finesse - Turkish English Dictionary

finesse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

finesse — Definition

Meaning:
incelik, ustalık
Pronunciation (IPA):
(AmE /fɪˈnɛs/ – BrE /fɪˈnɛs/)
Part of speech:
İsim; Fiil: finesse (finesses – finessed – finessing)
Synonyms:
tact, skill
Antonyms:
clumsiness

Meanings of "finesse" in Turkish English Dictionary : 16 result(s)

English Turkish
General
finesse n. incelik
The artist shaped the clay with perfect finesse.
Sanatçı kili mükemmel bir incelikle şekillendirdi.

More Sentences
finesse v. ustalıkla durumu idare etmek
The president successfully finessed the crisis.
Başkan kriz konusunda durumu ustalıkla idare etmiştir.

More Sentences
finesse n. ustalık
finesse n. kurnazlık
finesse n. hile
finesse n. beceri
finesse n. fines (briç)
finesse n. yönetme yeteneği
finesse n. empas
finesse n. [briç] empas
finesse v. [briç] empas atmak
finesse v. ustalıkla kandırmak
finesse v. dolandırmak
finesse v. incelikle yapmak
Card
finesse v. (briç) küçük onör ile oynamak
finesse v. (briç) iki puan daha yüksek kart ile oynayarak rakibin lider olmasını engellemek

Meanings of "finesse" with other terms in English Turkish Dictionary : 6 result(s)

English Turkish
Colloquial
finesse (someone) n. (birini) üçkağıda getirmek
finesse (someone) n. (birini) kazıklamak
finesse (someone) n. (birini) dolandırmak
finesse (someone) n. (birini) kandırmak
finesse (someone) n. (birini) aldatmak
Football
finesse shot n. plase şut