aggressive - Turkish English Dictionary

aggressive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

aggressive — Definition

Meaning:
agresif, saldırgan
Pronunciation (IPA):
(AmE /əˈɡrɛsɪv/ – BrE /əˈɡrɛsɪv/)
Part of speech:
Sıfat
Synonyms:
hostile, forceful
Antonyms:
gentle, passive

Meanings of "aggressive" in Turkish English Dictionary : 26 result(s)

English Turkish
Common Usage
aggressive adj. agresif
The coach made an aggressive plan to win the game.
Teknik direktör maçı kazanmak için agresif bir plan hazırlamış.

More Sentences
aggressive adj. saldırgan
No one expected such aggressive behaviour from her.
Kimse ondan bu kadar saldırgan bir davranış beklemiyordu.

More Sentences
aggressive adj. kavgacı
General
aggressive adj. atılgan
I tried to be more aggressive.
Daha atılgan olmaya çalıştım.

More Sentences
aggressive adj. girişken
We needed to be more aggressive.
Daha girişken olmamız gerekiyordu.

More Sentences
aggressive adj. çabuk yayılan
An aggressive version of the virus caused the pandemic.
Virüsün çabuk yayılan bir versiyonu pandemiye neden oldu.

More Sentences
Law
aggressive adj. saldırgan
No one expected such aggressive behaviour from her.
Kimse ondan bu kadar saldırgan bir davranış beklemiyordu.

More Sentences
Technical
aggressive adj. saldırgan
No one expected such aggressive behaviour from her.
Kimse ondan bu kadar saldırgan bir davranış beklemiyordu.

More Sentences
Construction
aggressive adj. saldırgan
No one expected such aggressive behaviour from her.
Kimse ondan bu kadar saldırgan bir davranış beklemiyordu.

More Sentences
Sport
aggressive adj. saldırgan
No one expected such aggressive behaviour from her.
Kimse ondan bu kadar saldırgan bir davranış beklemiyordu.

More Sentences
General
aggressive n. (renk) koyu
aggressive n. (renk) yoğun
aggressive adj. kavgacı
aggressive adj. saldırıcı
aggressive adj. tecavüzkar
aggressive adj. mütecaviz
aggressive adj. çamur
aggressive adj. didişken
aggressive adj. saldırı ile ilgili
aggressive adj. katı
aggressive adj. ısrarlı
aggressive adj. atarlı giderli
Law
aggressive adj. tecavüzi
Technical
aggressive adj. agresiv
aggressive adj. kemirici
Construction
aggressive adj. sert

Meanings of "aggressive" with other terms in English Turkish Dictionary : 98 result(s)

