upbringing - Turkish English Dictionary

upbringing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

upbringing — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈʌpˌbrɪŋɪŋ/ – BrE /ˈʌpˌbrɪŋɪŋ/)
Part of speech:
İsim: upbringing (uncountable)
Synonyms:
upbringing, rearing

Meanings of "upbringing" in Turkish English Dictionary : 13 result(s)

English Turkish
Common Usage
upbringing n. çocuk bakım ve eğitimi
General
upbringing n. yetiştirme
The basis of every upbringing must be love, guidance, stimulation and support.
Her yetiştirmenin temeli sevgi, rehberlik, teşvik ve destek olmalıdır.

More Sentences
upbringing n. terbiye
Gwen had a very strict upbringing.
Gwen oldukça sıkı terbiye almıştı.

More Sentences
upbringing n. yetiştirilme tarzı
I am nothing if not a product of my upbringing.
Yetiştirilme tarzımın bir ürünü değilim de neyim ben.

More Sentences
upbringing n. eğitme
I had to give them a good upbringing.
Onlara iyi bir eğitim vermem gerekiyordu.

More Sentences
upbringing n. yetişme
upbringing n. terbiye verme
upbringing n. çocuk bakım ve eğitimi
upbringing n. (çocuk) yetişme tarzı
upbringing n. yetişim
upbringing n. büyütme
upbringing v. terbiye etmek
Education
upbringing n. gelişim döneminde kazanılan özellikler

Meanings of "upbringing" with other terms in English Turkish Dictionary : 4 result(s)

English Turkish
General
throughout one's entire upbringing adv. birinin yetiştirilme çağı boyunca
throughout one's entire upbringing adv. birinin tüm yetişme çağı boyunca
Phrases
throughout one's entire upbringing expr. birinin büyüme çağı süresince
Idioms
by birth and upbringing expr. doğma büyüme