release - Turkish English Dictionary

release

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "release" in Turkish English Dictionary : 143 result(s)

English Turkish
Common Usage
release n. tahliye
Fadil violated the terms of his release.
Fadıl tahliye şartlarını ihlal etti.

More Sentences
release n. serbest bırakma
It calls for the immediate release of all political prisoners.
Tüm siyasi tutukluların derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuyor.

More Sentences
release v. piyasaya sürmek
It is scheduled for release for Microsoft Windows, PlayStation 4 and Xbox One on October 2, 2020.
Microsoft Windows, PlayStation 4 ve Xbox One için 2 Ekim 2020'de piyasaya sürülmesi planlanıyor.

More Sentences
release v. serbest bırakmak
We call upon the guerilla groups to release the other hostages.
Gerilla gruplarına diğer rehineleri serbest bırakmaları çağrısında bulunuyoruz.

More Sentences
release v. salıvermek
They released her.
Onu salıverdiler.

More Sentences
release v. salmak
These pills are taken every day and prevent pregnancy by keeping the ovaries from releasing eggs.
Bu haplar her gün alınır ve yumurtalıkların yumurta salmasını engelleyerek hamileliği önler.

More Sentences
release n. bırakma
release n. salıverme
release v. piyasaya sunmak
release v. satışa çıkarmak
General
release n. salma
Release the animals from the cages.
Hayvanları kafeslerinden sal.

More Sentences
release n. muaf tutma
I am by no means releasing the Member States from their responsibility.
Hiçbir şekilde Üye Devletleri sorumluluklarından muaf tutmuyorum.

More Sentences
release n. serbest kalma
Fadil got early release on parole.
Fadıl şartlı tahliye ile erkenden serbest kaldı.

More Sentences
release n. serbest bırakma
It calls for the immediate release of all political prisoners.
Tüm siyasi tutukluların derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuyor.

More Sentences
release n. piyasaya çıkarma (film/plak)
The phone will be released to the market in 2020.
Telefon 2020 yılında piyasaya çıkacak.

More Sentences
release n. özgür bırakma
He ordered them to release the prisoners.
Mahkûmları özgür bırakmalarını emretti.

More Sentences
release n. izin verme
If we did not get that, we would not release certain amounts of money and allow certain staffing levels.
Bunu elde edemezsek, belirli miktarlarda parayı kullanıma açmaz ve belirli personel seviyelerine izin vermezdik.

More Sentences
release v. piyasaya sürmek
It is scheduled for release for Microsoft Windows, PlayStation 4 and Xbox One on October 2, 2020.
Microsoft Windows, PlayStation 4 ve Xbox One için 2 Ekim 2020'de piyasaya sürülmesi planlanıyor.

More Sentences
release v. yayımlamak
The mini-album is scheduled to be released in early September.
Mini albümün eylül başında yayınlanması planlanıyor.

More Sentences
release v. bırakmak
Take three long breaths, and then release.
Üç uzun nefes alın ve sonra bırakın.

More Sentences
release v. ayırmak
We will try to release more money for ECHO this year from the emergency reserve.
Bu yılki acil durum rezervinden Avrupa Topluluğu İnsani Yardım Bürosu için daha fazla para ayırmaya çalışacağız.

More Sentences
release v. açığa çıkarmak
We must release all our existing energies and harness our resources to the full.
Mevcut tüm enerjimizi açığa çıkarmalı ve kaynaklarımızı sonuna kadar kullanmalıyız.

More Sentences
release v. kurtarmak
We cannot release our Executive from its responsibility.
Yönetimimizi sorumluluktan kurtaramayız.

More Sentences
release v. gösterime girmek
The film received generally positive reviews upon its release.
Film gösterime girdikten sonra genel olarak olumlu eleştiriler aldı.

More Sentences
release v. açıklamak
I have just quoted verbatim from the press release issued by Clark on 10 January.
Az önce Clark tarafından 10 Ocak'ta yayınlanan basın açıklamasından kelimesi kelimesine alıntı yaptım.

More Sentences
release v. azat etmek
After that, I demanded to be released from hard labor.
Ondan sonra ağır işlerden azat edilmeyi talep ettim.

More Sentences
release v. yaymak
That figure’s entire body released a lifeless aura and a bone-piercing cold.
Bu figürün tüm vücudu cansız bir aura ve kemik delici bir soğuk yayıyordu.

