fire - Turkish English Dictionary

fire

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fire — Definition

Meaning:
ateş, ateş etmek
Pronunciation (IPA):
(AmE /faɪr/ – BrE /faɪə/)
Part of speech:
İsim: fire (fires); Fiil: fire (fires – fired – firing)
Synonyms:
flame
Antonyms:
extinguish

Meanings of "fire" in Turkish English Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
fire n. yangın
Here photo albums were destroyed in the fire.
Buradaki fotoğraf albümleri yangında kül oldu.

More Sentences
fire n. ateş
The children roasted marshmallows on the fire.
Çocuklar ateşte marşmelov kızarttı.

More Sentences
fire v. ateşlemek
Lieutenant, fire missile one and recommend me for another medal.
Teğmen, füzeyi ateşleyin ve beni başka bir madalya için önerin.

More Sentences
fire v. kovmak
The company fired him for coming to work drunk.
Şirket onu işe sarhoş geldiği için kovdu.

More Sentences
General
fire n. alev
He stamped out the fire.
Alevleri söndürdü.

More Sentences
fire n. yangın
Here photo albums were destroyed in the fire.
Buradaki fotoğraf albümleri yangında kül oldu.

More Sentences
fire n. ateş etme
They were firing at anything that moved.
Hareket eden her şeye ateş ediyorlardı.

More Sentences
fire n. ateş
The children roasted marshmallows on the fire.
Çocuklar ateşte marşmelov kızarttı.

More Sentences
fire v. işten atmak
Why did you fire her?
Onu neden işten attın?

More Sentences
fire v. pişirmek
The pottery was fired to the point of vitrification.
Çömlekler vitrifikasyon noktasına kadar pişirilmiştir.

More Sentences
fire v. işten kovmak
Are you trying to get me fired?
Beni işten kovdurmaya mı çalışıyorsun?

More Sentences
fire v. işten çıkarmak
You can't fire me.
Beni işten çıkaramazsın.

More Sentences
fire v. kovmak
The company fired him for coming to work drunk.
Şirket onu işe sarhoş geldiği için kovdu.

More Sentences
fire v. ateşlemek
Lieutenant, fire missile one and recommend me for another medal.
Teğmen, füzeyi ateşleyin ve beni başka bir madalya için önerin.

More Sentences
fire v. ateş etmek
The police officer fired two shots in the air as a warning.
Polis memuru ikaz etmek amacıyla havaya iki el ateş etti.

More Sentences
Trade/Economic
fire v. işten atmak
Why did you fire her?
Onu neden işten attın?

More Sentences
Automotive
fire n. yangın
Here photo albums were destroyed in the fire.
Buradaki fotoğraf albümleri yangında kül oldu.

More Sentences
Military
fire n. ateş etme
They were firing at anything that moved.
Hareket eden her şeye ateş ediyorlardı.

