unbearable - Turkish English Dictionary

unbearable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

unbearable — Definition

Meaning:
katlanılmaz
Pronunciation (IPA):
(AmE /ʌnˈbɛrəbəl/ – BrE /ʌnˈbeərəbəl/)
Part of speech:
Sıfat
Synonyms:
intolerable, unbearable
Antonyms:
bearable, tolerable

Meanings of "unbearable" in Turkish English Dictionary : 7 result(s)

English Turkish
Common Usage
unbearable adj. katlanılmaz
It would've been unbearable.
Katlanılamaz olurdu bu.

More Sentences
unbearable adj. çekilmez
Making other's life unbearable won't relieve your pain.
Başkalarının hayatını çekilmez hale getirmek sizin acınızı dindirmez.

More Sentences
General
unbearable adj. çekilmez
Making other's life unbearable won't relieve your pain.
Başkalarının hayatını çekilmez hale getirmek sizin acınızı dindirmez.

More Sentences
unbearable adj. dayanılmaz
Many men after all find the idea that their picture of reality is not relevant for women unbearable.
Ne de olsa pek çok erkek, kendi gerçeklik resimlerinin kadınlar için geçerli olmadığı fikrini dayanılmaz bulmaktadır.

More Sentences
unbearable adj. tahammülfersa
unbearable adj. tahammül edilmez
unbearable adj. tahammül edilemez

Meanings of "unbearable" with other terms in English Turkish Dictionary : 8 result(s)

English Turkish
General
unbearable lightness of being n. varolmanın dayanılmaz hafifliği
make life unbearable for v. dünyayı dar etmek
make life unbearable for someone v. dünyayı dar etmek
make life unbearable for v. dünyayı başına dar etmek
make life unbearable for v. dünyayı zehir etmek
become unbearable v. çekilmez bir hal almak
become unbearable v. çekilmez bir hale gelmek
become unbearable v. çekilmez hale gelmek