mediator - Turkish English Dictionary

mediator

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mediator — Definition

Meaning:
arabulucu
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈmiːdieɪtər/ – BrE /ˈmiːdɪeɪtə/)
Part of speech:
İsim: mediator (mediators)
Synonyms:
arbitrator, go-between
Antonyms:
agitator

Meanings of "mediator" in Turkish English Dictionary : 19 result(s)

English Turkish
Common Usage
mediator n. aracı
There should be a mediator between God and men.
Tanrı ile insanlar arasında bir aracı olmalıdır.

More Sentences
mediator n. arabulucu
A mediator was absolutely necessary for the crisis.
Kriz için mutlaka bir arabulucu gerekliydi.

More Sentences
General
mediator n. ara bulucu
We also propose appointing a confidential mediator at the workplace to whom employees can turn if they so wish.
Ayrıca iş yerinde çalışanların istedikleri takdirde başvurabilecekleri gizli bir ara bulucu atanmasını öneriyoruz.

More Sentences
mediator n. aracı
There should be a mediator between God and men.
Tanrı ile insanlar arasında bir aracı olmalıdır.

More Sentences
Trade/Economic
mediator n. aracı
There should be a mediator between God and men.
Tanrı ile insanlar arasında bir aracı olmalıdır.

More Sentences
mediator n. arabulucu
A mediator was absolutely necessary for the crisis.
Kriz için mutlaka bir arabulucu gerekliydi.

More Sentences
Politics
mediator n. aracı
There should be a mediator between God and men.
Tanrı ile insanlar arasında bir aracı olmalıdır.

More Sentences
mediator n. arabulucu
A mediator was absolutely necessary for the crisis.
Kriz için mutlaka bir arabulucu gerekliydi.

More Sentences
Telecom
mediator n. arabulucu
A mediator was absolutely necessary for the crisis.
Kriz için mutlaka bir arabulucu gerekliydi.

More Sentences
Linguistics
mediator n. aracı
There should be a mediator between God and men.
Tanrı ile insanlar arasında bir aracı olmalıdır.

More Sentences
General
mediator n. uzlaştırıcı
Trade/Economic
mediator n. arabulucuk yapan
mediator n. hakem
Politics
mediator n. mutavassıt
Medical
mediator n. mediyatör
Psychology
mediator n. ara/aracı değişken
Physiology
mediator n. vücut dokusunda özel bir tepkinin oluşmasına aracılık eden madde veya yapı
Physics
mediator n. diğer atomaltı parçacıklara etkiyen veya kuvveti birinden diğerine ileten atomaltı parçacık
Biochemistry
mediator n. kimyasal reaksiyonlarda veya biyolojik süreçlerde rol alan enzim ve hormon gibi aracı maddeler

Meanings of "mediator" with other terms in English Turkish Dictionary : 7 result(s)

English Turkish
General
woman mediator n. arabulucu kadın
Trade/Economic
official mediator n. resmi arabulucu
Medical
the late mediator of inflammation n. inflamasyonun geç medyatörü
glucose dye oxidoreductase mediator reaction n. glikoz renklendirici oksidoredüktaz medyatör reaksiyonu
Chemistry
free-radical mediator n. serbest radikal-aracılı
hydrogen peroxide mediator adj. hidrojen peroksit aracılı
Star Wars
mediator-class battle cruiser n. hakem-sınıfı savaş kruvazörü