More Sentences
General
fire n. fesatçı
fire n. hırs
fire n. hararet
fire n. heyecan
fire n. işten çıkartma
fire n. cehennem
fire n. ısıtıcı
fire n. kıvılcım
fire n. od
fire n. ısı
fire n. ocak
fire n. sıcaklık
fire n. parlaklık
fire n. parıltı
fire n. (elektrikli veya gazlı) ısıtma aygıtı
fire n. tutku
fire n. yoğun sevgi
fire n. yoğun nefret
fire n. aşırı nefret
fire n. hararetlilik
fire n. coşkunluk
fire n. heveslilik
fire n. ateşlilik
fire n. mangal yüreklilik
fire n. canlılık
fire n. hayat doluluk
fire n. yaratıcılık
fire n. ilham verme
fire n. yakarak yok etme
fire n. yanarak ölme
fire n. yanarak işkence
fire n. ağır imtihan
fire n. sözlü saldırı
fire n. sert eleştiri
fire n. sürekli saldırı
fire n. (mecazen) haşlama
fire n. birbirini takip eden dizi
fire n. art arda gelen sözler
fire v. alev almak
fire v. körüklemek
fire v. parlamak
fire v. yanmak
fire v. ısıtmak
fire v. atmak (bir el silah)
fire v. ateş almak (tabanca vb)
fire v. tezkeresini eline vermek
fire v. atmak
fire v. sepetlemek
fire v. canlandırmak
fire v. soruvermek
fire v. azletmek
fire v. fırınlamak
fire v. silah atmak
fire v. tutuşturmak
fire v. kışkırtmak
fire v. sepet havası çalmak
fire v. alevlendirmek
fire v. avaraya vermek
fire v. ateş almak
fire v. teşvik etmek
fire v. ateşe vermek
fire v. ateş almak (silah)
fire v. yakmak
fire v. patlatmak
fire v. püskürtmek
fire v. ateşlemek (silah vb'ni)
fire v. pişirmek (toprak eşyayı fırında)
fire v. fayrap etmek
fire v. dehlemek
fire v. motor vb çalışmak
fire v. tutuşmak
fire v. dağlamak
fire v. tahrik etmek
fire v. patlamasına yol açmak
fire v. (içten yanmalı motoru) ateşlemek
fire v. (elektron tüpü) gaz boşalttırmak
fire v. zorla çıkarmak
fire v. zorla bırakmak
fire v. dışarı atmak
fire v. evden çıkarmak
fire v. savurmak
fire v. fırlatmak
fire v. yangını körüklemek
fire v. ateşi harlamak
fire v. ısıtmak
fire v. donmaktan kurtarmak
fire adj. yakan
fire adj. yakıcı
fire adj. yanan
fire adj. yangın söndürme ile ilgili
fire adj. yangın söndürmede kullanılan
fire adj. yangın söndürmeye ilişkin
fire adj. itfaiyecilik ile ilgili
fire adj. itfaiyecilikte kullanılan
fire adj. itfaiyeciliğe ilişkin
fire adj. kızgın
fire adj. coşkun
fire adj. hararetli
Colloquial
fire v. tezkeresini eline vermek
Law
fire v. çalışanı işten çıkarmak
fire v. yangın çıkarmak
Technical
fire n. (ocakta, fırında) yanan yakıt
Automotive
fire v. marşa basmak
Medical
fire n. ateşlenme
fire n. yangı
fire n. yüksek ateş
Veterinary
fire v. (atın bacağını) alazlamak
Physics
fire n. parlaklık
fire n. prizmatik değerli taş üzerinden yapılan renk oyunu
Chemistry
fire n. ısıtma gücü
fire n. yakıcı güç
Agriculture
fire n. yanık görünüme yol açan bir bitki hastalığı
fire n. yanıklık hastalığı
Tobacco
fire v. (tütün balyasını) yakmak
Military
fire n. ateşleme
fire n. (silah ile) tarama
fire n. füze atma
fire n. roket atma
fire n. bombalama
Sport
fire v. (belirli bir sayıda) puan almak
fire v. sayı yapmak
fire v. hedefi vurmak
fire v. hedefe isabet ettirmek
Slang
fire adj. muhteşem
fire adj. harika
fire adj. heyecan verici
fire adj. aşırı güzel
fire adj. yanıyor
fire adj. çok cazibeli
fire adj. göz alıcı
fire adj. albenili
fire adj. yakıyor

Meanings of "fire" in English Turkish Dictionary : 25 result(s)

Turkish English
Common Usage
fire wastage n.
fire outage n.
General
fire turnover n.
fire leakage n.
fire loss n.
fire decrease n.
fire loss in weight n.
fire ullage n.
fire shrinkage n.
fire waste adj.
Trade/Economic
fire shrinkage n.
fire wastage n.
fire deficiency n.
fire ullage n.
fire waste n.
fire shortage n.
fire wantage n.
fire turnover n.
fire tret n.
Law
fire shrinkage n.
Technical
fire ullage n.
fire waste n.
fire leakage n.
fire scalage n.
Textile
fire cloth waste n.

