pre... - Turkish English Dictionary

pre...

Meanings of "pre..." with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
pre qualification n. ön yeterlik
pre isolation n. ön izolasyon
pre-cognition n. pre-kognisyon
pre-fattening n. önsemirtme
pre-ejaculation n. erken boşalma
pre-payment n. peşin ödeme
pre-loading method n. ön-yükleme metodu
pre-examination n. ön sınav
pre-disaster response n. afet öncesi müdahale
pre-emption n. şufa hakkı
pre-industrial society n. sanayi öncesi toplum
pre-production n. prodüksiyon öncesi
pre-columbian art n. pre-columbian sanatı
pre-raphaelitism in literature n. edebiyatta pre-raphaelitism
pre-eminence n. üstünlük
pre-offer n. ön teklif
pre-cognition n. sezgi
pre-eminence n. üstün olma
pre-payment n. bir mal veya hizmet için önceden yapılan ödeme
pre-kindergarten n. anaokulu
pre-interview n. ön görüşme
pre-cognition n. öngörü
pre-cognition n. önsezi
pre-fabricated houses n. prefabrik konutlar
pre-cognition n. hiss-i kable’l vuku
pre-contemplator n. ön araştırmacı
pre-existing condition n. önceden mevcut koşul
pre-treatment n. ön muamele
pre-audit n. öndenetim
pre-defense n. ön savunma
pre-book n. önceden yer ayırtma
pre-emption n. rüçhan hakkı
pre-vulcanization n. ön vulkanizasyon
pre advice n. ön-bildirim
pre advice n. ön ihbar
pre-budget n. ön bütçe
pre-school assistant n. kreş görevlisi
pre-kindergarden n. kreş ve gündüz bakımevi
pre-engagement ring n. söz yüzüğü
pre-teen n. 8-12 yaş arası çocuk
pre-understanding n. ön-fikir
pre-contemplation n. karar öncesi
pre-questionnaire n. ön anket
pre-dawn meal of suhur n. sahur
pre-seminar n. ön seminer
pre-rinsing n. ön durulama
pre-eternity n. ezel
pre-war period n. savaş öncesi dönem
pre-scheduled appointment system n. önceden programlanmış/belirlenmiş randevu sistemi
pre-flight n. ön uçuş
pre-emption n. önalım
pre-existence n. önceden var olma
pre-plan n. ön plan
pre-emptor n. öncelikli (kimse)
pre-release n. önsürüm
pre-soak n. ön yıkama
pre-school n. anaokulu
pre-emption n. herkesten önce satın alma hakkı
pre-soak n. önyıkama
pre-emption n. önalım hakkı
pre-media n. orijinal çizim sonrası ile son yayım öncesi arasındaki dönem
pre-mortal existence n. insan ruhunun (doğmadan) daha önce de varolması
pre-existence n. insan ruhunun (doğmadan) daha önce de varolması
pre-rinse n. ön duruluma
a brief pre-interview n. kısa bir ön görüşme
pre-loved clothing n. ikinci el, kullanılmış kıyafet
pre-loved clothes n. önceden sevilen kıyafetler
pre-admission n. ön kabul
pre-emphasis n. ön vurgu
pre-emphasis n. önvurgu
laundry pre-spotter n. çamaşır leke çıkarıcı
pre-islamic turkish history and culture n. islam öncesi türk tarihi ve kültürü
pre-order n. ön sipariş
pre-election n. ön seçim
pre-echo n. müjdeci
pre-election n. önceden yapılmış tercih
pre-election n. ön karar
pre-emptor n. önalım hakkı ile toprak alan kimse
pre-echo n. işaret
pre-election n. önceden verilen karar
pre-echo n. belirti
pre-echo n. haberci
pre-echo n. öncü
pre-emptor n. şufa hakkı ile toprak sahibi olan kimse
pre-order n. önceden ısmarlama
pre-order n. ön sipariş verme
pre-schooler n. anaokulu öğrencisi
pre-schooler n. kreşe giden çocuk
pre-raphaelism n. ön raffaeloculuk akımı
