throw in - Turkish English Dictionary
History

throw in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "throw in" in Turkish English Dictionary : 31 result(s)

English Turkish
General
throw in v. ilave etmek
Phrasals
throw in v. yenilgiyi kabul etmek
throw in v. araya sıkıştırmak
throw in v. laf arasında söylemek
throw in v. yorum eklemek
throw in v. dağıtmak
throw in v. (sıvıyı) enjekte etmek
throw in v. ortaya koymak
throw in v. katkıda bulunmak
throw in v. iç içe geçmek
throw in v. iç içe geçirmek
throw in v. (satılan bir şeyin yanında bir şeyi ücretsiz) vermek
throw in v. içeri fırlatmak
throw in v. içeri savurmak
throw in v. teşvik olarak dağıtmak/vermek
throw in v. bedava dağıtmak/vermek
throw in v. hediye olarak vermek
throw in v. ücretsiz olarak vermek
throw in v. bir şeyin yanında bedava/ücretsiz olarak vermek
throw in v. ücretsiz bir şey eklemek
throw in v. bulaşmak
throw in v. işbirliği/ilişki içine girmek
throw in v. arasına girmek/katılmak
throw in v. debriyaja, gaza basmak
throw in v. debriyajı, gazı vermek
Technical
throw in v. (çark dişleri) birbirine geçmek
throw in v. içeri atmak
Computer
throw in v. (dizgiyi) birimlerine ayırarak uygun şekilde depolamak
throw in v. uygun kartuşa dönmek
throw in v. katılmak
Sport
throw in n. taç atışı

Meanings of "throw in" with other terms in English Turkish Dictionary : 172 result(s)

English Turkish
General
throw dust in somebody's eyes v. gözünü boyamak
throw in the towel v. yenilgiyi kabul etmek
throw in the towel v. havlu atmak
throw in the sponge v. yenilgiyi kabul etmek
throw in the towel v. pes etmek
throw in the street v. sokağa atmak
throw a monkey wrench in the works v. işi bozmak
throw-in v. debriyajı kavratmak
threaten to throw someone in the river v. nehre atmakla tehdit etmek
throw someone in a dumpster v. birini çöp konteynırına atmak
throw someone in a dumpster v. birin çöp konteynerine atmak
throw in as a bonus v. (bir şey alana yanında ücretsiz bir şeyi) hediye olarak vermek
throw-in n. bonus olarak eklenen şey
Phrasals
throw in with someone v. birine katılmak
throw in with someone v. bir araya gelmek
throw in with someone v. birlikte/beraber bir şey yapmak
Proverb
people who live in glass houses shouldn't throw stones kişi kendinde herhangi bir kusur varken başkalarını aynı kusurla suçlamamalıdır
people who live in glass houses shouldn't throw stones sırça köşkte oturan komşusuna taş atmamalı
people who live in glass houses shouldn't throw stones dinime küfreden müslüman olsa
people who live in glass houses shouldn't throw stones dinime söven müslüman olsa
those who live in glass houses not throw stones sırça köşkte oturanlar başkalarına taş atmazlar
Idioms
throw one's hands up in the air v. pes etmek
throw one's hands up in the air v. havlu atmak
throw dust in one's eyes v. aldatmak
throw dust in one's eyes v. kandırmak
throw dust in one's eyes v. gözünü boyamak
throw dust in one's eyes v. yanıltmak
throw one's hat in the ring v. aday olmak
throw one's hat in the ring v. adaylığını açıklamak
throw one's hat in the ring v. adaylığını koymak
throw in one's lot with v. alın yazısını paylaşmak
throw oneself in the fire v. ateşe atılmak
throw somebody in at the deep end v. birine zor bir görev vermek
throw one's hand in v. boyun eğmek
throw in someone's teeth v. başına kakmak
throw one's hat in the ring v. bir yarışmaya yarışmacı olarak katılmak
throw somebody in at the deep end v. birine zor bir iş vererek onu zor durumda bırakmak
throw someone in the drink v. birisini denize/okyanusa atmak
throw a spanner in the works v. çarkına etmek
throw a monkey wrench in something v. çarkına etmek
