spindle - Turkish English Dictionary

spindle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

spindle — Definition

Meaning:
mil,
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈspɪndəl/ – BrE /ˈspɪndəl/)
Part of speech:
İsim: spindle (spindles)

Meanings of "spindle" in Turkish English Dictionary : 69 result(s)

English Turkish
Technical
spindle n.
People used to make use of spindles for spinning wool.
İnsanlar eskiden yün eğirmek için iğlerden yararlanırdı.

More Sentences
spindle n. mil
The parameters of the spindle are different, and the requirements of the inverter are different.
Milin parametreleri farklıdır ve invertörün gereksinimleri farklıdır.

More Sentences
spindle n. şaft
The level needs to be moved by a spindle.
Seviyenin bir şaft yardımıyla hareket ettirilmesi gerekir.

More Sentences
General
spindle n. kirmen
spindle n. eğirmen
spindle n. bir iplik uzunluk ölçüsü
spindle n. eğirtmeç
spindle n.
spindle n. asitmetre
spindle n. yoğunluk ölçer
spindle n. iğağacı
spindle n. anne tarafı
spindle n. kız tarafı
spindle v. uzamak
spindle v. delmek
spindle v. (bitki) sürgün vermek
spindle v. sap oluşturmak
spindle v. kök vermek
spindle v. aşırı uzamak
spindle v. düzensiz uzamak
spindle v. orantısız büyümek
spindle v. sap çıkarmak
spindle v. sap çıkarmak
spindle v. sap vermek
spindle v. incelmek
spindle v. kullanışsız hale gelmek
spindle v. adisyon çivisine geçirmek
spindle v. pastal iğnesine takmak
Trade/Economic
spindle n. (sütunda) üzerine fatura benzeri belgelerin asıldığı direkli yapı
spindle n. pastal iğnesi
spindle n. sütunlu adisyon çivisi
Technical
spindle n. aks
spindle n. ayar dayanağı
spindle n. cam elyaf sarma makarası
spindle n. çubuk
spindle n. dingil
spindle n. dişli kovan
spindle n. eğirme makinesi
spindle n. eğirme tekeri
spindle n. eksen
spindle n. fener mili
spindle n. iğne
spindle n. kovan
spindle n. mengene vidası
spindle n. sürgü tahdidi
spindle n. torna mili
spindle n. (yer işareti olarak) kaya üzerine bırakılan demir/boru yığını
spindle n. pikap iğnesi
spindle n. gramofon iğnesi
Mechanic
spindle n. fener mili
Textile
spindle n. çıkrık
spindle n. kirman
spindle n. öreke
spindle n. tengerek
Construction
spindle n. etrafında birşeyin döndüğü ince mil veya pim
spindle n. trabzan parmaklığı
Automotive
spindle n. iş mili
spindle n. kısa aks mili
Mining
spindle n. morset
Medical
spindle n. iğ hücreli karsinom
Geometry
spindle n. merkezil parabol
spindle n. fusiform şekil
Biology
spindle n. mekik biçimli mikrotübüler lif ağı
Marine Biology
spindle n. fusus cinsi karındanbacaklı
Agriculture
spindle n. mısır püskülü
Tobacco
spindle n. makara
Hunting
spindle n. namlu kilitleme mili
spindle n. otomatik tüfeklerde namlunun sağında kurma kolu görevi gören bir çeşit mil
Entomology
spindle n. yusufçuk