pre-carriage n. ön taşıma
pre isolate v. önceden izole etmek
pre-empt v. önceden satın almak
pre-pull v. tam sürücü kilidi açacağı sırada arabanın kapısını açma girişiminde bulunmak
pre-exist v. daha önce var olmak
pre-authorize v. önceden izin vermek
pre-authorize v. ön yetki vermek
pre-engage v. önceden ayarlamak
pre-authorize v. ön izin vermek
pre-authorize v. önceden yetki vermek
pre-empt v. önceden tutmak
pre-ejaculate v. erken boşalmak
pre-empt v. önceden ayırmak
pre-empt v. herkesten önce ele geçirmek
pre-exist v. önceden var olmak
pre-plan v. önceden planlamak
pre-approve v. şartlı rıza göstermek
pre-approve v. şartlı onay vermek
pre-approve v. önden onaylamak
pre-approve v. önden incelemek
pre-approve v. önden kabul etmek
pre-approve v. ön onay vermek
pre-approve v. ön okumasını yapmak
pre-approve v. önceden okumak
pre-approve v. geçici onay vermek
pre-establish v. önceden yerleştirmek
pre-elect v. kayırmak
pre-enact v. önceden belirlemek
pre-establish v. önceden sabitlemek
pre-establish v. önceden sağlamlaştırmak
pre-establish v. önceden oluşturmak
pre-empt v. köstek olmak
pre-enact v. önden kanunlaştırmak
pre-elect v. önceden görevlendirmek
pre-empt v. baltalamak
pre-elect v. önceden işe almak
pre-establish v. önceden belirlemek
pre-empt v. engellemek
pre-enact v. önceden kabul etmek
pre-establish v. önceden tesis etmek
pre-empt v. (kamu arazisini) önalım hakkı kazanmak için işgal etmek
pre-enact v. önceden yapmak
pre-empt v. önlemek
pre-establish v. önceden kurmak
pre-exempt v. hariç tutmak
pre-exist v. önceki durumda olmak
pre-expose v. (film veya film rulosunu) kullanmadan önce kameraya yerleştirmek
pre-exist v. eski halinde olmak
pre-exempt v. muaf tutmak
pre-expose v. önceden ortaya çıkarmak
pre-expose v. önden açığa çıkarmak
pre-expose v. önceden maruz bırakmak
pre-install v. (yazılımı) satmadan önce bilgisayara yüklemek
pre-install v. (boru, tel) önceden döşemek
pre-order v. ön sipariş vermek
pre-order v. önceden ısmarlamak
pre-position v. önceden yerleştirmek
pre-position v. önceden konuşlandırmak
pre-position v. önceden konumlandırmak
pre-soak v. önceden suda bekletme işlemi yapmak
pre-empt v. (başka programın) yerine yayınlanmak

Meanings of "pre..." with other terms in English Turkish Dictionary : 23 result(s)

Turkish English
General
pre-kosluk precociousness n.
pre-kognisyon providence n.
pre-kognisyon pre-cognition n.
edebiyatta pre-raphaelitism pre-raphaelitism in literature n.
pre-columbian sanatı pre-columbian art n.
pre-kosluk precocity n.
pre-kapitalist toplum üyesi precapitalist n.
Trade/Economic
pre finansman pre-financing n.
Medical
pre-ejeksiyon fazı preejection phase n.
pre-eklampsi preeclampsia n.
pre-aksitasyon yaratmak pre-excite v.
Anatomy
pre-aortik preaortic adj.
Psychology
pre- pre- pref.
Pathology
orta pre-eklampsi moderate pre-eclampsia n.
şiddetli pre-eklampsi severe pre-eclampsia n.
pre-eklampsi pre-eclampsia n.
Chemistry
pre-polimer pre-polymer n.
pre-polimer prepolymer n.
Biology
pre-embriyonik dönem pre-embryo n.
Social Sciences
pre-kolonyal precolonial adj.
pre-kolonyal pre-colonial adj.
Art
pre rafaelist pre-raphaelite n.
pre-rafaelit pre-raphaelite n.