kurtarmak - Turkish English Dictionary
History

kurtarmak



Meanings of "kurtarmak" in English Turkish Dictionary : 59 result(s)

Turkish English
Common Usage
kurtarmak recover v.
kurtarmak save v.
kurtarmak rescue v.
General
kurtarmak keep from v.
kurtarmak redeem v.
kurtarmak disabuse v.
kurtarmak bring somebody through v.
kurtarmak salve v.
kurtarmak tear away v.
kurtarmak disembody v.
kurtarmak relieve of v.
kurtarmak bring through v.
kurtarmak bring off v.
kurtarmak deliver from v.
kurtarmak emancipate from v.
kurtarmak tubercle v.
kurtarmak disabuse of v.
kurtarmak spare v.
kurtarmak clean up v.
kurtarmak set free v.
kurtarmak pull through v.
kurtarmak free v.
kurtarmak liberate v.
kurtarmak disenthrall v.
kurtarmak disembarrass v.
kurtarmak retrieve v.
kurtarmak unfetter v.
kurtarmak retrieve from v.
kurtarmak relieve v.
kurtarmak disentangle from v.
kurtarmak bail out v.
kurtarmak disengage v.
kurtarmak clear v.
kurtarmak salvage v.
kurtarmak get somebody off v.
kurtarmak extricate v.
kurtarmak absolve v.
kurtarmak bail v.
kurtarmak help v.
kurtarmak get v.
kurtarmak rid of v.
kurtarmak deliver v.
kurtarmak save v.
kurtarmak rid v.
kurtarmak rescue v.
kurtarmak get somebody out of a jam v.
kurtarmak escape v.
kurtarmak emancipate v.
kurtarmak release v.
kurtarmak reclaim v.
kurtarmak disenthral v.
Idioms
kurtarmak break out of
kurtarmak break out
Politics
kurtarmak enfranchise
kurtarmak disenthral
kurtarmak disenthrall
Technical
kurtarmak save
kurtarmak rescue
Marine
kurtarmak salve to

Meanings of "kurtarmak" with other terms in English Turkish Dictionary : 228 result(s)

