incarceration - Turkish English Dictionary

incarceration

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

incarceration — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ɪnˌkɑːrsəˈreɪʃən/ – BrE /ɪnˌkɑːsəˈreɪʃən/)
Part of speech:
İsim: incarceration (incarcerations)

Meanings of "incarceration" in Turkish English Dictionary : 12 result(s)

English Turkish
General
incarceration n. hapsedilme
The incarceration rates have doubled since the last year.
Hapsedilme oranları geçen yıldan bu yana iki katına çıktı.

More Sentences
incarceration n. hapsetme
incarceration n. kapatma
incarceration n. sıkıştırma
incarceration n. boğma
incarceration n. tutuklama
incarceration n. sıkışma
incarceration n. hapse atılma
incarceration N. özgürlükten yoksun bırakma
incarceration N. hapis
Medical
incarceration n. enkarserasyon
incarceration n. inkarserasyon

Meanings of "incarceration" with other terms in English Turkish Dictionary : 8 result(s)

English Turkish
Law
lifelong incarceration n. ömür boyu hapis
life incarceration n. ömür boyu hapis cezası
lifelong incarceration n. ömür boyu hapis cezası
life incarceration n. ömür boyu hapis
unjust incarceration n. haksız yere hapsedilme
Medical
incarceration in inguinal hernia n. kasık fıtığındaki sıkışma
incarceration in inguinal hernia n. kasık fıtığı sıkışması
Optics
iris incarceration n. iris sıkışması