knocks - Turkish English Dictionary

knocks

Meanings of "knocks" with other terms in English Turkish Dictionary : 29 result(s)

English Turkish
General
hard knocks n. zor zamanlar
with several knocks adv. küt küt
Proverb
opportunity knocks at every man's door herkesin talihi bir gün yüzüne güler
opportunity knocks at every man's door şans herkesin kapısını çalar
opportunity knocks at every man's door herkesin karşısına bir fırsat çıkar
fortune knocks once at every man's door şans kapıyı bir kere çalar
fortune knocks once at every man's door şans/talih insana bir kere vurur
fortune knocks once at every man's door insana hayatta bir kere şans vurur
Colloquial
hard knocks n. sıkıntı
hard knocks n. meşakkat
hard knocks n. cefa
hard knocks n. talihsizlik
opportunity knocks but once expr. fırsat insanın ayağına bir kere gelir
opportunity knocks but once expr. şans insanın ayağına bir kere gelir
opportunity knocks but once expr. insanın ayağına şans/fırsat bir kere gelir
Idioms
school of hard knocks n. hayat okulu
the school of hard knocks n. hayat okulu
the school of hard knocks n. hayat mektebi
school of hard knocks n. hayat mektebi
opportunity knocks v. şans kapıyı çalmak
opportunity knocks v. önüne/karşısına fırsat çıkmak
opportunity knocks v. fırsat ayağına gelmek
opportunity knocks but once expr. şans kapıyı bir kez çalar
opportunity knocks but once expr. şans kapıyı bir defa çalar
opportunity knocks but once expr. şans kapıyı bir kere çalar
the longest pole knocks the persimmon [us] expr. imkanı çok olan başarıya kolay ulaşır
the longest pole knocks the persimmon [us] expr. yeterli imkanın varsa kazanmak kolay
the longest pole knocks the persimmon [us] expr. gereken imkanlara sahipsen başarıyı elde etmek kolay
the longest pole knocks the persimmon [us] expr. elin kolun uzunsa her şeyi elde etmek kolay