not having a pot to piss in nor a window to throw it out of v. çok fakir olmak
throw one's hand in v. havlu atmak
throw a spanner in the works v. engellemek
throw a monkey wrench in something v. engellemek
throw in the towel v. havlu atmak
throw in the sponge v. havlu atmak
throw something back in somebody's face v. elinin tersiyle itmek
throw a monkey wrench in the works v. işi bozmak
throw a spanner in the works v. işi bozmak
throw a monkey wrench in the works v. işin içine etmek
throw a spanner in the works v. içine etmek
throw a spanner in the works v. işin içine etmek
throw a monkey wrench in the works (usa) v. işlere köstek olmak
throw a monkey wrench in something v. işi bozmak
throw a wrench in the works (usa) v. işlere köstek olmak
throw a spanner in the works (brit) v. işlere köstek olmak
throw a spanner in the works v. işleri kösteklemek
throw a monkey wrench in something v. içine etmek
throw in one's lot with v. iyi ve kötü günlerini paylaşmak
throw oneself in the fire v. kendini ateşe atmak
throw a spanner in the works v. mani olmak
throw one's hands up in horror v. korkudan dehşete düşmek
throw a monkey wrench in the works v. köstek olmak
throw a monkey wrench in something v. mani olmak
throw a monkey wrench in the works v. oyununu bozmak
throw in one's lot with v. kaderini paylaşmak
throw in one's lot with v. kaderine ortak olmak
throw one's hands up in horror v. ödü bokuna karışmak
throw one's hand in v. pes etmek
throw a monkey wrench in the works v. planı suya düşürmek
throw a spanner in the works v. pişmiş aşa su katmak
throw in the sponge v. pes etmek
throw a monkey wrench in something v. pişmiş aşa su katmak
throw a monkey wrench in the works v. tekerine çomak sokmak
throw a spanner in the works v. taş koymak
throw a monkey wrench in something v. taş koymak
throw a spanner in the works v. tekere çomak sokmak
throw a monkey wrench in something v. tekere çomak sokmak
throw in the sponge v. teslim bayrağını çekmek
throw in the towel v. yenilgiyi kabul etmek
throw one's hand in v. yenilgiyi kabullenmek
throw something back in somebody's face v. (tavsiyeyi/öneriyi vb) reddetmek
throw something back in somebody's face v. (tavsiyeyi/öneriyi vb) geri çevirmek
throw something in someone's face v. (bir şeyi) birinin yüzüne vurmak
throw in the sponge v. yenilgiyi kabul etmek
throw dust in (one's) face v. (birini) yanlış yönlendirmek
throw dust in (one's) face v. (birini) kandırmak/yanıltmak
throw dust in (one's) face v. (birini) göremez hale getirmek/uyutmak
throw up your hands/arms in despair v. şiddetle karşı çıkmak
throw up your hands/arms in despair v. çok endişelenmek
throw up your hands/arms in despair v. eli ayağı boşalmak/titremek
throw up your hands/arms in horror v. şiddetle karşı çıkmak
throw up your hands/arms in horror v. çok endişelenmek
throw up your hands/arms in horror v. eli ayağı boşalmak/titremek
throw up (one's) hands in despair v. pes etmek
throw up (one's) hands in despair v. umudunu kesmek
throw up (one's) hands in despair v. umudunu yitirmek
throw up (one's) hands in despair v. isteksizce/çaresizce boyun eğmek
throw up (one's) hands in despair v. çaresizce teslim olmak
throw up (one's) hands in despair v. kaderine razı olmak
throw up (one's) hands in despair v. çaresizce kabullenmek
throw up (one's) hands in despair v. havlu atmak
throw one's hat in the ring v. yarışmaya girmek
throw one's hat in the ring v. bir yarışmaya yarışmacı olarak katılmak
throw one's hat in the ring v. aday olmak
throw one's hat in the ring v. adaylığını koymak
throw one's hat in the ring v. seçimlere adaylığını koymak