More Sentences
release v. yayınlamak
In addition, the provider rarely releases a novelty.
Ek olarak, sağlayıcı nadiren bir yenilik yayınlar.

More Sentences
release v. serbest kalmak
After about five minutes under natural sunlight, the water releases.
Doğal güneş ışığı altında yaklaşık beş dakika sonra su serbest kalır.

More Sentences
Law
release n. salıverilme
It goes without saying that a prompt release excludes the death penalty or any other kind of penalty.
Derhal salıverilmenin ölüm cezasını ya da başka herhangi bir cezayı kapsamadığını söylemeye gerek yok.

More Sentences
release n. tahliye
Fadil violated the terms of his release.
Fadıl tahliye şartlarını ihlal etti.

More Sentences
Technical
release n. serbest bırakma
It calls for the immediate release of all political prisoners.
Tüm siyasi tutukluların derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuyor.

More Sentences
release n. sürüm
Welcome to the 2015 release of Adobe Photoshop CC.
Adobe Photoshop CC'nin 2015 sürümüne hoş geldiniz.

More Sentences
release v. ayırmak
We will try to release more money for ECHO this year from the emergency reserve.
Bu yılki acil durum rezervinden Avrupa Topluluğu İnsani Yardım Bürosu için daha fazla para ayırmaya çalışacağız.

More Sentences
release v. bırakmak
Take three long breaths, and then release.
Üç uzun nefes alın ve sonra bırakın.

More Sentences
release v. salmak
These pills are taken every day and prevent pregnancy by keeping the ovaries from releasing eggs.
Bu haplar her gün alınır ve yumurtalıkların yumurta salmasını engelleyerek hamileliği önler.

More Sentences
release v. serbest bırakmak
We call upon the guerilla groups to release the other hostages.
Gerilla gruplarına diğer rehineleri serbest bırakmaları çağrısında bulunuyoruz.

More Sentences
Telecom
release n. sürüm
Welcome to the 2015 release of Adobe Photoshop CC.
Adobe Photoshop CC'nin 2015 sürümüne hoş geldiniz.

More Sentences
Construction
release v. salıvermek
They released her.
Onu salıverdiler.

More Sentences
Medical
release n. salım
Under the directive Member States are required to terminate such unauthorised releases.
Direktif uyarınca Üye Devletlerin bu tür izinsiz salımları sona erdirmeleri gerekmektedir.

More Sentences
Marine Biology
release v. salgılamak
When you laugh, your body increases its oxygen intake and releases endorphins.
Güldüğünüzde vücudunuz oksijen alımını artırır ve endorfin salgılar.