Turkish English
General
fidye ödeyerek kurtarmak ransom v.
yakayı kurtarmak evade v.
şartlarından kurtarmak disentail v.
fidye verip kurtarmak ransom v.
fidye verip kurtarmak redeem v.
paçayı kurtarmak pull through v.
rehinden kurtarmak redeem v.
kurtarmak (fiyat) be acceptable v.
paçayı kurtarmak escape v.
paçayı kurtarmak get off v.
hayat kurtarmak rescue life v.
büyüden kurtarmak disenchant v.
paçayı kurtarmak evade v.
yakayı kurtarmak elude v.
rehinden kurtarmak redeem something pawned v.
kazaya uğrayan gemiyi kurtarmak salvage v.
cezadan kurtarmak get off v.
sıkılmaktan kurtarmak disembarrass v.
postu kurtarmak save one's skin v.
başını kurtarmak save one's skin v.
yakasını kurtarmak (denetim/baskı vb'nden) cut loose from v.
yükten kurtarmak disencumber v.
paçasını kurtarmak elude v.
para verip kurtarmak redeem v.
görünüşü kurtarmak save face v.
birini kutsayarak şerden kurtarmak sain v.
yakayı kurtarmak escape v.
sıkıntıdan kurtarmak disembarrass v.
fidye vererek kurtarmak redeem v.
hayat kurtarmak save life v.
hacizden kurtarmak rescue v.
kendini bir düşünce vb'nden kurtarmak rid oneself of v.
sıkıntıdan kurtarmak ease v.
canını kurtarmak save one's life v.
boyunduruktan kurtarmak disyoke v.
paçayı kurtarmak save one's skin v.
bir şeyi bir yerden kurtarmak rid something of v.
kurtarmak (sıkıcı bir şeyden) spare v.
fidye ile kurtarmak ransom v.
kendini kurtarmak break loose v.
yakayı kurtarmak get rid of v.
yakayı kurtarmak get out of a scrape v.
paçasını kurtarmak evade v.
eşya kurtarmak salvage v.
miras koşullarından kurtarmak disentail v.
rehindeki eşyayı kurtarmak redeem something pawned v.
sıkıntıdan kurtarmak disencumber v.
birini sıkıntılı bir durumdan kurtarmak put someone out of one's misery v.
baskıdan kurtarmak cut loose v.
yakasını kurtarmak cut loose from v.
kurtarmak (borç/ceza vb) remit v.
sorumluluktan kurtarmak enfranchise v.
hayalden kurtarmak disillusion v.
kurtarmak (borç vb'den) redeem v.
dünyayı kurtarmak save the world v.
ölümden kurtarmak save somebody from death v.
ölmekten kurtarmak save somebody from death v.
paydadan kurtarmak turn a fractional number in a whole number v.
binayı yıkımdan kurtarmak save the building from demolition v.
evi yıkımdan kurtarmak save the house from demolition v.
günü kurtarmak salvage the day v.
günü kurtarmak save the day v.
göçük altından kurtarmak salvage something from the wreckage v.
göçükten kurtarmak recover something from the wreckage v.
göçük altından kurtarmak rescue somebody from the wreckage v.
enkaz altından kurtarmak recover something from the wreckage v.
enkaz altından kurtarmak salvage something from the wreckage v.
göçükten kurtarmak save someone from the wreckage v.
enkazdan kurtarmak save someone from the wreckage v.
enkazdan kurtarmak recover something from the wreckage v.
enkaz altından kurtarmak rescue somebody from the wreckage v.
enkazdan kurtarmak salvage something from the wreckage v.
enkazdan kurtarmak rescue somebody from the wreckage v.
göçükten kurtarmak salvage something from the wreckage v.
enkaz altından kurtarmak save someone from the wreckage v.
göçük altından kurtarmak save someone from the wreckage v.
göçükten kurtarmak rescue somebody from the wreckage v.
göçük altından kurtarmak recover something from the wreckage v.
sıkıntıdan kurtarmak unencumber v.
yükten kurtarmak unencumber v.
ipotekten kurtarmak unencumber v.
hayatını kurtarmak save someone's life v.
yükten kurtarmak unburthen v.
yanlış bir düşünceden kurtarmak disillusion v.
(bir bahaneyle) kendini (bir yükümlülükten) kurtarmak evade v.
mali destek vererek kurtarmak bail out v.
(günahtan) kurtarmak redeem v.
(borç/ceza vb'den) kurtarmak remit v.
bağlarından kurtarmak emancipate v.
suçlamalardan kurtarmak exonerate v.
-den kurtarmak relieve of v.
ağrıdan kurtarmak ease v.
kendini kurtarmak (bir yükümlülükten) evade v.
kancadan kurtarmak unhook v.
(yangından/kazadan) kurtarmak salvage v.
paçayı kurtarmak bail out v.
hayatını kurtarmak save one's life v.
mahpusu düşmandan kurtarmak rescue v.
parasını kurtarmak recover one's money v.
çıkmazdan kurtarmak break the deadlock v.
(birini bir takım görüşlerden vb.) kurtarmak win someone away (from something) v.
maddi olarak destekleyerek kurtarmak/rahatlatmak bail somebody out v.
maddi olarak destekleyerek kurtarmak/rahatlatmak bail out somebody v.
hayatını kurtarmak save one’s life v.
birini zahmetten kurtarmak save someone the trouble v.
maliyeti kurtarmak save the cost v.
maliyeti gidermek/kurtarmak/karşılamak set off the cost v.
iki adamın hayatını kurtarmak save the lives of two men v.
şehri düşmanlardan kurtarmak liberate the town from the enemy v.
şehri düşman elinden kurtarmak liberate the town from the enemy v.
şehri düşman işgalinden kurtarmak liberate the town from the enemy v.
herkesin hayatını kurtarmak save everybody's lives v.
evliliği kurtarmak save the marriage v.
kendini kurtarmak save oneself v.
kefaletini ödeyip kurtarmak make bail v.
fotoğrafları yanmaktan kurtarmak save the photographs from the fire v.
birini saldırgandan kurtarmak save someone from the attacker v.
karışık bir durumdan kurtarmak disentangle v.
karışık bir durumdan kurtarmak untangle v.
büyüden kurtarmak disentrance v.
