on the right - Turkish English Dictionary
History

on the right

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "on the right" in Turkish English Dictionary : 1 result(s)

English Turkish
General
on the right adv. sağda

Meanings of "on the right" with other terms in English Turkish Dictionary : 180 result(s)

English Turkish
General
limit on the right n. sağdan limit
hit on the right answer quickly v. cevabı yapıştırmak
be on the right road v. doğru yolda olmak
put on the right track v. rayına oturtmak
keep on the right side of v. suyuna gitmek
click on the right button on a mouse v. sağa tıklamak
click on the right button on a mouse v. sağ tıklamak
have the right to comment on something v. söz sahibi olmak
have one's head screwed on the right way v. aklı başında biri olmak
put (something) on the right track v. hal yoluna koymak
keep on the right side of the law v. yasalara uygun davranmak
keep on the right side of v. sağ kolu olmak
keep on the right side of v. arkadaşça olmak
keep on the right side of v. canını sıkmamak
be on the right track v. rayına oturmak
hit the nail right on the head v. kafasına çivi çakmak
drive on the right v. (trafik) sağdan gitmek
overtake on the right v. (aracı) sağlamak
overtake on the right-hand side v. (bir aracı) sağlamak
on the right foot adv. hayırlı bir biçimde
on the right side adv. doğru tarafta
on the right track adv. doğru yolda
on the right side of the fence adv. kazanacak tarafla
on the right side of the road adv. yolun sağ tarafında
on the right side adv. sağda
Phrases
match the words on the left with the ones on the right expr. soldaki kelimeleri sağdakilerle eşleştirin
Colloquial
right on the nose n. onikiden vurma
on the far right expr. en sağdaki
right on the button expr. kesinlikle doğru
right on the button expr. tamamen doğru
right on the nose expr. tam kıvamında
right on the nose expr. tam isabet
right on the button expr. tam kıvamında
right on the button expr. tastamam öyle
right on the nail expr. nokta atışı
right on the nail expr. tam on ikiden
right on the nail expr. tam olarak doğru
right on the nail expr. harfiyen doğru
right on the nail expr. tam isabet
right on the nail expr. tam üstüne basarak
right on the nail expr. kesin/tam doğrulukla
right on the nail expr. kesinlikle
it'll be all right on the night expr. son kertede her şey güzel olacak
it'll be all right on the night expr. gün doğmadan neler doğar
it'll be all right on the night expr. günün sonunda her şey iyi olacak
it'll be all right on the night expr. gecenin sonu aydınlık
Idioms
have one's head screwed on the right way v. akıllı olmak
have one's head screwed on the right way v. aklı başında olmak
have one's head screwed on the right way v. aklı selim olmak
have one's head screwed on the right way v. aklıselim olmak
get off on the right foot v. bir şeye iyi başlamak
keep someone on the right track v. birisinin yolunu şaşırmasına izin vermemek
be on the right track v. doğru yolda olmak
get off on the right foot v. iyi bir başlangıç yapmak
have one's head screwed on the right way v. keskin zekalı olmak
have one's head screwed on the right way v. kafası çalışmak
be on the right side of v. merdiven dayamak
have one's head screwed on the right way v. mantıklı olmak
have one's head screwed on the right way v. keskin zekası olmak
keep on the right side of someone v. suyuna gitmek
stay on the right side of someone v. suyuna gitmek
keep on the right side of someone v. suyuna gitmek/alttan almak
stay on the right side of someone v. suyuna gitmek/alttan almak
hit the nail right on the head v. tam üstüne basmak
hit the nail right on the head v. tam isabet etmek
hit the nail right on the head v. taşı gediğine koymak
have one's head screwed on the right way v. zeki olmak
be on the right lines v. (bir yöntemi izlerken) doğru yolda olmak
keep on the right-hand side of the road v. yolun sağından gitmek
keep on the right side of the road v. yolun sağından gitmek
be on the right track v. yolunda gitmek
err on the right side v. çok büyük bir hata yapmamak
err on the right side v. çok sıkıntı yaratacak bir hatadan kaçınmak
err on the right side v. çok küçük hatalar dışında hata yapmamaya çalışmak
err on the right side v. gözden kaçan küçük şeyler dışında hata yapmamaya çalışmak
get on the right side of somebody v. birinin suyuna gitmek
get on the right side of somebody v. birinin huyuna suyuna gitmek
get on the right side of somebody v. birini alttan almak
get on the right side of somebody v. biriyle arayı iyi tutmak
keep on the right side of somebody v. birinin suyuna gitmek
keep on the right side of somebody v. birinin huyuna suyuna gitmek
keep on the right side of somebody v. birini alttan almak
keep on the right side of somebody v. biriyle arayı iyi tutmak
be (on) the right side of (an age) v. (belli bir yaştan) daha küçük olmak
be (on) the right side of (an age) v. yaşı …'dan az olmak
be on the right side of 50 v. 50'sine merdiven dayamak
be on the right side of 50 v. 50 yaşından küçük olmak
be on the right side of 50 v. 50 yaşından küçük olmak
be (right) on the money v. tamamen doğru olmak
be (right) on the money v. tam üstüne basmak
be on the right side of 40, 50 v. 40, 50 yaşına gelmemiş olmak
