stain - Turkish English Dictionary

stain

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "stain" in Turkish English Dictionary : 36 result(s)

English Turkish
Common Usage
stain n. leke
There was a coffee stain on his shirt.
Gömleğinde kahve lekesi vardı.

More Sentences
stain v. lekelemek
The tablecloth was stained with red wine.
Masa örtüsü kırmızı şarapla lekelenmişti.

More Sentences
General
stain n. boya
We used stain for the doors and varnish for the table.
Kapılar için boya ve masa için de vernik kullandık.

More Sentences
stain v. lekelenmek
This fabric stains easily.
Bu kumaş kolayca lekelenir.

More Sentences
stain v. boyamak
We stained the floorboards dark walnut.
Döşeme tahtalarını koyu ceviz rengine boyadık.

More Sentences
stain v. kirletmek
She also pleaded with them not to let a single drop of the people’s blood stain the earth.
Ayrıca halkın kanının tek bir damlasının bile yeryüzünü kirletmesine izin vermemelerini rica etti.

More Sentences
Technical
stain n. leke
It is an unjust law and a stain of dishonour.
Bu adaletsiz bir yasa ve bir şerefsizlik lekesidir.

More Sentences
stain v. kirletmek
She also pleaded with them not to let a single drop of the people’s blood stain the earth.
Ayrıca, halkın kanının tek bir damlasının bile yeryüzünü kirletmesine izin vermemelerini rica etti.

More Sentences
Medical
stain v. boyamak
He's laughing at me because my lips are stained with squid ink.
Dudaklarım kalamar mürekkebi ile boyandığı için o bana gülüyor.

More Sentences
General
stain n. koyulaştırıcı kimyasal madde
stain n. ağaca renk verme
stain n. vernik
stain n. lekeleme
stain n. şaibe
stain n. bozma
stain n. kir
stain n. kara
stain v. renklendirmek
stain v. leke yapmak
stain v. leke etmek
stain v. leke olmak
stain v. kirlenmek
stain v. koyulaştırmak (kimyasal maddeyle)
stain v. boyanmak
stain v. boyama (kimyasal maddeyle) koyulaştırmak
stain v. lekelemek
stain v. (av kokusunu) gizlemek
stain v. (av kokusunu) bastırmak
stain v. alçaltmak
stain v. küçük düşürmek
stain v. leke düşürmek
stain v. bozmak
stain v. leke sürmek
Technical
stain n. boya
stain v. lekelemek
Biology
stain v. (mikroskopik örneğe) reaktif/boya ile işlem uygulamak

Meanings of "stain" with other terms in English Turkish Dictionary : 113 result(s)

English Turkish
General
blood stain n. kan lekesi
There were blood stains on the floor.
Zemin üzerinde kan lekeleri vardı.

More Sentences
coffee stain n. kahve lekesi
Will the coffee stain ruin the carpet?
Kahve lekesi halıyı mahvedecek mi?

More Sentences
ink stain n. mürekkep lekesi
There were some ink stains on the cover of that book.
O kitabın kapağında bazı mürekkep lekeleri vardı.