Meanings of "fire" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
fire extinguishing media n. yangın söndürücü madde
play with fire v. ateşle oynamak
General
fire watch n. yangın detektörü
zone fire n. bölgesel yangın
fire fighting n. yangınla savaş
fire proofing n. yangın geçirmezlik
salvo fire n. top atışı ile selamlama
ratio of fire destruction n. yangın hasar oranı
fire access track n. yangın erişim yolu
fire fighting water supply n. itfaiye su tedariki
fire department n. itfaiye teşkilatı
fire prediction n. yangın tahmini
fire detection system n. yangın algılama sistemi
fire alarm signal n. yangın alarm sinyali
fire station n. itfaiye merkezi
direct fire n. açık ateş
fire iron n. ocak küreği
ball of fire n. becerikli adam
fire training n. yangın eğitimi
fire ball n. ateşten top
fire station n. itfaiye
fire brigade truck n. itfaiye aracı
searching fire n. arama ateşi
fire alarm n. yangın alarmı
fire marshal n. yangın müdürü
fire ship n. ateş gemisi
fire tongs n. iri ateş maşası
fire rake n. gelberi
fire fighting n. yangınla mücadele
fire fighting equipment n. yangınla mücadele teçhizatı
fire marshal n. yangın mareşali
fire fighter n. itfaiyeci
fire proof district n. yangın geçirmez bölüm
signal fire n. uyarı ateşi
fire engineering n. yangın mühendisliği
call fire n. itfaiye çağırma
taking fire n. alevlenme
fire authority n. itfaiye müdürlüğü
liability for fire damages n. yangın zararlarında sorumluluk
fire drill n. yangın tatbikatı
fire ship n. içi patlayıcı yüklü gemi
fire engine n. yangın aracı
fire iron n. maşa
fire tower n. yangın kulesi
fire eaters show n. ateş yutma gösterisi
fire scene n. yangın yeri
fire resistance n. yangına dayanıklılık
fire ship n. yangın gemisi
forest fire n. orman yangını
fire hose n. itfaiye hortumu
fire station n. yangın istasyonu
spread of fire n. yangının yayılması
fire wall n. yangın duvarı
fire warden n. yangın bekçisi
annihilating fire n. imha ateşi
fire drill n. yangından kaçma talimi
fire door n. ocak kapısı
fire brigade n. itfaiye örgütü
fire engine n. itfaiye arabası
fire extinguisher n. yangın söndürme cihazı
fire iron n. ocak demiri
fire station n. yangın makinelerinin muhafaza edildiği yer
cease fire n. ateşkes
fire fighting systems n. yangın söndürme sistemleri
fire hydrant n. yangın musluğu
watch fire n. işaret ateşi
fire screen n. ateş perdesi
the blaze of the fire n. yangının alevleri
fire stone n. sileks
fire prevention n. yangın önleme
running fire n. yaylım ateşi
the power to hire and fire n. işe alma ve işten çıkarma yetkisi
fire risk n. yangın riski
fire insurance n. yangın sigortası
back fire n. ard yakma
fire hazard n. yangın tehlikesi
fire extinction n. yangın söndürme
fire escape n. yangın merdiveni
creeping fire n. yavaş yavaş ilerleyen yangın
fire warning n. yangın uyarısı
fire extinguisher n. yangın söndürme aleti
fire plug n. yangın musluğu
mine fire n. ocak yangını
catching fire n. tutuşma
fire extinguisher n. yangın tüpü
fire alarm n. yangın zili
fire department n. itfaiye
fire screen n. ocak siperi
fire engine n. yangın makinesi
fire fighting equipment n. yangın söndürme ekipmanı
zone of fire n. ateş bölgesi
fire detector n. yangın dedektörü
fire something up n. fayrap etmek (soba/kalorifer vb'ni)
fire cabinet n. yangın dolabı
fire engine n. yangın söndürme aracı
cross fire n. yaylım ateşi
fire foam n. yangın köpüğü
fire control n. atış kontrolü
fire engine n. yangın söndürme pompası
line of fire n. ateş hattı
fire hose n. yangın hortumu
fire station n. itfaiye binası
fire engine n. yangın tulumbası
fire protection n. yangından koruma
fire hydrant n. itfaiye vanası
fire truck n. itfaiye arabası
fire dog n. ocağın demir ayaklığı
fire danger n. yangın tehlikesi
grazing fire n. yere paralel ateşleme
gun fire n. top ateşi
fire screen n. yangın perdesi
fire bell n. yangın zili
fire appliance n. yangın söndürme gereçleri
fire engine n. yangın söndürme ekipmanını taşıyan motorlu araç
juvenile fire involvement n. çocuğun ateşle oynama ilgi duyması
fire marshal n. itfaiye şefi
annihilation fire n. tahrip ateşi
annihilation fire n. imha ateşi
fire brigade n. itfaiye
fire raising n. kundakçılık
fire risk n. yangın rizikosu
fire protection n. yangın korunması
fire loss n. yangın zararı
fire damage n. yangın hasarı
fire loss adjuster n. yangın hasar tespitçisi
fire loss n. yangın hasarı
fire indemnity n. yangın tazminatı
fire raiser n. kundakçı
exposed to fire n. yangına maruz kalan
worshiper of fire n. ateşe tapan
fire exit n. yangın çıkşı
fire fighting drill n. yangın söndürme tatbikatı
fire exit n. yangın çıkışı
hill fire n. kontrol edilemeyen yangın
peat fire n. kontrol edilemeyen yangın
vegetation fire n. kontrol edilemeyen yangın
grass fire n. kontrol edilemeyen yangın
forest fire n. kontrol edilemeyen yangın
wild fire n. kontrol edilemeyen yangın
wildland fire n. kontrol edilemeyen yangın
fire system n. yangın sistemi
like a house on fire n. süratle
like a house on fire n. hızla
fire eater n. ateş yutan
fire eater n. ateş yiyen
fire ladder n. itfaiye merdiveni
fire suppression station n. yangınla mücadele istasyonu
fire truck siren n. itfaiye sireni
fire button n. yangın butonu
fire fighting aircraft n. yangın söndürme uçağı