile ilişkili
Law
horizontal integration n. yatay birleşme
Politics
horizontal state aid n. yatay devlet yardımı
horizontal objectives n. yatay amaçlar
horizontal logic n. yatay mantık
horizontal logic n. yanal mantık
horizontal relation n. yatay ilişki
Industry
horizontal union [us] n. zanaatkarlar odası
horizontal combination n. aynı seviyede üretim gerçekleştiren birden fazla firmanın tek firmada toplanması
horizontal union [us] n. meslek organizasyonu
horizontal union [us] n. işçi sendikası
Technical
horizontal sweep n. yatay tarama
horizontal contact pressure n. yatay kontak basıncı
horizontal angle n. yatay açı
horizontal deflection n. yatay saptırma
horizontal feed n. yatay ilerletme
horizontal synchronizing pulse n. satır eşleme sinyali
horizontal sweep n. yatay süpürme
horizontal size n. genişlik
horizontal effective stress n. yatay etkin gerilme
horizontal line frequency n. satır frekansı
horizontal size control n. genişlik ayarı
horizontal departure n. yatay ayrılma
horizontal drainage blanket n. yatay drenaj blanketi
horizontal arch element n. yatay kemer elemanı
horizontal swelling n. yanal genleşme
horizontal stiffness n. yatay rijitlik
horizontal shaft n. yatay dingil
horizontal distribution n. yatay dağılım
horizontal antenna n. yatay anten
horizontal frequency n. satır frekansı
horizontal curve n. yatay dönemeç
horizontal scanning generator n. yatay tarama jeneratörü
horizontal shore n. yatay payanda
horizontal scale n. yatay ölçek
horizontal blanking n. yatay silme
horizontal bracing n. yatay takviye
horizontal size n. yatay uzunluk
horizontal blanking pulse n. satır boşluğu sinyali
horizontal section n. yatay kesit
horizontal couple n. yatay kuvvet çifti
horizontal effective stress n. yatay efektif gerilme
horizontal line frequency n. saniyede satır sayısı
horizontal hold n. yatay doğrusallık ayarı
horizontal bar n. yatay kaydırma çubuğu
horizontal movement n. yatay hareket
horizontal direction n. yatay istikamet
burning in horizontal position n. yatay durumda yanma
horizontal amplifier n. yatay amplifikatör
horizontal picture hold n. satır eşleme ayarı
horizontal flow n. yatay akım
horizontal curves n. yatay eğriler
horizontal distance n. yatay mesafe
points of horizontal spacing n. yatay aralama noktaları
horizontal swelling n. yanal şişme
horizontal construction joint n. yatay inşaat derzi
horizontal stiffening n. yatay takviye
horizontal deflection coil n. yatay saptırma bobini
horizontal deflection electrode n. yatay saptırma elektrodu
horizontal frequency n. saniyede satır
horizontal cylindrical tank n. yatay silindirik tank
horizontal axis n. yatay aks
horizontal size control n. yatay uzunluk ayarı
horizontal synchronizing pulse n. yatay senkronizasyon sinyali
horizontal grinding wheel spindle n. yatay fener mili
horizontal polarization n. yatay polarizasyon
horizontal angle observation n. yatay açı ölçümü
horizontal component n. yatay bileşen
horizontal orifice n. yatay orifis
horizontal movement measurement point n. yatay hareket ölçüm noktası
horizontal scanning generator n. satır üreteci

Meanings of "Horizontal..." with other terms in English Turkish Dictionary : 3 result(s)

Turkish English
Medical
horizontal düzlem horizontal plane n.
horizontal horizontal adj.
horizontal bulaşma ile ilgili horizontal adj.