bridle - Türkçe İngilizce Sözlük

bridle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bridle — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dizgin, dizginlemek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbraɪdəl/ – BrE /ˈbraɪdəl/)
Terim Türü:
İsim: bridle (bridles); Fiil: bridle (bridles – bridled – bridling)
Atı yönlendirmeye yarayan dizgini anlatır; fiil olarak “dizginlemek/kendini tutmak” anlamı taşır. Eski İngilizce bridel kökünden gelmektedir; fiziksel kontrol aracı mecazen “duyguyu dizginleme”ye taşınmıştır

"bridle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bridle i. dizgin
The rider pulled the horse's bridle.
Binici atın dizginini çekti.

More Sentences
Genel
bridle f. dizginlemek
The groom bridled the horse.
Seyis atı dizginledi.

More Sentences
bridle f. kızgın olmak
The actor bridled at the director's order.
Oyuncu yönetmenin verdiği emirlerden ötürü kızgındı.

More Sentences
bridle i. bağ
bridle i. at başlığı (gem ve dizginlerin takıldığı)
bridle i. denge (bisiklet vb)
bridle i. yular
bridle i. gem
bridle i. kısıtlama
bridle i. ağza ve kafaya takılan eski bir tür işkence aleti
bridle i. gemcik
bridle i. frenulum
bridle i. ağı sıkıştıran ip
bridle i. uçurtmanın ipine bağlanan kordon sistemi
bridle i. gemleme
bridle f. dizgin vurmak
bridle f. gemlemek
bridle f. ata başlık takmak
bridle f. frenlemek
bridle f. dizgin takmak
bridle f. başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek
bridle f. (at) dizginlemek
bridle f. başkaldırmak
bridle f. zaptetmek
bridle f. kızmak
bridle f. yular takmak
bridle f. gem vurmak
bridle f. karşı gelmek
bridle f. tutmak
bridle f. alınmak
bridle f. aşırılıktan kaçınmak
Teknik
bridle i. tutucu
Tekstil
bridle i. mont ve ceket yakalarına dikilen kumaş parçası
Havacılık
bridle i. çok uçlu halat
bridle i. rehber bağlama şeridi
Denizcilik
bridle i. palamar
Medikal
bridle i. bir organ veya oluşumu tesbit eden veya hareketini sınırlayan bağ
bridle i. frenulum
Ormancılık
bridle i. kızak yolundaki kütüklerin veya kütük kızaklarının hızını kontrol eden cihaz
Silah/Atıcılık
bridle i. ateşleme düzeninin içindeki bir parça

"bridle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bridle joint i. boyunduruk geçme
bridle path i. atlı yolu
scold's bridle i. kadınların cezalandırılması için kullanılan bir alet
towing bridle i. çekme halatı
branches of a bridle i. bir dizgindeki iki parça bükülmüş demir
bridle way i. at yolu
bridle hand i. sol el
bridle road i. at yolu
bridle wrist i. dizgini tutan sol el bileği
bridle hand i. ata binerken dizgini tutan el
bridle rein i. dizgin
bridle track [new zealand] i. ata binmek için uygun yol
bridle trail i. at yolu
scolding bridle [dialect] [uk] i. eski bir tür işkence aleti
bridle up f. sinirlenmek
put a bridle on f. gem vurmak
bridle at f. birisine kızmak
bridle up f. içerlemek
Öbek Fiiller
bridle at (someone or something) f. (birine/bir şeye) kırılmak
bridle at (someone or something) f. (birine/bir şeye) kızmak
bridle at (someone or something) f. (birine/bir şeye) sinirlenmek
bridle at (someone or something) f. (birine/bir şeye) darılmak
bridle up f. ata dizgin vurmak
bridle at f. (bir şeyden) alınmak
Deyim
bridle one's tongue f. gem vurmak
a wigwam for a goose's bridle expr. seni ilgilendirmez
a wigwam for a goose's bridle expr. sana ne
a wigwam for a goose's bridle expr. seni ilgilendiren bir şey değil
Teknik
bridle rod i. tutucu çubuğu
bridle spring i. tutucu yayı
bridle roll i. gerdirme merdanesi
drag bridle i. sürünme durdurucu
tension bridle i. germe gemi
tension bridle i. gerdirme donanımı
entry bridle i. giriş gergisi
bridle ring i. tutucu yüzük
towing bridle i. çelik çekme halatı
bridle bit i. gem
Mimarlık
bridle noseband i. başlık tasması
bridle iron i. yeterli dayanağın bulunmadığı durumlarda destek sağlamak için bükülmüş güçlü ve yassı demir çubuk
İnşaat
bridle joint i. boyunduruk geçme
bridle [uk] i. yan kiriş
Havacılık
deployment bridle i. paraşüt açma teli
Denizcilik
bowline bridle i. borina patası
towing bridle i. cer halatı patası
towing bridle i. gemiyi baştan çekmek için bir ucu çekiciye verilen halat zincir veya çelik halat düzeneği
bridle cable i. çift demiri tek zincire bağlayan zincir
bridle port i. gomina lumbarı
Spor
double bridle i. çift dizgin