English Turkish
General
aggressive water n. saldırgan su
aggressive character n. saldırgan kişilik
aggressive buyer n. agresif alıcı
aggressive water n. zararlı su
aggressive action n. saldırgan hareket
passive-aggressive personality disorder n. pasif-agresif şahsiyet bozukluğu
passive-aggressive persons n. pasif-agresif kişiler
aggressive policy n. saldırgan politika
image of an aggressive fellow countryman n. agresif memleket delikanlısı imajı
aggressive behaviours n. agresif davranışlar
aggressive behaviours n. agresif hareketler
aggressive capitalism n. vahşi kapitalizm
aggressive behaviour n. sinirli davranış
aggressive behavior n. sinirli davranış
be aggressive v. agresif olmak
display aggressive behavior v. agresif tavırlar sergilemek
Trade/Economic
aggressive portfolio n. saldırgan portfolyo
aggressive marketing n. agresif pazarlama
aggressive sales tactics n. agresif satış taktikleri
aggressive accountancy n. agresif muhasebe
aggressive accountancy n. hesaplarda manipülasyon
aggressive accountancy n. muhasebe manipülasyonu
Law
aggressive panhandling n. agresif dilencilik
aggressive panhandling n. kişileri söz tutum ve davranışlarla rahatsız eden ve para vermeyi zorlayan dilencilik biçimi
aggressive panhandling n. saldırgan dilencilik
Politics
aggressive foreign policy n. saldırgan dış politika
aggressive actions n. saldırgan faaliyetler
aggressive tax planning n. agresif vergi planlaması
Technical
aggressive ground water n. zararlı yeraltı suyu
aggressive water n. zararlı su
Automotive
aggressive deceleration fuel shutoff n. girişken yavaşlama tetiklemeli yakıt kesme düzeni
Marine
aggressive water n. eritici su
Medical
aggressive management n. agresif tedavi
aggressive treatment regimen n. yoğun tedavi rejimi
long-term aggressive management n. uzun dönemli agresif tedavi
aggressive tumor n. agresif seyirli tümör
aggressive fibromatosis n. agresiv fibromatözis
aggressive surgery n. agresif cerrahi girişim
aggressive postmenopausal endometriosis n. agresif postmenopozal endometriyozis
aggressive fluid resuscitation n. agresif sıvı resüsitasyonu
aggressive clinicopathologic entity n. agresif davranışlı klinikopatolojik antite
aggressive and destructive rheumatoid arthritis n. agresif ve yıkıcı romatoid artirit
aggressive patient n. saldırgan hasta
have aggressive nature and fatal course v. agresif ve fatal seyirli olmak
clinically aggressive adj. klinik olarak agresif seyir gösteren
Psychology
aggressive script n. saldırganlık senaryosu
aggressive stimulus n. saldırgan uyarıcı
aggressive instinct n. saldırganlık içgüdüsü
aggressive treatment n. saldırgan tedavi
passive-aggressive behavior n. edilgen-saldırgan davranış
oral aggressive character n. oral-saldırgan kişilik
passive-aggressive personality n. pasif saldırgan kişilik
passive-aggressive adj. pasif-agresif
passive-aggressive adj. yükümlülüklere gösterilen pasif direnişe ait
passive-aggressive adj. pasif direniş bildiren
passive-aggressive adj. pasif direnişle öne çıkan
Dentistry
aggressive fibro-osseous neoplasm n. agresif fibro-osseöz tümör
Chemistry
aggressive acid n. agresif asit
Geology
aggressive groundwater n. zararlı yeraltı suyu
Military
aggressive defence n. taarruzi savunma
aggressive spirit and team work n. atılganlık ruhu ve ekip çalışması
Modern Slang
aggressive liking n. internet üzerinden yapılan bir tartışmada aynı fikirde olmadığı kişiyi kötülemek için karşıt yorumları gerçek zamanlı olarak beğenme
aggressive drinking n. çok fazla ve hızlı içme
aggressive street walking n. sokakta bankların, direklerin üzerinden atlayıp akrobatik hareketler yaparak yürüme
aggressive inline skating n. akrobatik hareketler içeren ileri seviye paten sporu
aggressive eating n. tüm yiyecekleri silip süpürme
aggressive setter n. agresif pasör
aggressive hug n. vahşice sarılma
aggressive driving n. agresif araç kullanma
aggressive ignorance n. şiddetli cehalet
aggressive cuddling n. öpüşüp koklaşma
aggressive driver n. agresif sürücü
aggressive anglophone n. amerika'da sadece ve sadece ingilizce konuşulması gerektiğini savunan kimse
aggressive inline n. akrobatik hareketler içeren ileri seviye paten sporu
aggressive kisser n. şiddetli öpüşen kimse
aggressive flirting n. ısrarcı şekilde flört etme
aggressive piercing n. sıra dışı pirsing
aggressive chivalry n. göstere göstere yapılan centilmenlik
aggressive eating n. her şeyi agresif bir şekilde yiyip bitirme
aggressive chivalry n. abartılı şekilde yapılan centilmenlik
aggressive ignorance n. bilgiye erişim olmasına rağmen ısrarla sürdürülen cehalet
aggressive driving n. agresif sürüş
aggressive driver n. agresif şoför
aggressive hug n. hunharca sarılma
aggressive drinking n. agresif bir şekilde kafayı çekme
aggressive flirting n. agresif şekilde flört etme
aggressive kisser n. tutkulu öpüşen kimse
aggressive flirting n. saldırganca flört etmeye çalışma
aggressive hug n. şiddetle sarılma
aggressive kisser n. agresif şekilde öpüşen kimse
aggressive cuddling n. yiyişme
aggressive driving n. atik sürüş
aggressive eating n. her şeyi hızlı hızlı yiyip kimseye yiyecek bir şey bırakmama
aggressive driver n. atik sürücü
aggressive driver n. sabırsız sürücü
aggressive chivalry n. saldırgan/agresif şekilde yapılan centilmenlik
Star Wars
aggressive reconnaissance-170 starfighter n. agresif keşif-170 yıldız savaşçısı
aggressive reconnaissance-170 starfighter (arc) n. agresif keşif-170 yıldız savaşçısı (akg)