be on the right side of 40, 50 v. 40, 50 yaşından genç olmak
be on the right/wrong track v. doğru/yanlış yolda olmak
be on the right/wrong track v. doğru/yanlış iz sürmek
get off on the right foot (with somebody) v. (biriyle) iyi bir başlangıç yapmak
start off on the right foot (with somebody) v. (biriyle) iyi bir başlangıç yapmak
get/keep on the right side of somebody v. birinin suyuna gitmek
get/keep on the right side of somebody v. birinin gözüne girmek
get/start off on the right foot (with somebody) v. (biriyle) iyi bir başlangıç yapmak (ilişkide)
get/start off on the right foot (with somebody) v. (biriyle) iyi başlamak
have your head screwed on (the right way) v. aklı başında biri olmak
have your head screwed on (the right way) v. aklı başında olmak
have your head screwed on (the right way) v. aklıselim olmak
have your head screwed on (the right way) v. mantıklı olmak
have your head screwed on (the right way) v. sağduyulu olmak
keep on (the right) track v. planlandığı/beklendiği gibi devam etmek
keep on (the right) track v. beklenen şekilde ilerlemek
keep on (the right) track v. doğru yolda ilerlemek/gitmek
keep on (the right) track v. yolundan sapmamak
keep on (the right) track v. yolunu şaşırmasına izin vermemek
keep on (the right) track v. doğru yolda gittiğinden/ilerlediğinden emin olmak
keep on (the right) track v. yolundan sapmasına izin vermemek
keep on the right side v. huyuna suyuna gitmek
keep on the right side v. alttan almak
keep on the right side v. arayı iyi tutmak
keep on the right side v. suyuna gitmek
keep on the right-hand side v. sağda kalmak/olmak
keep on the right-hand side v. sağdan gitmek
keep on the right side v. sağda kalmak/olmak
keep on the right side v. sağdan gitmek
all right on the night adj. son anda iyiye giden
all right on the night adj. son anda düzelen
all right on the night adj. son anda güzel/iyi olan
all right on the night adj. günün sonunda iyi olan
all right on the night adj. gün doğmadan neler doğar
all right on the night adj. gecenin sonu aydınlık
all right on the night adj. su yolunu bulur
all right on the night adj. kervan yolda düzülür
all right on the night adj. son anda iyiye giden
all right on the night adj. son anda düzelen
all right on the night adj. son anda güzel/iyi olan
all right on the night adj. günün sonunda iyi olan
all right on the night adj. gün doğmadan neler doğar
all right on the night adj. gecenin sonu aydınlık
all right on the night adj. su yolunu bulur
all right on the night adj. kervan yolda düzülür
off on the right foot adj. (bir şeye) iyi başlamış
off on the right foot adj. iyi/olumlu bir başlangıç yapmış
it'll be all right on the night expr. su yolunu bulur
it'll be all right on the night expr. kervan yolda düzülür
it'll be all right on the night expr. merak etme başlayınca arkası/gerisi gelir
it'll be all right on the night expr. dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar
on the right route expr. doğru rotada
right on the spot expr. tam yerinde
(one) woke up on the right side of the grass expr. (biri) hala yaşıyor
(one) woke up on the right side of the grass expr. (biri) hala hayatta
(one) woke up on the right side of the grass expr. (biri) en azından yaşıyor
(one) woke up on the right side of the grass expr. (biri) en azından hala hayatta
(one) woke up on the right side of the grass expr. (biri) hala ölmedi
(one) woke up on the right side of the grass expr. (biri) en azından ölmedi
on the right tack expr. doğru yolda
on the right tack expr. başarıya giden yolda
on the right tack expr. doğru izde
on the right tack expr. tatmin edici bir şekilde ilerleyen
on the right track expr. tatmin edici bir şekilde ilerleyen
on the right lines expr. doğru yolda
on the right lines expr. başarıya giden yolda
on the right lines expr. rayında
Speaking
you're on the right track expr. doğru yoldasın
you're on the right path expr. doğru yoldasın
the hospital is on your right expr. hastane sağınızda
every eye in the room is on him right now expr. odadaki tüm gözler onun üstünde şu an
take the next street on the right expr. sağdaki bir sonraki sokağa gir
take the next street on the right expr. sağdaki bir sonraki sokaktan git
you're right on the money expr. tam üstüne bastın
you're right on the nose expr. tam üstüne bastın
Trade/Economic
on right and true delivery of the cargo expr. malın doğru ve gerçek teslimi üzerine
Law
the right of feeding beasts on the land of another n. başkasının merasında hayvan otlatma hakkı
the right of feeding beasts on the land of another n. mera hakkı
restrictions on the right to alienate n. temlik hakkının tahditleri
Politics
declaration on the right to development n. kalkınma hakkı bildirgesi
Traffic
drive on the right lane v. sağ şeritte sürmek
take the second turning on the right expr. ikinci sağdan dönün
take the second turning on the right expr. ikinci sağdan dön
Medical
tremor on the right hand n. sağ elde titreme
postaxial polydactyly on the right foot n. sağ ayakta postaksiyel polidaktili
tremor on the right hand n. sağ elde tremor
Math
limit on the right n. sağdan sınır
limit on the right n. sağdan limit
Slang
(right) on the money expr. tamamen doğru