height: - Turkish English Dictionary

height:

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "height:" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
height n. yükseklik
height n. boy
General
height n. yücelik
height n. tepe
spot height n. bir dağın zirvesi vb gibi harita üzerinde belirlenmiş bir yükseklik
height n. en yüksek nokta
average height n. ortalama yükseklik
height n. zirve
height n. irtifa
spot height n. yüksek nokta
height n. yükselti
height n. doruk
height n. dağ
the height of a man n. adam boyu
mean height n. ortalama yükseklik
height of instruments n. alet yüksekliği
height n. boy
height n. yükseklik
height of the water n. suyun yüksekliği
the height of one's career n. kariyerinin zirvesinde
middle height n. orta boy
a man of middle height n. orta boylarda adam
a man of middle height n. orta boylu adam
building height n. bina yüksekliği
height complex n. boy kompleksi
weight-for-height n. boya göre ağırlık
weight-for-height n. kilo-boy oranı
allowed building height n. gabari gabari kotu
dizzy height n. baş döndüren yükseklik
height difference n. yükseklik farkı
height difference n. boy farkı
vertical height n. dikey yükseklik
height order n. boy sırası
width-length-height n. en-boy-yükseklik
height range n. boy aralığı
human height n. insan boyu
standing height n. boy uzunluğu
height [obsolete] n. azamet
height n. en yoğun etkinlik dönemi
height n. yüksek pozisyon
height n. yükseliş
height [obsolete] n. geminin sahilin dışındaki pozisyonu
height n. yücelim
height n. uç örnek
height n. yüksek nokta
height n. boy uzunluğu
height [obsolete] n. üst rütbe
height n. yüksek yer
height [obsolete] n. kendini beğenmişlik
height [obsolete] n. böbürlenme
height [obsolete] n. üst tabaka
height [obsolete] n. üst kademe
height [obsolete] n. enlem derecesi
height n. yerden çok yüksekte olma
height n. yükselme
height n. şöhretlilik
lose height v. irtifa kaybetmek
grow height v. boy pos almak
grow height v. boyu uzamak
grow height v. boy atmak
height [dialect] v. miktarını artırmak
height [dialect] v. göz alıcı hale getirmek
height [dialect] v. derinleştirmek
height [dialect] v. yoğunlaştırmak
height [dialect] v. daha parlak hale gelmek
height [dialect] v. etkisini artırmak
height [dialect] v. kapsamını genişletmek
height [dialect] v. parlatmak
height [dialect] v. yükseltmek
height [dialect] v. sayısını artırmak
height [dialect] v. vurgulamak
height [dialect] v. büyütmek
height [dialect] v. güçlendirmek
height [dialect] v. keskinleştirmek
height [dialect] v. şiddetlendirmek
medium height adj. orta yükseklikli
medium height adj. orta boylu
of medium height adj. orta boylu
height-adjusted adj. yükseklik ayarlı
in height adj. belirli bir kiloda olan
at its height adv. en yüksek mevkide/tepesinde
at its height adv. son mertebesinde
at its height adv. tepesinde
at its height adv. en yüksek mevkide
at its height adv. kemalde
from a specific height adv. belirli bir yükseklikten
on height adv. yüksek sesle
on height adv. bağırarak
Phrases
at its height expr. zirvesinde
Colloquial
at the height of his career expr. kariyerinin zirvesinde
Idioms
the height of ambition n. en büyük tutku
the height of ambition n. tutkunun doruğu
the height of n. aşırı derecede
the height of (something) n. (bir şeyin) tepe noktası
the height of (something) n. (bir şeyin) zirvesi
the height of (something) n. (bir şeyin) en yüksek noktası
the height of (something) n. (bir şeyin) tepesi
come to a height v. zirveye çıkmak
draw yourself up/rise to your full height v. dik durmak
draw (oneself) up to (one's) full height v. dik durmak
draw yourself up/rise to your full height v. dimdik durmak
draw (oneself) up to (one's) full height v. dimdik durmak
rise to (one's) full height v. dik durmak
rise to (one's) full height v. başını dik tutmak
rise to (one's) full height v. dimdik durmak
to (one's) full height adv. dik durarak
at the height of something expr. (kariyer vb.) zirvesinde
at the height of something expr. (kariyer vb.) tepesinde
at the height of expr. en üst noktasında
at the height of expr. tepesinde
at the height of expr. zirvesinde
at the height of expr. doruk noktasında
at the height of expr. doruğunda
Speaking
we're the same height n. aynı boydayız
I am medium height expr. ben orta boyluyum
I need to know your height expr. boyunun ne kadar olduğunu bilmem gerek
the height of fashion expr. çok modern/moda
we're not the same height expr. aynı boyda değiliz
how can I increase my height? expr. boyumu nasıl uzatabilirim?
I am of medium height expr. orta boyluyum
my mother is slim and of medium height expr. annem zayıf ve orta boyludur
my mother is slim and of medium height expr. annem ince ve orta boyludur
Politics
height at withers n. cidago yüksekliği
height at withers n. bel yüksekliği
Technical
reduced height n. azaltılmış yükseklik
ducting height n. oluk yüksekliği
height of hydraulic jump n. hidrolik sıçrama yüksekliği
height of the slope n. yamaç yüksekliği
height of nap n. nap yüksekliği
room height n. mahal yüksekliği
height of fill n. imla yüksekliği
breast height n. göğüs yüksekliği
storey height n. kat yüksekliği
critical slope height n. kritik şev yüksekliği
crown height n. tepe yüksekliği
height of capillary n. kapiler yükseklik
barometer height n. barometre yüksekliği
wave height coefficient n. dalga yüksekliği katsayısı
height of rise of the ground water n. yeraltı su düzeyinin yükselme değeri
picture height n. resim yüksekliği
relative height n. izafi yükseklik
height of hydraulic jump n. hidrolik camp yüksekliği
suction height n. emme yüksekliği
height differences in the model n. modeldeki yükseklik farkları
height of rise of the ground water n. yeraltı su düzeyinin yükselme niceliği
height of crest n. tepe yüksekliği
height of instrument n. alet yüksekliği
useful height n. faydalı yükseklik
chassis height n. şasi yüksekliği
maximum height of dam n. maksimum baraj yüksekliği