Meanings of "spindle" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
spindle tree n. iğağacı
spindle side n. anne tarafı
spindle side n. kız tarafı
spindle-shaped adj. fuziform
spindle-shaped adj. iğsi
spindle-shaped adj. iğimsi
spindle-shaped adj. iğbiçimli
spindle-legged adj. uzun ince bacakları olan
spindle-shanked adj. uzun ince bacakları olan
spindle-shanked adj. çırpı bacaklı
spindle-legged adj. çırpı bacaklı
Idioms
fold, spindle, or mutilate v. bozmak
fold, spindle, or mutilate v. zarar vermek
fold, spindle, or mutilate v. yırtmak
fold, spindle, or mutilate v. eğip bükmek
fold, spindle, or mutilate v. buruşturmak
Speaking
do not fold, spindle, or mutilate expr. katlamayın, bükmeyin, buruşturmayın/yırtmayın
Technical
spindle arm n. pitman kolu
spindle insert n. iğin yerine oturtulması
spindle lock n. mil düzeneğiyle kilitleme
throttle spindle n. gaz kelebeği mili
valve spindle n. supap mili
choke spindle n. jikle kolu
spindle grease n. iğ gresi
spindle box n. balon kutusu
spindle speed during the first ring rail stroke n. bilezik sehpasının ilk kurs hareketindeki iğ devri
valve spindle n. supap iği
bearing spindle n. yatak mili
grinding wheel spindle n. fener mili
spindle lock n. mil kilidi
spindle speed during the first ring rail stroke n. ilk adımda iğ devri
spindle oil n. dingil yağı
spindle blade n. iğ gövdesi
diaphragm spindle n. diyafram mili
throttle spindle kit n. gaz kelebeği mili kiti
spindle arm n. direksiyon kolu
ring spinning spindle n. ring eğirme iği
cone point spindle n. sivri iğ dip yatağı
float spindle n. şamandıra mili
horizontal grinding wheel spindle n. yatay fener mili
pressure spindle n. basınç çubuğu
hollow spindle n. oyuk iğ
spindle bearing n. iğ yatağı
spindle motor n. iş mili motoru
governor spindle n. regülatör mili
sphere-point spindle n. yuvarlak iğ yatağı
multiple-spindle drilling machine n. çok iğli matkap makinesi
hollow spindle drive n. oyuk iğ tahriği
spindle oiler n. bakım aleti
spindle oil n. iğ yağı
spindle gauge n. iğler arası mesafe
spindle speed n. iğ devri
shuttle spindle n. mekik iği
spindle rail n. iğ rayı
spindle oiler n. iğ yağlama aleti
spindle base n. iğ alt kısmı
spindle wharve n. iğ kasnağı
spindle upper part n. iğ üst kısmı
spindle brake n. iğ freni
lock-catch return spindle n. damak geri çekme çubuğu
valve spindle n. ventil çubuğu
valve spindle n. supap kolu
multi-spindle head n. çok milli baş
lathe spindle nose n. torna iş mili ucu
spindle nose n. iş mili ucu
coupling spindle n. kaplin mil
lathe spindle n. torna iği
single spindle milling machine n. tek iş milli freze makinesi
high-speed spindle n. yüksek hızlı mil
spindle file n. sıralaç çivisi
spindle shaft n. pinyon şaft
spindle ends n. mil uçları
bush-mounted spindle-operated electronic components n. fırça monteli döner mil ile çalışan elektronik parçalar
boring machine with horizontal spindle n. yatay iş milli delik büyütme tezgahı
milling machine with horizontal spindle n. yatay iş milli frezeleme tezgahı
multi-spindle automatic turning machine n. çok milli otomatik tornalama makinesi
adjusting spindle n. ayar mili
setting spindle n. ayar mili
determination of viscosity of bitumen using a rotating spindle apparatus n. döner masura kullanılarak bitüm viskozitesinin belirlenmesi
spindle-position transmitter n. mil pozisyonu transmiteri
spindle limit switch n. mil limit şalteri
guide spindle n. kılavuz mil
spindle leakage loss n. mil kaçağı kaybı
leading spindle n. kılavuz mil
spindle leakage steam n. mil kaçak buharı
stellited valve spindle n. stelitli valf mili
clamping spindle n. sıkma civatası
spindle taper n. mil tutucu
spindle speeder n. hız kafası
swivel foot spindle n. döner ayaklı mil
dead spindle n. torna mili
dead spindle n. torna tezgahında kullanılan punta mili
tail spindle n. torna tezgahında kullanılan punta mili
tail spindle n. torna mili
spindle speed n. iş mili devri
Informatics
spindle wave n. iğ dalga
Mechanic
spindle support n. mil desteği
live spindle n. torna tezgahı başlık mili
live spindle n. takım tezgahı döner mili
Textile
bobbin winder spindle n. masura sarma mili
spindle gauge n. iğ aralığı
embroidery spindle n. nakış iği
spindle whorl n. ağırşak
thread take-up spindle n. yürek mili
doubling spindle n. katlama iği
twisting spindle n. büküm iği
drop spindle n. yün, kıl eğirme aleti
Woodworking
single spindle vertical molding machine n. tek ismilli düşey freze makinesi
Automotive
universal spindle n. üniversal mil
spindle wheel n. ön tekerlek yataklarını içinde bulunduran işlenmiş şaft
spindle nut n. aks somunu
nozzle holder spindle n. itici çubuk
spindle wheel n. ön dingil
oil pump spindle n. yağ pompası kumanda mili
headlamp adjusting spindle n. far ayar mili
spindle carrier n. aks taşıyıcı
clutch spindle n. kavrama mili
universal spindle n. üniversal aks
brake spindle n. fren mili
throttle plate spindle n. gaz kelebeği mili
ignition rotor spindle n. ateşleme rotoru mili
diaphragm spindle n. diyafram mili
hand brake spindle n. el fren mili
one-spindle jack n. tek milli kriko
throttle valve spindle n. gaz kelebeği mili
front wheel spindle n. ön teker mili
spindle speed selector n. devir sayısı ayar kolu
spindle mounted non-woven flap wheel n. naylon elyaf saplı mop
spindle mounted flap wheel n. saplı mop zımpara
spindle mounted combi flap wheel n. saplı kombi mop
Medical
spindle-cell neoplasms n. iğ hücreli tümörler
muscle spindle n. kas iğciği
muscle spindle n. kas duyu lifi
spindle and signet ring cells n. iğsi ve taşlı yüzük hücreler
spindle cell sarcomatoid carcinoma n. spindle hücreli sarkomatoid karsinom
spindle cell adenomyoepithelioma of the breast n. memenin iğsi hücreli adenomiyoepitelyoması
mitotic spindle n. mitotik iğcik
spindle cell lipoma n. iğsi hücreli lipom
Math
parabolic spindle n. parabolik üç boyutlu cisim
Biology
spindle fiber n. iğ iplikçiği
spindle apparatus n. iğ ipliği
spindle cell n. iğsi hücre
spindle cell n. ince yapılı bir hücre tipi
Marine Biology
spindle shell n. tibia cinsi karındanbacaklı
spindle stromb n. tibia cinsi karındanbacaklı
spindle shell n. fusinus cinsi deniz salyangozu
Zoology
spindle horn n. ata benzer boynuzlu bir hayvan
spindle horn n. keçi ve inek karışımı yabanı bir hayvan
Botanic
american spindle tree (euonymus atropurpureus) n. çoğunlukla kuzey amerika'nın doğusunda yetişen çalımsı bir iğ ağacı
winged spindle tree n. yanar çalı