solve - Turkish English Dictionary
History

solve

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "solve" in Turkish English Dictionary : 16 result(s)

English Turkish
Common Usage
solve v. çözmek
solve v. halletmek
General
solve v. içinden çıkmak
solve v. aydınlatmak
solve v. çözüme kavuşturmak
solve v. çözümlemek
solve v. çözüm bulmak
solve v. halletmek
solve v. çözüme ulaştırmak
solve v. çözüm üretmek
Technical
solve çözümleme
solve çözme
solve çözmek
Food Engineering
solve çözmek
Military
solve haber çözmek
solve kriptanalize etmek

Meanings of "solve" with other terms in English Turkish Dictionary : 49 result(s)

English Turkish
General
look for a way to solve (a problem) v. çare aramak
solve problem v. problem çözmek
solve the mystery of v. düğümünü çözmek
seek a way to solve (a problem) v. çare aramak
solve the problem v. problemi gidermek
solve the difficulties v. zorlukları aşmak
solve the difficulties v. güçlükleri aşmak
solve puzzle v. bulmaca çözmek
solve the crisis v. krizi çözmek
solve the crisis v. krizden çıkmak
solve the problems v. sorunları atlatmak
solve the difficulties v. sorunları atlatmak
solve the difficulty v. zorluğu aşmak
solve the disagreements v. anlaşmazlıkları çözmek
solve the disputes v. anlaşmazlıkları çözmek
look for a way (to solve a problem) v. çıkar yol aramak
look for a way (to solve a problem) v. yol aramak
show (someone) how to solve something v. yol göstermek
solve the problem v. sorunu gidermek
solve the disagreements v. görüş ayrılıklarını gidermek
solve a problem v. sorun çözmek
solve the mystery v. esrarı çözmek
solve the mystery v. gizemi çözmek
solve the mystery v. sırrı çözmek
solve the murder v. cinayeti çözmek
solve completely v. tamamen çözmek
solve completely v. kökten çözmek
solve the case v. davayı çözmek
solve the problems v. sorunları/problemleri çözmek
solve the problems v. problemleri gidermek
solve the problems v. sorunları gidermek
have bigger problems to solve v. çözülmesi gereken daha büyük sorunları olmak
solve sudoku v. sudoku çözmek
solve the problem v. problemi çözmek
try to solve a problem v. bir sorunu çözmeye çalışmak
try to solve a problem v. bir problemi çözmeye çalışmak
solve one's own problems v. sorunlarını kendi başına çözmek
solve one's own problems v. sorunlarını çözmek
solve one's own problems v. kendi sorunlarını kendi çözmek
solve one's problems v. sorunlarını çözmek
solve a problem temporarily v. bir sorunu geçici olarak çözmek
solve at least 100 questions daily v. günde en az yüz soru çözmek
Phrasals
solve out çözmek
Speaking
i can't seem to solve this problem bu sorunu çözebileceğimi sanmıyorum
it is my pleasure to solve this problem bu sorunu çözmek benim için bir zevk
money doesn't solve everything para her şeyi çözmez
i can't seem to solve this problem bu problemi bir türlü çözemiyorum
if we solve this problem eğer bu sorunu çözebilirsek
Computer
solve order çözüm sırası