More Sentences
General
release n. davadan vazgeçme
release n. duyurma
release n. kurtuluş
release n. af
release n. yayın izni
release n. feragat
release n. muafiyet
release n. azat
release n. devir
release n. vazgeçme
release n. yayımlama
release n. (duygu, düşünce) açığa vurma
release n. bağını çözme
release n. gevşetme
release n. yayma izni
release n. yayınlama izni
release n. piyasaya sürme
release n. piyasaya çıkarma
release n. açığa vurma
release n. salınım
release v. muaf tutmak
release v. affetmek
release v. duyurmak
release v. gösterime sokmak
release v. feragat etmek
release v. ipoteğini çözmek
release v. gevşetmek
release v. koyuvermek
release v. sürmek
release v. koyvermek
release v. yayın izni vermek
release v. bağını çözmek
release v. piyasaya çıkarmak (film/plak)
release v. çözmek
release v. vazgeçmek
release v. hafifletmek
release v. azaltmak
release v. (duygu, düşünce) açığa vurmak
release v. izin vermek
release v. yayılmak
release v. ifşa etmek
release v. özgür bırakmak
release v. açığa vurmak
Trade/Economic
release n. açıklama
release n. borçtan kurtarma
release n. işten ayrılma
release n. ibraname
release v. (borç, vergi) indirim uygulamak
release v. ipoteği kaldırmak
release v. ibra etmek
release v. ipotek kaldırmak
Law
release n. feragat etme
release n. terk etme
release n. feragat belgesi
release n. borcunu bağışlama
release n. borcunu affetme
release n. bozma
release n. feshetme
release n. feragat
release n. ferağ
release n. ibra
release n. serbest bırakılma
release n. terk
release n. tahliye etme
release n. tekrar kiraya verme
release v. borcunu affetmek
release v. borcunu bağışlamak
release v. temize çıkarmak
release v. fek etmek
release v. tahliye etmek
release v. (borçtan/yükümlülükten) kurtarmak
Politics
release n. salıverme
Insurance
release n. ibraname
Technical
release n. ayırma şalteri
release n. erken çıkış
release n. yayım
release v. özgür bırakmak
Computer
release n. yayın
release expr. bırak
Telecom
release n. demeç
release n. yayım
Electric
release n. reosta kolunu otomatik olarak serbest bırakıp motoru durduran anahtar
release n. aşırı yüklenme durumunda elektromanyetik devreyi kesen anahtar
Mechanic
release n. motor açma/kapama kontrol mekanizması
release n. genişleme strokunun sonunda akışkanın silindirden serbest bırakmak
release n. operasyon şemasında akışkanın silindirden bırakıldığı nokta
release n. egzoz akışkanının basıncının kondenserin veya dış havanın basıncına duyarlı olduğu süre aralığı
Marine
release n. suya sızma
Medical
release n. riliz
Biochemistry
release n. salgılama
Zoology
release v. doğal dürtüler yoluyla tepki uyandırmak
Linguistics
release n. bırakım
Religious
release n. (hinduizmde) manevi kurtuluş
Military
release v. emniyet mandalını açmak
Sport
release n. (oku) yaydan fırlatma
release v. top atmak
release v. buz hokeyi topunu sürmek
release v. normal pozisyonundan hareket ederek başka bir pozisyon almak
Music
release n. tonu veya melodiyi sonlandırma
release n. popüler bir şarkının diğer kısımlarından farklı olan orta kısmı
release n. müzikal bir ifadeyi veya tonu sonlandırma
Photography
release n. kamerada deklanşörün kontrol mekanizması