hayatını zor kurtarmak barely escape with one’s life v.
rehineleri kurtarmak save the hostages v.
görüntüyü kurtarmak save appearances v.
birini boğulmaktan kurtarmak save someone from drowning v.
birini bir yerden kurtarmak rescue someone from somewhere v.
kendi hayatını kurtarmak için kutsal yazıtları veya kiliseye ait malları düşmana teslim eden kimse traditor n.
hayatını kurtarmak için for dear life adv.
zevahiri kurtarmak için for the sake of appearance adv.
Phrasals
paçayı kurtarmak be off with
-den kurtarmak disentangle from
birini bir sorundan/yükten kurtarmak deliver someone of something
takıntı/saplantılarından kurtarmak cure someone of something
kötü bir alışkanlıktan kurtarmak cure someone of something
-den birini kurtarmak cut free from
(birini bir yerden)kurtarmak set someone free from something
birini bir yerden kurtarmak deliver someone from somewhere
Phrases
görünüşü kurtarmak için for appearances' sake
görüntüyü kurtarmak için for the sake of appearance
Colloquial
kurtarmak (tatsız bir şeyden) let someone out
paçayı kurtarmak be saved by the bell
durumunu kurtarmak save one's bacon
canını kurtarmak save one's bacon
çekip kurtarmak pull away from
bir tehlikeden kurtarmak pull away from
birinin kıçını kurtarmak save someone's skin
birinin kıçını kurtarmak save someone's neck
birinin kıçını kurtarmak save someone's bacon
Idioms
yakasını kurtarmak get out of a scrape
birini beladan kurtarmak get someone off the hook
görünüşü kurtarmak keep up appearances
zevahiri kurtarmak keep up appearances
bir şeyi kurtarmak pull something out of the fire
zevahiri kurtarmak save face
postu kurtarmak save one's skin
yakayı kurtarmak save one's bacon
hamamın namusunu kurtarmak paper over the cracks
postu kurtarmak save one's neck
paçayı kurtarmak land on one's feet
zevahiri kurtarmak save appearances
birini zor bir durumdan kurtarmak let out
kendini kurtarmak için her şeyi yapmak grasp at a straw
kendini tehlikeye atarak başkasını kurtarmak pull the chestnuts out of the fire
paçayı kurtarmak fall on one's feet
paçayı kurtarmak see the back of
görünüşü kurtarmak keep up appearance
kadının şerefini kurtarmak make an honest woman of
bir kadınla evlenerek onun namusunu kurtarmak make an honest woman out of
bir kadını bataktan kurtarmak make an honest woman out of
kadının onurunu kurtarmak make an honest woman of
kendini kurtarmak work out for one's own salvation
zor durumdan kurtarmak let off the hook
sorundan kurtarmak let off the hook
oltadan kurtarmak let off the hook
paçayı kurtarmak drop like a hot potato
sıkıntıdan kurtarmak put at one's ease
endişeden kurtarmak put at one's ease
dil dökerek başını beladan kurtarmak talk his way out of trouble
kıçını kurtarmak save someone's bacon
birinin kıçını kurtarmak save somebody's skin
birisini kurtarmak come to someone's rescue
birisini son anda ölümden kurtarmak snatch someone out of the jaws of death
birisini son anda ölümden kurtarmak snatch someone from the jaws of death
birini bir sorundan/sıkıntıdan kurtarmak get someone out of a jam
birini (içinde olduğu) zor bir durumdan kurtarmak let somebody off the hook
birini (içinde olduğu) zor bir durumdan kurtarmak get somebody off the hook
birini dertten/sıkıntıdan kurtarmak get someone out of a jam
birini ölümün pençesinden kurtarmak snatch someone out of the jaws of death
birini ölümün pençesinden kurtarmak snatch someone from the jaws of death
birini bir yükten kurtarmak free someone from a burden
birini bir yükten kurtarmak deliver someone of something
birini bir yükten kurtarmak deliver someone from something
kendi postunu kurtarmak save one's own skin
(engelden) geçirmek/kurtarmak get something past
bir şeyden kurtarmak/azad etmek relieve you of something
kendi kıçını kurtarmak save your own skin
durumu/vaziyeti kurtarmak save the day
kıskacından kurtarmak free from its grip
kendini kurtarmak make good
Trade/Economic
fidye vererek kurtarmak buy off
borçtan kurtarmak absolve
ipotekten kurtarmak disencumber
rehinden kurtarmak take out of pawn
yükümlülükten kurtarmak absolve
ekonomiyi durgunluktan kurtarmak ve ekonomik faaliyetleri canlandırmak amacıyla devletin piyasaya para pompalayarak satınalma gücünü artırmaya yönelik yaptığı harcamalar pump priming
ipotekten kurtarmak redeem
rehinden kurtarmak redeem
Law
kefaletini ödeyip kurtarmak bail out
kefaletle kurtarmak bail out
rehinden kurtarmak dismortgage
rehinden kurtarmak redeem from mortgage
sorumluluktan kurtarmak exculpate
(borçtan/yükümlülükten) kurtarmak release
Politics
kölelikten kurtarmak disenthral
kölelikten kurtarmak set free from slavery
kölelikten kurtarmak disenthrall
Technical
yangından kazadan vs kurtarmak salvage
yükten kurtarmak unburden
kilitten kurtarmak unlock
Computer
belge kurtarmak recover a document
belge kurtarmak retrieve a document
Marine
hareket kabiliyetini yitirmiş gemileri kurtarmak üzere tasarlanmış römorkörler salvage tug
gemiyi kurtarmak için denize atılan yük jetsam
Medical
karışıklıktan kurtarmak disembroil
Religious
günahlardan kurtarmak ransom v.
Football
penaltıyı kurtarmak save penalty
penaltı kurtarmak save penalty
topu kurtarmak clear the ball
Cinema
er ryan'ı kurtarmak saving private ryan