composure - Turkish English Dictionary

composure

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

composure — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /kəmˈpoʊʒər/ – BrE /kəmˈpəʊʒə/)
Part of speech:
İsim: composure (uncountable)
Synonyms:
poise, calmness
Antonyms:
panic, agitation

Meanings of "composure" in Turkish English Dictionary : 11 result(s)

English Turkish
General
composure n. sakinlik
It was noble of her to keep her composure.
Sakinliğini koruması asil bir davranıştı.

More Sentences
composure n. soğukkanlılık
I would advise great composure when faced with candidates pressing for deadlines.
Teslim tarihleri için baskı yapan adaylarla karşı karşıya kaldığınızda büyük bir soğukkanlılık tavsiye ederim.

More Sentences
composure n. ılımlılık
composure n. dinginlik
composure n. kontrol
composure n. huzur
composure n. itidal
composure n. denge
composure n. kendine hakimiyet
composure n. rahat
composure n. irade gücü

Meanings of "composure" with other terms in English Turkish Dictionary : 17 result(s)

English Turkish
General
self-composure n. aklı başındalık
self-composure n. kendine hakimlik
self-composure n. sakinlik
keep one’s composure v. soğukkanlılığını kaybetmemek
keep one's composure v. soğukkanlılığını korumak
maintain one's composure v. gülmemek için kendini tutmak
maintain one's composure v. gülmemek
maintain one's composure v. metanetini korumak
maintain one's composure v. metanetini kaybetmemek
Phrases
with the utmost composure expr. teleşsızca
with the utmost composure expr. telaşsızca
with the utmost composure expr. hiç kendini bozmadan
Idioms
lose one's composure v. hakimiyetini yitirmek
lose one's composure v. soğukkanlılığını yitirmek
lose one's composure v. kimyası bozulmak
regain one's composure v. sakinleşmek
regain composure v. sakinleşmek