Meanings of "release" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
energy release rate n. enerji bırakma nispeti
release button n. deklanşör
release on probation n. meşruten tahliye
cable release n. deklanşör kablosu
release of shipment n. sevkiyatın başlaması
quick release n. hızla çıkarılabilen bir kemer türü
press release n. basın bildirisi
release date n. serbest bırakma tarihi
general staff press release n. genelkurmay basın açıklaması
marginal release n. boşluk bırakma
press release n. basın duyurusu
release button n. düğme
current release n. son yayım
interim release n. önsürüm
press release n. basın bülteni
release date n. yayın tarihi
urgent release n. acil olarak salıverme
photo release n. fotoğrafların yayınlanabilmesi için verilen ya da alınan izin
news release n. basın açıklaması
news release n. basın duyurusu
news release n. basın bülteni
release year n. yayınlanma yılı
pre-release n. önsürüm
early release n. erken tahliye
provisional release n. şartlı tahliye
release on parole n. şartlı tahliye etmek/salıvermek
tension release n. (duygusal anlamda) deşarj olma
shunt opening release n. açma bobini
day release [uk] n. mahkumlar için cezaevi dışında gündüz eğitimi veren program
day release [uk] n. çalışanlar için mesai saatinde gündüz kursu sağlayan program
physical release n. fiziksel yayım
digitial release n. dijital yayım
physical release n. fiziksel yayım
digital release n. dijital yayım
release on bail v. kefaletle serbest bırakmak
release album v. albüm çıkarmak
release on bail v. kefaletle salıvermek
release one's hold v. salıvermek
release one's hold v. bırakmak
release record v. albümünü çıkarmak
release an album v. albüm çıkartmak
release one's hold v. elinden bırakmak
release record v. kaseti çıkmak
release from work v. işten çıkmak (mesainin bitmesi)
release to the market v. piyasaya vermek
release to the market v. piyasaya sunmak
make a press release v. basına açıklama yapmak
release hormone v. hormon salgılamak
release to the public v. halka bildirmek
release to the public v. kamuoyuna duyurmak
release to the public v. kamuoyuna bildirmek
release to the public v. halka sunmak
release collateral v. ipotek çözmek
release the safety catch v. emniyet mandalını açmak
release to the domestic market v. iç piyasaya sürmek
release the gas pedal v. gazdan ayağını çekmek
release a guarantee v. teminat çözmek
release a product v. ürün sürmek
release a product v. ürün çıkarmak
release somebody on bail v. birini kefaletle serbest bırakmak
release from v. beri kılmak
release into free circulation v. serbest dolaşıma sokmak
release [obsolete] v. teskin etmek
out of release adj. durmadan
out of release adj. sonlanmayan
out of release adj. durmayan
out of release adj. ara vermeyen
Phrasals
release someone or something from something v. bir şeyi/birini bir şeyden özgür bırakmak
release (someone or something) from (something) v. (bir şeyi/birini bir şeyden) özgür bırakmak
release someone or something from something v. birini/bir şeyi bir şeyden serbest bırakmak
release someone or something from something v. birinin/bir şeyin bir yerden gitmesine izin vermek
release (someone or something) from (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyden) serbest bırakmak
release (someone or something) to (one) v. (birini/bir şeyi birinin) erişimine açmak
release (someone or something) to (one) v. (birini/bir şeyi birine) duyurmak
release (someone or something) to (one) v. (birini/bir şeyi birine) açıklamak
release someone to someone v. birini birine teslim etmek
release (someone or something) to (one) v. (birine birinin/bir şeyin) erişimi için izin vermek
release (someone or something) to (one) v. (birini/bir şeyi birine) vermek
release (someone or something) to (one) v. (birini/bir şeyi birine) sunmak
release someone to someone v. birini birine vermek
release (someone or something) to (one) v. (birini/bir şeyi birine) teslim etmek
release to v. - bildirmek
release to v. -e sunmak
release to v. -e vermek
release to v. -e duyurmak
Phrases
in exchange for the release expr. serbest bırakılma karşılığında
in exchange for the release of expr. serbest bırakılması karşılığında
Colloquial
happy release n. (ölerek) kötü bir durumdan kurtulma
Trade/Economic
release for free circulation n. serbest dolaşıma giriş rejimi
release of hen n. haczin kaldırılması
certificate of release n. ibraname
declaration of release for free circulation n. serbest dolaşıma giriş beyannamesi
release of debt n. alacaklının alacağından vazgeçmesi
release of debt n. ibra etme
press release n. basın bülteni
release of liability n. borcun ortadan kalktığını belirten belge
post-release control n. sonradan kontrol
release on bail n. kefaletle tahliye
marginal release n. ara verme
release of debt n. ibra
release to service n. hizmete verilme
release to service n. hizmete veriliş
release agreement n. feragat sözleşmesi
first release date n. ilk sürüm tarihi
final release n. nihai sürüm
release of retention money n. pey akçesinin ibrası
deed of release n. fek senedi
mortgage release n. ipotek fekki
mortgage release fee n. ipotek fek ücreti
release of collateral n. teminat çözümü
batch release n. serinin piyasaya sürülmesi
release on parole n. koşullu salıverilme
conditional release n. koşullu salıverilme
release collateral v. ipotek çözmek
Law
unconditional release on lack of evidence n. delil yetersizliğinden şartsız tahliye
medical release n. sağlık raporu
unconditional release n. şartsız tahliye
work release n. mahkum çalışma izni
conditional release n. şartlı tahliye
release of shipment n. sevkıyatın başlaması
release on probation n. meşruten tahliye
conditional release n. şartlı salıverme
conditional release decision n. şartla tahliye kararı
release of attachment n. haczin kaldırılması
release on bail n. kefaletle tahliye
release from prison n. cezaevinden tahliye
premature release n. erken tahliye
release order n. tahliye emri
release without bail n. kefaletsiz serbest bırakma
release on bail n. kefaletle tahliye etme
release on bail n. kefaletle serbest bırakma
release on bail n. kefaletle salıverme
release of debt n. ibra
release of debt n. borçtan vazgeçme
release on probation n. şartla salıverme
release on probation n. şartlı tahliye
express release n. resmen ibra
conditional release n. şartlı salıverilme
conditional release n. meşruten tahliye
release on probation n. koşullu salıverilme
compromise and release n. sulh ve ibra
release program n. tahliye programı
release agreement n. ibra sözleşmesi
release agreement n. ibra anlaşması
release form n. tahliye kağıdı
release form n. tahliye belgesi
release form n. ibraname
supervised release n. denetimli serbestlik
date of release n. aleniyet tarihi
release pending trial n. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılma