primal - Turkish English Dictionary

primal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

primal — Definition

Meaning:
ilkel, temel, içgüdüsel
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈpraɪməl/ – BrE /ˈpraɪməl/)
Part of speech:
Sıfat: primal
Synonyms:
fundamental
Antonyms:
secondary

Meanings of "primal" in Turkish English Dictionary : 10 result(s)

English Turkish
General
primal adj. ilkel
Humanity still carries most of the primal emotions.
İnsanlık ilkel duygularının çoğunu hala taşımaktadır.

More Sentences
primal adj. ilk
The primal Greek goddess of the Earth.
Dünyanın ilk Yunan tanrıçası.

More Sentences
Technical
primal adj. temel
Like the colour blue, stoats are one of the things that appeal to me on a primal level.
Mavi renk gibi, kakımlar da temel düzeyde bana hitap eden şeylerden biridir.

More Sentences
General
primal adj. başlıca
primal adj. asal
primal adj. baş
primal adj. ana
primal adj. içgüdüsel
Trade/Economic
primal adj. karkastan ilk ayrılan (kasaplık et)
Technical
primal n. birincil ya da primer

Meanings of "primal" with other terms in English Turkish Dictionary : 20 result(s)

English Turkish
General
primal father n. asıl baba
primal scene n. asal sahne
primal scene n. çocuğun anne babasını cinsel ilişkisine şahit olması anı
primal posture n. ilkel dikiliş
primal posture n. ilkel dikilme
primal posture n. ilkel duruş
primal scream n. ilkel ve vahşi çığlık
primal urges n. ilkel dürtüler
Medical
primal scene n. çocuğun anne ve babasının cinsel ilişkisini görmesi
Psychology
primal scene n. ilk sahne
primal scene n. çocuğun anne babasını cinsel ilişki halinde görmesi
primal trauma n. birincil travma
primal father n. ilk baba
primal anxiety n. ilk kaygı
primal sadism n. birincil sadizm
primal depression n. ilk depresyon
primal fantasy n. ilk fantazi
primal therapy n. ilk çığlık terapisi
primal scream therapy n. ilk çığlık terapisi
primal scream n. ilk çığlık terapisi