cripple - Turkish English Dictionary

cripple

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cripple — Definition

Meaning:
sakatlamak, sakat
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈkrɪpəl/ – BrE /ˈkrɪpəl/)
Part of speech:
Fiil: cripple (cripples – crippled – crippling); İsim: cripple (cripples)
Synonyms:
disable
Antonyms:
heal

Meanings of "cripple" in Turkish English Dictionary : 16 result(s)

English Turkish
Common Usage
cripple n. sakat
The children made fun of the cripple.
Çocuklar sakatla dalga geçti.

More Sentences
cripple v. sakatlamak
General
cripple v. sakat etmek
He couldn't stand being crippled after the accident.
Kazadan sonra sakat kalmaya dayanamadı.

More Sentences
cripple n. kötürüm
cripple n. arızalı
cripple n. topal
cripple n. iskele
cripple v. kötürüm bırakmak
cripple v. felce uğratmak
cripple v. bozmak
cripple v. iptal etmek
cripple v. belini bükmek
cripple v. zarar vermek
cripple v. kazaya uğratmak
cripple v. kösteklemek
cripple v. zayıflatmak

Meanings of "cripple" with other terms in English Turkish Dictionary : 10 result(s)

English Turkish
General
cripple scaffold n. topal iskele
cripple scaffold n. tek direkli iskele
seriously cripple v. ciddi oranda sekteye uğratmak
Idioms
emotional cripple adj. duygularını gösteremeyen
emotional cripple adj. duygularını göstermekte/ifade etmekte zorluk çeken
emotional cripple adj. duygu yoksunu
emotional cripple adj. duygularını ifade edemeyen
emotional cripple adj. duygu özürlü
Geography
cripple creek n. kolorado eyaletinde şehir
Reptiles
long-cripple n. avrupa'da bulunan, kör olduğuna inanılan ve oyuklarda yaşayan bacaksız bir kertenkele