throw (one's) name in the hat v. bir seçmeye katılmak için (kendinin/birinin) ismini yazdırmak
throw (one's) name in the hat v. seçmelere isim yazdırmak
throw (one's) name in the hat v. seçmelere (kendinin/birinin) ismini yazdırmak
throw (one's) name in the hat v. yarışmaya, başvuru havuzuna, seçimlere katılmak için isim yazdırmak
throw (one's) name in the hat v. yarışmaya, başvuru havuzuna, seçimlere katılmak için (kendinin/birinin) ismini yazdırmak
throw (one's) arms up in despair v. umutsuzluğa düşmek
throw (one's) arms up in despair v. inancını kaybetmek
throw (one's) arms up in despair v. umutsuzluğa kapılmak
throw (one's) arms up in despair v. umudunu kesmek
throw (one's) arms up in despair v. pes etmek
throw (one's) arms up in despair v. kendini bırakmak
throw (one's) arms up in despair v. başarısızlığa teslim olmak
throw (one's) arms up in despair v. havlu atmak
throw (one's) arms up in despair v. mücadeleyi bırakmak
throw (one's) arms up in despair v. başarısızlığı/yenilgiyi kabullenmek
throw (one's) arms up in despair v. kaderine razı olmak
throw (one's) arms up in horror v. dehşete düşmek
throw (one's) arms up in horror v. şok olmak
throw (one's) arms up in horror v. inanamamak
throw (one's) hands up in despair v. umutsuzluğa düşmek
throw (one's) hands up in despair v. inancını kaybetmek
throw (one's) hands up in despair v. umutsuzluğa kapılmak
throw (one's) hands up in despair v. umudunu kesmek
throw (one's) hands up in despair v. pes etmek
throw (one's) hands up in despair v. kendini bırakmak
throw (one's) hands up in despair v. başarısızlığa teslim olmak
throw (one's) hands up in despair v. havlu atmak
throw (one's) hands up in despair v. mücadeleyi bırakmak
throw (one's) hands up in despair v. başarısızlığı/yenilgiyi kabullenmek
throw (one's) hands up in despair v. kaderine razı olmak
throw up (one's) hands in despair v. istemeye istemeye teslim olmak
throw up (one's) hands in despair v. çaresizce pes etmek/teslim olmak
throw up (one's) hands in despair v. çaresizce boyun eğmek
throw up (one's) hands in frustration v. sinirlenip pes etmek
throw up (one's) hands in frustration v. sinirlenip havlu atmak
throw up (one's) hands in frustration v. istemeye istemeye kabullenmek
throw (something) in (one's) face v. (bir şeyi) kaba bir şekilde geri çevirmek
throw (something) in (one's) face v. kaba bir şekilde reddetmek
throw something in someone's face v. bir şeyi birinin suratına fırlatmak/atmak
throw something in someone's face v. bir şeyi birinin suratına püskürtmek
throw something in someone's face v. birinin yüzüne su çarpmak
throw something in someone's face v. bir şeyi birinin yüzüne vurmak
throw in someone's face v. birinin yüzüne vurmak
don't have a pot to piss in (or a window to throw it out of) expr. züğürt
Speaking
never throw in the towel expr. asla vazgeçme/havlu atma
don’t throw it back in my face later expr. bunu daha sonra yüzüme vurma
Mechanic
throw in gear v. bağlamak
throw in gear v. bağlantıyı kesmek
throw in gear v. sokmak
throw in gear v. iç içe geçirmek
Sport
throw-in v. poloda rakip oyuncular arasında bir atış
throw-in v. (boksta) havlu atmak
throw-in n. (basketbolda) kenardan oyunu başlatmak için yapılan pas
Football
throw-in v. taç kullanmak
take a throw-in v. taç kullanmak
take a throw-in v. taç atmak
throw-in v. taç atmak
begin with a throw-in v. taç atışıyla başlamak
proper throw-in n. nizami taç atışı
throw-in n. taç
throw-in n. taç atışı
long throw-in n. uzun taç atışı
Baseball
throw-in n. dış saha oyuncusunun iç sahaya yaptığı atış
Card
throw-in n. briçte rakibi dezavantajlı konuma sokmak için yapılan bir oyun
Slang
throw in a buck expr. bir dolar at