More Sentences
gentian violet stain n. jansiyen moru
yellow stain n. sarı leke
primary stain n. birincil boya
nuclear stain n. çekirdek boyası
blue stain n. maviçürük
urine stain n. idrar lekesi
brown stain n. kahverenkli çürük
stain remover n. leke çıkarıcı
stain remover n. leke çözücü
grass stain n. çimen lekesi
smoke stain n. duman lekesi
mud stain n. çamur lekesi
dye stain n. boya lekesi
stain of dye n. boya lekesi
weather stain n. havanın neden olduğu olduğu renk atması/leke
lipstick stain n. ruj lekesi
remove a stain v. leke çıkarmak
remove stain v. leke çıkarmak
get out stain v. lekeyi çıkarmak
remove stain v. lekeyi çıkarmak
get out stain v. leke çıkarmak
stain one's honour v. onurunu zedelemek
stain one's honour v. onurunu lekelemek
stain one's honour v. onuruna leke sürmek
clean stain v. leke temizlemek
stain somebody's name v. birinin adını lekelemek
remove the stain v. leke çözmek
stain the carpet with some grape juice v. halıyı üzüm suyu dökerek/ile lekelemek
stain [obsolete] v. (güzelliği ile) gölgede bırakmak
stain [obsolete] v. üstün gelmek
stain [obsolete] v. gölgelemek
stain [obsolete] v. maskelemek
stain [obsolete] v. gölge düşürmek
stain [obsolete] v. (parıltısını) gizlemek
stain removing adj. leke çıkarıcı
without a stain on his character adv. alnının akıyla
Phrasals
stain something with something v. -ile lekelemek
stain with v. ile lekelemek
Phrases
this stain is blood expr. bu kan lekesidir
this stain is coffee expr. bu kahve lekesidir
this stain is oil expr. bu yağ lekesidir
this stain is wine expr. bu şarap lekesidir
Colloquial
cum stain n. döl lekesi
Idioms
stain one's reputation v. adını lekelemek
Technical
acid stain n. asit lekesi
stain precipitates n. boya çökeltileri
walnut stain n. ceviz boya
decatizing stain n. dekatir lekesi
carbonizing stain n. karbonizasyon lekesi
black stain n. kara leke
paper stain n. kağıt lekesi
chemical stain n. kimyasal leke
red stain n. kızıl leke
stain removers n. leke sökücüler
stain removing agent n. leke çıkarıcı madde
removal of stain n. leke çıkarma
stain removal n. leke giderme
stain remover n. leke çıkarıcı madde
stain remover n. leke giderici
stain removing agent n. leke çıkarıcısı
stain removing agent n. leke çıkarıcı
stain remover n. leke çıkarıcısı
sulphur stain n. kükürt lekesi
stain remover n. leke çıkarıcı
stain-remover n. leke çıkarıcı
stain remover n. leke sökücü
kier stain n. pişirme lekesi
rust stain n. pas lekesi
pickle stain n. paklama lekesi
colour stain n. renk lekesi
water stain n. su lekesi
sulphide stain n. sülfür lekesi
identification stain n. tanıma boyası
varnish stain n. vernik lekesi
oil stain test n. yağ lekesi testi
oil stain test n. yağ lekesi deneyi
oil stain n. yağ lekesi
negative stain n. zıtlık pekleştirme katığı
positive stain n. zıtlık artırıcı boya
stain-repellent adj. leke itici
Textile
decatizing stain n. dekatir lekesi
carbonizing stain n. karbonizasyon lekesi
stain remover n. leke çıkarıcı
length of stain n. leke uzunluğu
kier stain n. pişirme lekesi
rust stain n. pas lekesi
oil stain n. yağ lekesi
Architecture
stain study n. leke etüdü
Construction
concrete stain n. beton boyası
asphalt stain n. bilüm boya
Dyeing
giemsa's stain n. giemsa boyası
giemsa stain n. giemsa boyası
Medical
gram stain n. gram boyaması
peroxidase stain n. peroksidaz boyası
pas (periodic acid-schiff stain) n. periyodik asit-schiff boyaması
periodic acid-schiff stain n. peryodik asid-schiff boyası
Physiology
port wine stain n. porto şarabı lekesi
port wine stain n. genellikle morumsu doğum lekesi olarak görülen bir tür hemanjiom
port-wine stain n. porto şarabı lekesi
port-wine stain n. genellikle morumsu doğum lekesi olarak görülen bir tür hemanjiom
Food Engineering
counter stain n. karşıt boya
Physics
gram's stain n. gram boyası
Chemistry
gram stain n. gram-steyn
sulfur stain n. kükürt lekesi
Biology
gram's stain n. gram boyama yöntemi
gram's stain n. gram boyama
Forestry
blue stain n. göverme
blue stain n. mavi çürük
blue stain n. mavi kereste lekesi
blue sap stain n. mavi çürük