bridle - Turkish English Dictionary
History

bridle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "bridle" in Turkish English Dictionary : 27 result(s)

English Turkish
Common Usage
bridle n. dizgin
General
bridle v. ata başlık takmak
bridle v. gemlemek
bridle v. dizgin vurmak
bridle v. tutmak
bridle v. (at) dizginlemek
bridle v. kızmak
bridle v. başkaldırmak
bridle v. dizgin takmak
bridle v. dizginlemek
bridle v. zaptetmek
bridle v. gem vurmak
bridle v. yular takmak
bridle v. frenlemek
bridle v. başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek
bridle v. karşı gelmek
bridle n. denge (bisiklet vb)
bridle n. at başlığı (gem ve dizginlerin takıldığı)
bridle n. bağ
bridle n. yular
bridle n. gem
Technical
bridle n. tutucu
Aeronautic
bridle n. çok uçlu halat
bridle n. rehber bağlama şeridi
Marine
bridle n. palamar
Medical
bridle n. bir organ veya oluşumu tesbit eden veya hareketini sınırlayan bağ
bridle n. frenulum

Meanings of "bridle" with other terms in English Turkish Dictionary : 24 result(s)

English Turkish
General
bridle at v. birisine kızmak
bridle up v. içerlemek
bridle up v. sinirlenmek
put a bridle on v. gem vurmak
bridle joint n. boyunduruk geçme
bridle path n. atlı yolu
scold's bridle n. kadınların cezalandırılması için kullanılan bir alet
towing bridle n. çekme halatı
Idioms
bridle one's tongue v. gem vurmak
Technical
towing bridle n. çelik çekme halatı
tension bridle n. gerdirme donanımı
bridle roll n. gerdirme merdanesi
tension bridle n. germe gemi
entry bridle n. giriş gergisi
drag bridle n. sürünme durdurucu
bridle spring n. tutucu yayı
bridle rod n. tutucu çubuğu
bridle ring n. tutucu yüzük
Architecture
bridle noseband n. başlık tasması
Construction
bridle joint n. boyunduruk geçme
Aeronautic
deployment bridle n. paraşüt açma teli
Marine
bowline bridle n. borina patası
towing bridle n. cer halatı patası
towing bridle n. gemiyi baştan çekmek için bir ucu çekiciye verilen halat zincir veya çelik halat düzeneği